İstanbul için kritik uyarı: On binlerce yapı yüksek risk altında
Çalışma, 2050’den itibaren artan deniz seviyesi etkilerinin 2100 ve 2300 projeksiyonlarında kritik eşiği aşacağını, limanlar ve kıyı yerleşimlerinin ciddi risk altında kalacağını ortaya koyuyor.
İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü tarafından uluslararası iklim senaryolarına dayanılarak hazırlanan yeni analiz, İstanbul’un kıyı altyapısı açısından uzun vadeli ve kritik bir risk tablosuna işaret ediyor. Çalışmaya göre, deniz seviyesindeki yükselmenin 2300 yılına kadar 15 metreye ulaşması halinde kentteki liman sistemlerinin büyük kısmı ile on bini aşkın yapının ciddi tehdit altında kalacağı öngörülüyor.
Araştırmada, kentin hem Karadeniz hem de Marmara Denizi’ne kıyısı bulunmasının İstanbul’u iklim değişikliğine karşı kırılgan metropollerden biri haline getirdiği vurgulanıyor. Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) tabanlı modellemeler, farklı zaman dilimleri için kademeli risk artışına dikkat çekiyor.
LİMAN ALTYAPISINDA ARTAN RİSK
Senaryolara göre 2050’de yaklaşık 1,5 metrelik deniz seviyesi yükselmesinin limanların önemli bölümünü etkileyebileceği, 2100’de ise 5 metreye ulaşabilecek artışla birlikte liman altyapısının neredeyse tamamının risk alanına gireceği değerlendiriliyor. Bu süreçte demiryolu ve karayolu bağlantılarında da ciddi kesintiler yaşanabileceği öngörülüyor.
En kritik tablo ise 2300 projeksiyonunda ortaya çıkıyor. Deniz seviyesinin 15 metreye kadar yükselmesi durumunda limanların büyük ölçüde işlevini yitireceği, kıyı şeridinde geniş alanların su altında kalabileceği ifade ediliyor.
EKONOMİK VE ÇEVRESEL ZİNCİRLEME ETKİLER
Uzmanlara göre deniz seviyesindeki yükselme yalnızca fiziksel altyapıyı değil, lojistik zincirleri, enerji tüketimini ve sigorta maliyetlerini de doğrudan etkileyecek. Tuzlu su girişimi içme suyu kaynaklarını tehdit ederken, artan aşırı hava olaylarının liman operasyonlarını sık sık aksatabileceği belirtiliyor.
Kıyı ekosistemlerinde yaşanacak kayıpların ise biyolojik çeşitlilik üzerinde kalıcı etkiler oluşturabileceği ifade ediliyor.
“STRATEJİK LİMANLAR YENİDEN DÜŞÜNÜLMELİ”
Çalışmada değerlendirmelerine yer verilen İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cem Gazioğlu, Ambarlı, Haydarpaşa ve Yenikapı gibi kritik bölgelerde su baskını riskinin yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Gazioğlu’na göre, risk altındaki alanlar milyonlarca metrekareyi bulurken, bu bölgelerdeki tesislerin önemli kısmı lojistik ve depolama faaliyetleri açısından stratejik önemde bulunuyor.
Gazioğlu, mevcut liman altyapısının yeniden planlanması gerektiğini belirterek, daha yüksek kotlara taşınma, kıyı koruma yapılarının güçlendirilmesi ve dijital izleme sistemlerinin yaygınlaştırılmasının öncelikli adımlar arasında yer alması gerektiğini ifade ediyor.
“KIYI ŞERİDİNDE DÖNÜŞÜM KAÇINILMAZ”
Bir diğer uzman görüşüne göre ise kıyı erozyonu ve tuzlu su ilerlemesi, sadece limanları değil, yeraltı su kaynaklarını ve şehir altyapısını da etkileyen çok katmanlı bir risk oluşturuyor. Tarihi kıyı bölgelerinin de tehdit altında olduğuna dikkat çekilirken, İstanbul’un hem ekonomik hem de kültürel mirasının uzun vadede risk altında kalabileceği uyarısı yapılıyor.
Kaynak:AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.