Prof. Süleyman Pampal 7-7,5 büyüklüğündeki riske dikkat çekti: İstanbul’un Avrupa Yakası’na 10-15 kilometre mesafede

Prof. Süleyman Pampal 7-7,5 büyüklüğündeki riske dikkat çekti: İstanbul’un Avrupa Yakası’na 10-15 kilometre mesafede

Adana ve Osmaniye’de peş peşe meydana gelen depremler sonrası uzmanlardan dikkat çeken açıklamalar geldi. Prof. Dr. Süleyman Pampal, bölgedeki aktif faylara dikkat çekerken İstanbul için de Orta Marmara Fayı uyarısında bulundu.

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde yaklaşık 4 saat içerisinde 4,8, 4,9 ve 4,8 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi. Adana'nın ardından Osmaniye de 5,2 büyüklüğündeki depremle sarsıldı.

Arka arkaya yaşanan depremler sonrası gözler bölgedeki fay hatlarına çevrilirken, uzmanlardan da önemli değerlendirmeler geldi.

“BEKLEMEDİĞİMİZ DEPREMLER DEĞİL”

CNN TÜRK yayınında konuşan Prof. Dr. Süleyman Pampal, Adana'daki depremlerin Saimbeyli'nin güneyindeki aktif faylarla bağlantılı olduğunu belirtti.

Pampal, bölgede doğu-batı doğrultusunda uzanan fayların aktif olduğunu ve meydana gelen sarsıntıların bölgedeki tektonik sistem içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Osmaniye'deki depremin ise Sumbas ilçesinin kuzeyindeki faylarla ilişkili olduğunu ifade eden Pampal, bu faylardan birinin kırılmış olabileceğini değerlendirdi.

Uzman isim, Adana ve Osmaniye'de depremlerin farklı illerde meydana gelmesinin paniğe yol açmaması gerektiğini belirterek, “Beklemediğimiz depremler değil, bilmediğimiz faylar değil” değerlendirmesinde bulundu.

BÖLGEDE 5-6 BÜYÜKLÜĞÜNDEKİ DEPREMLERE DİKKAT

Pampal, söz konusu fayların 7-8 büyüklüğünde deprem üretecek uzunlukta olmadığını, daha çok 5-6 büyüklüğü civarında sarsıntılar oluşturabileceklerini belirtti.

Bununla birlikte kuzeyde bulunan ve kendi çalışmalarında “Yarbi Fayı” olarak adlandırdığı daha büyük fay için daha dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Pampal, bu fayın hareket etmesi halinde daha büyük bir deprem olasılığının göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Pampal, bölgede 6 ve üzeri büyüklükte deprem üretebilecek çok sayıda fay bulunduğunu vurguladı.

ADANA'NIN KUZEY KESİMLERİ İÇİN ZEMİN UYARISI

Türkiye'nin farklı bölgelerinde 7 ve üzeri büyüklükte deprem tehlikesi bulunduğuna dikkat çeken Pampal, Adana'nın kuzey kesimlerindeki yapılaşma ve zemin koşullarına da değindi.

Özellikle alüvyal ve yeraltı suyu içeren zeminlerin deprem sırasında sarsıntının etkisini artırabileceğini belirten Pampal, yapı stokunun da bu açıdan önemli bir risk oluşturduğunu söyledi.

Çukurova'daki yoğun ve yüksek katlı yapılaşmanın yanlış kentleşme politikalarının sonucu olduğunu savunan Pampal, yeni yapılaşmada zemin özelliklerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirtti.

“ALÜVYAL ZEMİNDE SIVILAŞMA RİSKİ VAR”

Pampal, alüvyal zeminlerde yapıların yönetmeliğe uygun inşa edilmesinin tek başına yeterli olmayabileceğine dikkat çekerek sıvılaşma riskini gündeme getirdi.

Deprem sırasında zeminin taşıma kapasitesini kaybetmesi halinde yapıların ciddi hasar görebileceğini belirten Pampal, 6 Şubat depremlerinde de zemin koşullarının can kayıpları üzerindeki etkisinin görüldüğünü ifade etti.

Uzman isim, özellikle bundan sonraki yapılaşmalarda zemin ve bina özelliklerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

KARLIOVA-ERZİNCAN HATTINA DİKKAT ÇEKTİ

Pampal, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki deprem riskine ilişkin değerlendirmesinde Karlıova ile Erzincan arasındaki fay hattına da dikkat çekti.

Bu bölgede kırılmamış bir fay parçası bulunduğunu belirten Pampal, söz konusu hattın 7-7,5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.

İSTANBUL İÇİN ORTA MARMARA FAYI UYARISI

Pampal'ın değerlendirmelerinde İstanbul'a ilişkin açıklamaları da dikkat çekti.

Kuzey Anadolu Fayı'nın batı ucunda yer alan Orta Marmara Fayı'na işaret eden Pampal, fayın İstanbul Avrupa Yakası'nın sahiline yaklaşık 10-15 kilometre mesafede bulunduğunu belirtti.

Bu fayın henüz kırılmadığını söyleyen Pampal, geçmişte kırılan fay parçalarından birinin de halen kırılmamış olduğunu ifade etti.

“7 CİVARINDA DEPREM ÜRETEBİLİR”

23 Nisan'da meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremi de hatırlatan Pampal, Orta Marmara'daki kırılmamış bölümün hareket etmesi halinde yaklaşık 7 büyüklüğünde bir deprem üretme potansiyeli bulunduğunu söyledi.

Pampal, bu bölgenin deprem açısından dikkat edilmesi gereken alanlardan biri olduğunu vurguladı.

“TÜRKİYE'DE DEPREM TEHLİKESİ ÇOK YÜKSEK”

Türkiye'nin deprem gerçeğiyle karşı karşıya olan bir ülke olduğunu belirten Pampal, herhangi bir bölgenin diğerine kıyasla tamamen güvenli kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Pampal, aktif fayların bulunduğu Türkiye'de deprem tehlikesinin ülkenin birçok bölgesinde yüksek olduğunu belirterek yapı güvenliği ve doğru kentleşmenin önemine dikkat çekti.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.