Marmara’daki sarsıntılar 'büyük depremin' habercisi mi? Şener Üşümezsoy’dan dikkat çeken açıklama

Marmara’daki sarsıntılar 'büyük depremin' habercisi mi?  Şener Üşümezsoy’dan dikkat çeken açıklama

Marmara Denizi’nde Büyükada açıklarında 19 Ağustos’ta meydana gelen 2,2 ve 3,0 büyüklüğündeki depremler, İstanbul depremi endişesini yeniden gündeme getirdi. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'dan açıklama geldi.

Marmara Denizi’nde Büyükada açıklarında meydana gelen küçük ölçekli depremler, İstanbul’da olası büyük deprem tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. 19 Ağustos 2026’da kaydedilen 2,2 ve 3,0 büyüklüğündeki sarsıntıların ardından gözler uzmanların değerlendirmelerine çevrildi.

Yerbilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki hareketliliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, söz konusu depremlerin büyük İstanbul depremiyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

MARMARA’DAKİ SARSINTILAR ENDİŞE YARATTI

Büyükada açıklarında meydana gelen depremler, özellikle 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünün hemen ardından yaşanması nedeniyle kamuoyunda dikkat çekti. Sarsıntılar, “Büyük İstanbul depremi yaklaşıyor mu?” sorusunu da yeniden gündeme getirdi.

Ancak Üşümezsoy, mevcut hareketliliğin tek başına büyük bir deprem beklentisi oluşturacak nitelikte olmadığını söyledi.

“BÜYÜK DEPREM HABERCİSİ DEĞİL”

Üşümezsoy’a göre Büyükada’nın güneyinde meydana gelen küçük depremler, doğrudan ana fay üzerinde gerçekleşmedi. Sarsıntıların, ana fay sistemini kesen ikincil ve üçüncül fay kollarıyla bağlantılı olduğu belirtildi.

Bu nedenle söz konusu hareketliliğin yıkıcı bir deprem öncesi olağan dışı bir tablo olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade edildi.

ADALAR FAYI İÇİN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Adalar çevresindeki faylara ilişkin de dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Üşümezsoy, Adalar fayının büyük bir deprem üretme potansiyeli taşımadığını savundu.

Büyükada çevresindeki küçük ölçekli sarsıntıların ise ana faydaki gerilimin doğrudan göstergesi olmadığını belirten Üşümezsoy, hareketliliğin bölgedeki ikincil faylarda gerçekleştiğine dikkat çekti.

“STRESİN KÜÇÜK ÖLÇEKLİ BOŞALMASI”

Üşümezsoy, son depremleri bölgede daha önce meydana gelen stres aktarımının küçük ölçekte açığa çıkması şeklinde değerlendirdi. Bu tür hareketliliklerin Marmara’daki fay sistemi içerisinde görülebileceğini ifade etti.

Uzman isim ayrıca söz konusu mikro depremlerin geçmişte hazırlanan fay haritalarıyla uyumlu olduğunu belirterek, 1999 depreminden sonra da bölgede benzer küçük ölçekli hareketliliklerin yaşandığını söyledi.

“İSTANBUL DEPREMİ GELİYOR” YORUMUNA YANIT

Büyükada açıklarındaki sarsıntıların ardından sosyal medyada ve kamuoyunda oluşan “İstanbul depremi geliyor” yorumlarına da değinen Üşümezsoy, küçük depremlerin tek başına orta veya büyük ölçekli bir deprem beklentisi oluşturmayacağını ifade etti.

Üşümezsoy’un değerlendirmesine göre mevcut sarsıntılar, Marmara’daki ana fay üzerinde olağan dışı bir hareketlilik yaşandığı anlamına gelmiyor.

Kaynak:En İyi Haberler

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.