Marmara'daki mikrodeprem hareketliliği sonrası dikkat çeken açıklama: “Sessiz faylar kilitli olabilir”
Marmara Denizi’nin doğusundaki mikrodeprem hareketliliğini değerlendiren MATAM, sismik sessizliğin fayların tehlikesiz olduğu anlamına gelmediğini bildirdi. 1999 İzmit ve 1912 Ganos depremlerini hatırlatan merkez, gerilim birikimine dikkat çekti.
Marmara Denizi'nin doğusunda son dönemde art arda meydana gelen mikrodepremler, bölgedeki fay hareketliliğini yeniden gündeme taşıdı.
İstanbul Teknik Üniversitesi-Türkiye İş Bankası Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama ve Araştırma Merkezi (MATAM), Doğu Marmara'daki son sismik hareketliliğe ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yayımladı.
Merkez, özellikle son günlerdeki depremlerin Adalar Fayı'nın doğusunda yoğunlaştığını belirterek, hareketliliğin ana fay sisteminin çevresindeki ikincil faylarda görüldüğüne dikkat çekti.
Marmara'da 170'ten fazla deprem: AFAD Bilim Kurulu'ndan büyük deprem açıklaması
DEPREMLER ADALAR FAYI'NIN DOĞUSUNDA YOĞUNLAŞTI
MATAM'ın değerlendirmesine göre, son 30 günde Doğu Marmara Çukuru ve çevresinde meydana gelen mikrodepremler, özellikle son birkaç gündür Adalar Fayı'nın doğusunda kümelendi.
Merkez, Ağustos 2026'daki hareketlilik ile 2015-2023 yılları arasında kaydedilen sismik aktivite arasında dikkat çekici benzerlik bulunduğunu bildirdi.
Ana fay sisteminde biriken gerilmenin çevresinde oluşturduğu deformasyonun, küçük depremlerin ortaya çıkmasında etkili olabileceği değerlendirildi.
Kandilli Rasathanesi detayları açıkladı: Marmara Denizi'nde iki günde 117 deprem kaydedildi
ANA FAYDAKİ GERİLİM ÇEVREDEKİ FAYLARI ETKİLİYOR
MATAM, söz konusu mekanizmayı, “itilen bir kapının menteşelerinde oluşan zorlanmaya” benzetti.
Merkezin değerlendirmesinde, gözlenen depremlerin Marmara'daki Kuzey Anadolu Fayı'nın kuzey kolu ve bu yapıyla açılı şekilde gelişen diğer fay sistemlerinin özellikleriyle uyumlu olduğu belirtildi.
Buna göre ana fay çevresindeki deformasyon, ikincil faylarda küçük ölçekli sismik hareketlere neden olabiliyor.
Hatay'da evde peş peşe patlamalar: Anne ve oğlu yaralandı, yangın anı kamerada
1999 İZMİT DEPREMİ ÖNCESİ HATIRLATILDI
MATAM, bugün yaşanan mikrodeprem hareketliliğinin değerlendirilmesinde geçmişteki büyük depremler öncesinde görülen sismik dağılımların da dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Bu kapsamda 17 Ağustos 1999 İzmit Depremi öncesindeki tabloya dikkat çekildi.
Merkeze göre, 1980 ile 16 Ağustos 1999 arasında İzmit çevresinde 3'ten büyük depremler belirli bölgelerde yoğunlaşırken, daha sonra kırılan ana fay parçasının görece sessiz olduğu görüldü.
İstanbul'da deprem paniği! Kandilli büyüklüğünü açıkladı
“FAY SESSİZSE KIRILMAZ” YORUMUNA DİKKAT
MATAM, yalnızca küçük depremlerin dağılımına bakılarak bir fayın deprem üretip üretmeyeceği konusunda kesin sonuca varılamayacağını belirtti.
1999 depremi öncesindeki örneği hatırlatan merkez, ana faydaki sessizliğin o fayın kırılmayacağı şeklinde yorumlanması halinde yanlış bir sonuca ulaşılabileceğine dikkat çekti.
Açıklamada, bir fay üzerinde az sayıda küçük deprem görülmesinin, o fayın aktif olmadığı veya gelecekte deprem üretmeyeceği anlamına gelmediği vurgulandı.
