Kapadokya faciası sonrası Sümela Manastırı için Osman Bektaş'tan uyarı: “Kaya düşmesi riski var”

Kapadokya faciası sonrası Sümela Manastırı için Osman Bektaş'tan uyarı: “Kaya düşmesi riski var”

Göreme’de peribacasının çökmesiyle yaşanan can kayıpları sonrası Prof. Dr. Osman Bektaş, Sümela Manastırı çevresindeki kaya düşmesi riskine dikkat çekti. Uzman isim, koruma sistemlerinin denetlenmesini ve yamaçların uydu radarlarıyla izlenmesini önerdi.

Kapadokya’nın Göreme bölgesinde peribacasının çökmesi sonucu yaşanan can kayıpları, doğal kaya oluşumlarındaki güvenlik önlemlerini yeniden gündeme taşıdı. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon’daki Sümela Manastırı çevresinde de kaya düşmesi riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek koruma sistemlerinin düzenli denetlenmesi ve teknolojik izleme yöntemlerinin kullanılması çağrısında bulundu.

GÖREME’DEKİ FACİANIN ARDINDAN SÜMELA İÇİN UYARI

Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, Göreme’deki tüf kayaçlarla Sümela Manastırı çevresindeki çatlaklı magmatik kaya kütlelerinin farklı jeolojik özelliklere sahip olsa da benzer güvenlik riskleri oluşturabileceğine işaret etti.

Özellikle dik yamaçlarda meydana gelebilecek kaya kopmaları ve düşmelerinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Bektaş, Sümela çevresindeki jeolojik yapının yakından takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

sumela.jpg

SÜMELA MANASTIRI İÇİN İKİ KRİTİK ÖNERİ

Bektaş, kaya düşmesi tehlikesini azaltmak amacıyla iki temel uygulamanın önemine dikkat çekti.

İlk olarak, yamaçlarda bulunan çelik ağların ve kaya bariyerlerinin belirli aralıklarla kontrol edilmesini önerdi. Bu sistemlerin mevcut durumunun değerlendirilmesi ve gerekli bakım çalışmalarının yapılmasının güvenlik açısından önem taşıdığını belirtti.

İkinci olarak, yamaçlardaki olası hareketlerin gelişmiş teknolojilerle izlenmesi gerektiğini ifade etti. Bektaş, InSAR uydu radar sistemleri ve LiDAR lazer tarama teknolojileri sayesinde kaya kütlelerindeki deformasyonların hassas biçimde takip edilebileceğine işaret etti.

“SIFIR RİSK DEĞİL, KABUL EDİLEBİLİR RİSK HEDEFLENMELİ”

Sümela Manastırı çevresindeki kaya düşmesi tehlikesini daha önce de gündeme getiren Bektaş, bölgenin jeolojik özellikleri nedeniyle riskin tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmayabileceğini belirtmişti.

Uzman isim, kırıklı ve faylı kaya yapısının yanı sıra dik yamaçlar ve devam eden ayrışma süreçlerinin tehlikeyi artırabileceğini ifade etmişti.

Bektaş, risk yönetiminde hedefin bütün tehlikeleri tamamen ortadan kaldırmak yerine, riski kabul edilebilir seviyelere indirmek olması gerektiğini savunmuştu.

KONTROLLÜ KAYA DÜŞÜRME YÖNTEMİ DE GÜNDEMDE

Bektaş’ın daha önceki değerlendirmelerinde kontrollü kaya düşürme yöntemleri de yer almıştı. Uzman isim, yalnızca tehlikeli alanları geçici olarak kapatmanın yeterli olmayacağını, kalıcı ve planlı önlemlerin değerlendirilmesi gerektiğini dile getirmişti.

Kaya ıslahı ve çelik ağ uygulamalarının kış aylarında, turizm hareketliliğinin görece az olduğu dönemde yapılmasının avantaj sağlayabileceğini belirten Bektaş, böylece hem ziyaretçi güvenliğinin artırılabileceğini hem de turizm faaliyetlerindeki olası ekonomik kayıpların azaltılabileceğini ifade etmişti.

SÜMELA’DA KAYA HAREKETLERİNİN TAKİBİ ÖNEM TAŞIYOR

Sümela Manastırı’nın bulunduğu sarp arazi ve çevresindeki kaya yapıları, alanın güvenliğinin düzenli olarak değerlendirilmesini önemli hale getiriyor.

Bektaş’ın önerileri, koruma sistemlerinin bakımının yanı sıra olası kaya hareketlerinin erken tespit edilmesine yönelik teknolojik izleme çalışmalarının da önemini ortaya koyuyor. Bu tür uygulamaların hayata geçirilmesi için ilgili kurumların teknik değerlendirmeleri ve saha incelemeleri belirleyici olacak.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.