Makam aracı davasında İmamoğlu’ndan fon soruşturması göndermesi: “Şoförlerini tutuklayıp onları da konuşturacaklar mı?”
İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kullandığı araçla ilgili “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla yargılandığı dava duruşmasında savunma yaptı. İmamoğlu, araç giderleri ve son dönemdeki soruşturmalar üzerinden çeşitli eleştiriler yöneltti.
Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde kullandığı araçla ilgili açılan davanın ilk duruşması Silivri’de görüldü.
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, İmamoğlu’nun ortağı olduğu şirkete ait aracın belediye başkanlığı döneminde makam aracı olarak kullanıldığı ve bazı yakıt, lastik, bakım ve onarım giderlerinin belediye bütçesinden karşılandığı ileri sürülüyor. İddianamede kamu zararının 122 bin 305 lira 70 kuruş olduğu belirtilirken, İmamoğlu ve diğer sanıklar hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
“İLGİNÇ MAHKEMELERE ÇIKIYORUM AMA BU ÇOK DAHA İLGİNÇ”
Savunmasına davaya ilişkin değerlendirmesiyle başlayan İmamoğlu, suçlamayı kabul etmediğini belirterek makam aracı tercihinin gerekçesini anlattı.
Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde belediyenin kullandığı makam aracının aylık kirasının 3 bin doların üzerinde olduğunu söyleyen İmamoğlu, kendi aracını kullanmayı tercih ettiğini ifade etti.
İmamoğlu, “O dönem aylık 3 bin doları aşan kirasıyla, ‘Ya ben arabamı kullanayım, bu makam aracını da iade edeyim’ dedim” sözleriyle kararının arka planını anlattı.
İDDİANAMEDEKİ KAMU ZARARI İDDİASI
Dava dosyasına göre İmamoğlu’nun şirketine ait aracın belediye başkanlığı makam aracı olarak kullanılması ve bazı giderlerin belediye tarafından karşılanması soruşturmanın temelini oluşturuyor.
İddianamede araç için yakıt, lastik, bakım ve onarım kapsamında yapılan ödemeler nedeniyle kamu zararı oluştuğu ileri sürülüyor. İmamoğlu ise savunmasında aracın kullanımının belediyenin daha yüksek bir kira bedeli ödemesinin önüne geçilmesi amacı taşıdığını belirtiyor.
İmamoğlu daha önce yaptığı açıklamalarda, bazı yakıt ve lastik giderlerinin belediye tarafından karşılandığının sonradan tespit edildiğini ve söz konusu tutarın faiziyle birlikte şirketi tarafından belediyeye ödendiğini savunmuştu.
“EKREM’İ DİDİK DİDİK EDELİM”
İmamoğlu, savunmasında kendi aracını kullanmasının yıllar sonra ceza davasına konu edilmesini eleştirdi.
“Bu tercihim bugün bir ceza davasına dönüşebiliyor” diyen İmamoğlu, soruşturmanın kapsamına ilişkin eleştirilerini sürdürerek, “Ekrem’i didik didik edelim, saçının teline kadar bakalım” ifadelerini kullandı.
Ardından yazlık ve aile geçmişine ilişkin soruşturma yöntemlerini örnek göstererek çeşitli sorular yöneltti.
FON SORUŞTURMASINI GÜNDEME GETİRDİ
İmamoğlu, savunmasının önemli bir bölümünde son dönemde yürütülen fon soruşturmasına da atıfta bulundu.
Kendi dosyasında uygulandığını söylediği soruşturma yöntemleriyle başka soruşturmalardaki uygulamalar arasında karşılaştırma yapan İmamoğlu, “Bugün bu fon işinde olanların da babasının tarlasını kazacaklar mı acaba?” diye sordu.
İmamoğlu ayrıca şoförlerin tutuklanıp ifadelerinin alınması veya evlerde yapılan aramalara ilişkin görüntülerin kamuoyuna servis edilip edilmeyeceği konusunda da sorular yöneltti.
Bu ifadeler İmamoğlu’nun savunmasındaki değerlendirmeler olup, ilgili soruşturmalara ilişkin hukuki süreçler ve iddialar ayrı dosyalar kapsamında yürütülüyor.
