Marmara'da deprem senaryoları yeniden gündemde: Uzmanlardan Adalar ve Çınarcık fayları için uyarılar
Marmara Denizi'nde Yalova açıklarında meydana gelen 3,5 ve 2,9 büyüklüğündeki depremler, İstanbul'u tehdit eden fay hatlarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
İstanbul ve çevresinde deprem tehlikesine yönelik tartışmalar, Marmara Denizi'nin doğusunda yaşanan son sarsıntılarla yeniden yoğunlaştı. Özellikle Adalar Fayı, Çınarcık Havzası ve Kumburgaz segmentinin olası bir depremde nasıl davranacağı, bilim insanlarının değerlendirmelerinde öne çıktı.
Uzmanlar, bölgedeki küçük depremlerin tek başına büyük bir depremin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirtirken, fayların kırılma özellikleri ve biriken gerilim konusunda farklı senaryolara dikkat çekiyor.
ÇINARCIK HAVZASI BÜYÜK KIRILMAYI SINIRLAYABİLİR Mİ?
Jeoloji uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, Çınarcık Havzası'nın büyük fay kırılmalarının ilerlemesini sınırlayabilecek bir yapıya sahip olabileceği ihtimalini gündeme getirdi.
Bektaş, 1999 İzmit depremindeki kırılmanın Çınarcık Havzası girişinde sona ermiş görünmesine, 1963 yılında meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki Adalar depremine ve bölgedeki mikrodeprem hareketliliğine işaret etti.
Bektaş'a göre bu veriler, havzanın büyük kırılmalar karşısında nasıl davrandığının daha ayrıntılı araştırılmasını gerektiriyor.
NACİ GÖRÜR: ADALAR VE KUMBURGAZ FAYLARI KİLİTLİ
Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise Marmara Denizi'ndeki fay sistemini Adalar, Kumburgaz ve Tekirdağ olmak üzere üç ana bölüm üzerinden değerlendirdi.
Adalar ve Kumburgaz faylarının kilitli olduğunu belirten Görür, özellikle Kumburgaz segmentinde meydana gelebilecek bir kırılmanın 7 ve üzerinde büyüklükte deprem üretebileceğini ifade etti.
Görür, bölgede yaşanan küçük depremlerin büyük bir depremin yaklaştığını tek başına göstermediğini de vurguladı.
KÜÇÜK DEPREMLER BİRİKEN ENERJİYİ BOŞALTMIYOR
İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenk Yaltırak, Adalar çevresindeki mikrodepremlerin Marmara'da biriken büyük deprem enerjisini boşaltabilecek büyüklükte olmadığını belirtti.
Yaltırak, büyük depremin mutlaka küçük sarsıntıların meydana geldiği noktada gerçekleşeceği düşüncesinin doğru olmadığını, uzun süredir büyük kırılma yaşanmayan sismik boşlukların da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
ADALAR'DAN AVCILAR'A UZANAN HATTA DİKKAT
Prof. Dr. Okan Tüysüz de Adalar açıklarında kaydedilen mikrodepremlerin bölgedeki fay hareketliliğini gösterdiğini söyledi.
Tüysüz, Adalar Fayı ile Bakırköy ve Avcılar yönüne uzanan kesimin deprem tehlikesi açısından dikkate alınması gerektiğini belirtti. Marmara'daki fayların birden fazla parçasının birlikte kırılabileceği senaryoların da göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.