İsrail’den Kıbrıs çıkarması: 2 bin 500 asker iddiası
İsrail’in Güney Kıbrıs’la geliştirdiği askeri iş birlikleri ve Ada’ya 2 bin 500 asker konuşlandırdığı iddiası, Doğu Akdeniz’de yeni gerilim tartışmalarını beraberinde getirdi.
Doğu Akdeniz’de artan jeopolitik gerilim, İsrail’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile geliştirdiği askeri ve stratejik iş birlikleri üzerinden yeni bir boyut kazandı. İsrail’in Kıbrıs’a yönelik son hamleleri, Türkiye’nin güvenlik politikaları açısından dikkatle takip edilirken, uzman isimlerden peş peşe çarpıcı değerlendirmeler geldi.
Uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, İsrail’in Ada’ya “Acil Müdahale Gücü” kapsamında yaklaşık 2 bin 500 asker konuşlandırdığını öne sürerek, bölgede oluşan yeni denklemin Türkiye açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Hasgüler, Batılı ülkelerin geçmişte Rum yönetimini Avrupa Birliği’ne dahil ederek Kıbrıs meselesini uluslararası bir zemine taşıdığını belirterek, son dönemde İsrail’in de bu yapının parçası haline geldiğini söyledi.
Hasgüler’e göre, İsrail ile GKRY arasındaki ilişkiler yalnızca savunma alanıyla sınırlı değil. Son üç yılda iki tarafın istihbarat, güvenlik ve askeri koordinasyon başta olmak üzere birçok konuda ortak hareket ettiğini kaydeden Hasgüler, Yunanistan’ın da bu iş birliğinin önemli bir parçası olduğunu dile getirdi. Bölgedeki ortak güvenlik anlayışının temelinde ise Türkiye’ye yönelik stratejik kaygıların bulunduğunu savundu.
Kıbrıs’taki demografik ve ekonomik değişime de dikkat çeken Hasgüler, İsrail vatandaşlarının Ada’da yoğun şekilde arazi satın aldığını, bazı bölgelerde yalnızca İsraillilerin yaşadığı kapalı yerleşim alanlarının oluşmaya başladığını iddia etti. Bu sürecin ilerleyen dönemde sosyal ve siyasi krizlere yol açabileceğini belirten Hasgüler, mevcut gelişmelerin Kıbrıs’ın statüsünü tartışmalı hale getirdiğini öne sürdü.
Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı da GKRY ile İsrail arasında gelişen askeri yakınlaşmanın Türkiye’nin milli güvenliğini doğrudan etkilediğini söyledi. Yaycı, Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin yalnızca bölgesel değil, aynı zamanda stratejik bir kuşatma planının parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
ANKARA'NIN TAVRI NET
GKRY’nin son dönemde İsrail’le savunma alanında attığı adımların dikkat çekici olduğunu vurgulayan Yaycı, Kıbrıs’ın Türkiye karşıtı askeri bir üs hâline getirilmeye çalışıldığını savundu. Türkiye’nin garantör devlet sıfatının yanı sıra KKTC’nin güvenliğinin de doğrudan sorumluluğunu taşıdığını belirten Yaycı, Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki gelişmelere karşı tavrının net olduğunu söyledi.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.