280 YILLIK GERİLİM BİRİKİMİNE DİKKAT
MATAM, 17 Ağustos 1999 depremi öncesindeki uzun süreli gerilim birikimini de değerlendirmesine dahil etti.
Merkezin aktardığı verilere göre, 1719 depremi ile 1999 arasında yaklaşık 280 yıllık dönemde 5,5 metrelik atım birikti ve süreç Mw 7,4 büyüklüğündeki depremle sonuçlandı.
Benzer bir örnek Ganos Fayı için verildi. 1659 ile 1912 arasında yaklaşık 253 yılda 4,8 metrelik atım biriktiği ve bunun Mw 7,3 büyüklüğündeki 1912 depremiyle sonuçlandığı belirtildi.
“MARMARA TEK BİR FAYDAN OLUŞMUYOR”
MATAM, Marmara'daki deprem riskinin yalnızca tek bir fay üzerinden değerlendirilmesinin bölgedeki tehlikeyi tam olarak ortaya koyamayacağını savundu.
Merkeze göre Marmara'da farklı hareket bileşenlerine sahip çok sayıda fay bulunuyor. Bu fayların tamamı deniz tabanındaki tektonik yapının bir parçasını oluşturuyor ve izleri hem yüzey verilerinde hem de sismik kayıtlarda görülebiliyor.
Bu nedenle tek bir fayın hareketine odaklanan hesaplamaların Marmara'daki deprem tehlikesini bütünüyle yansıtmayabileceği belirtildi.
“SESSİZ FAYLAR KİLİTLİ OLABİLİR”
MATAM'ın değerlendirmesinde Doğu Marmara Sırtı'nı kesen üç fayın günümüzde görece sessiz olmasına da özel olarak dikkat çekildi.
Tarihsel depremler göz önünde bulundurulduğunda bu fayların “kilitli” durumda olabileceği değerlendirildi. Kilitli faylarda hareket sınırlı kalırken gerilimin zaman içerisinde birikebileceği ifade edildi.
Merkez, birbirine yakın fayların kırılmayacağı veya krip yaptığı yönündeki değerlendirmelerin, fay sisteminin tamamı dikkate alınmadan yapılmaması gerektiğini vurguladı.
KAHRAMANMARAŞ ÖRNEĞİ: BİRDEN FAZLA FAY AYNI ANDA KIRILABİLİYOR
MATAM, yakın dönemde meydana gelen büyük depremlerden örnekler vererek fayların birbirinden tamamen bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğine işaret etti.
Kaikōura, Kahramanmaraş ve Venezuela depremlerinde birden fazla fayın aynı deprem sırasında kırıldığına dikkat çekildi. Bu tür kırılmaların beklenenden daha büyük depremlerin ortaya çıkmasına yol açabileceği belirtildi.
MARMARA'NIN 27 YILLIK DEPREM AKTİVİTESİ İNCELENDİ
Merkez, Marmara Bölgesi'nin son 27 yıllık deprem aktivitesinde de benzer bir dağılım bulunduğunu bildirdi.
Değerlendirmeye göre Doğu Marmara Fayı, Doğu Marmara Sırt Fayı ve Kumburgaz Fayı'nın bazı kesimleri büyük ölçüde sessiz kalırken, bu ana yapıların çevresindeki faylarda dikkate değer sismik hareketlilik gözleniyor.
MATAM, bu tablonun ana fayların kesin olarak hareketsiz olduğu şeklinde yorumlanamayacağını yineledi.
MATAM: “EN KÖTÜ SENARYOYU ORTAYA KOYMAYI AMAÇLIYORUZ”
MATAM, Marmara'daki deprem riskini değerlendirirken fayları tek tek ele almak yerine tüm fay sisteminin birlikte incelenmesi gerektiğini bildirdi.
Merkez, çalışmalarında yerleşmiş kabullerin dışına çıkarak fayların nasıl davranabileceğini ve ortaya çıkabilecek riskleri değerlendirmeyi, bu kapsamda olası en kötü senaryoyu ortaya koymayı amaçladığını açıkladı.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.