“GELİN OTOMOBİLİ DEĞİL, ZİHNİYETİ KONUŞALIM”
Davanın yalnızca araç giderlerinden ibaret olmadığını savunan İmamoğlu, geçmiş dönemlerdeki makam aracı uygulamalarını da gündeme taşıdı.
İmamoğlu, “O yüzden gelin otomobili değil, zihniyeti konuşalım” diyerek savunmasının bu bölümünü tamamladı.
42 LÜKS ARAÇ İDDİASINI GÜNDEME GETİRDİ
İmamoğlu, 2019 yerel seçimleri öncesindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi uygulamalarına ilişkin de bir iddia ortaya attı.
2019'da rakibi Binali Yıldırım’a belediye tarafından 42 lüks araç tahsis edildiğini öne süren İmamoğlu, kendi davasına konu olan bazı araç giderlerinin ise daha sonra kendileri tarafından ödendiğini söyledi.
İmamoğlu ayrıca geçmiş dönemde bir belediyenin AK Parti’ye 59 araç tahsis ettiğini de iddia ederek, kendi görev döneminde mensubu olduğu siyasi partiye belediye aracı tahsis etmediğini savundu.
Bu rakamlar ve geçmiş dönem araç tahsislerine ilişkin değerlendirmeler duruşmadaki İmamoğlu beyanlarına dayanıyor.
“50 LİRALIK BENZİN SUÇSA SORUMLULUĞUNU TAŞIRIM”
İmamoğlu, kendisine ait araca ilişkin yakıt giderleri konusunda ise sorumluluk almaya hazır olduğunu belirtti.
“50 liralık benzin suç ise bunun sorumluluğunu taşırım” diyen İmamoğlu, ancak bu nedenle açılan davanın daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
İmamoğlu’nun daha önceki açıklamalarında da araç için belediye tarafından karşılanan bazı giderlerin sonradan tespit edildiğini ve bedelin faiziyle birlikte geri ödendiğini söylediği görülüyor.
ZIRHLI MERCEDES ARAÇLARI DA GÜNDEME GETİRDİ
İBB Başkanlığı döneminde de kendi aracını makam aracı olarak kullandığını ve yakıt giderlerini kendisinin karşıladığını belirten İmamoğlu, belediye iştirakleri üzerinden alınmış iki zırhlı Mercedes S600'ü de savunmasında gündeme getirdi.
Araçların İGDAŞ ve KİPTAŞ üzerinden 2015 ve 2017 yıllarında alındığını söyleyen İmamoğlu, bugünkü değerlerinin yaklaşık 2,5 milyon euro olduğunu öne sürdü.
Söz konusu araçları çok az kullandığını belirten İmamoğlu, satılmaları için talimat verdiğini ancak alıcı bulunamadığını ifade etti.
“MAKAM ARABASININ BENZİNİNİ YARGILIYORUZ”
İmamoğlu, geçmişte kullanılan ve yüksek değer taşıdığını belirttiği araçlarla kendi şahsi aracına ilişkin giderlerin aynı dosyada gündeme gelmesini eleştirdi.
“Ve biz makam arabasının benzininin yargılanıyoruz” diyen İmamoğlu, davayı siyasi açıdan da değerlendirdi ve kendisini “siyasi tutsak” olarak tanımladı.
İmamoğlu, “Ben özgürüm, irademi kimseye teslim etmem” ifadelerini kullandı.
DAVA SÜRECİ NASIL BAŞLADI?
Davanın iddianamesinde, İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde şirketine ait aracın makam aracı olarak kullanıldığı ve belediye bütçesinden bazı giderlerin karşılandığı ileri sürülüyor.
İddianamede toplam kamu zararının 122 bin 305 lira 70 kuruş olduğu belirtilirken, İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan hapis cezası talep ediliyor. İddianamedeki suçlamalar henüz mahkeme tarafından kesinleşmiş bir hüküm anlamına gelmiyor.
İmamoğlu ise savunmasında aracını belediyeye yüksek kira maliyeti oluşturmaması amacıyla kullandığını, tespit edilen bazı giderlerin ise daha sonra ödendiğini belirterek suçlamalara itiraz ediyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.