Haritalar kırmızıya döndü: Marmara’dan Ege’ye risk büyüyor

Haritalar kırmızıya döndü: Marmara’dan Ege’ye risk büyüyor

2025 yılı SPI haritaları, Türkiye’de kuraklığın birçok bölgede kronikleştiğini ortaya koydu. Marmara, İç Anadolu ve Ege’de su stresi kalıcı hale gelirken, obruk riski artıyor, tarımsal üretimde ciddi kayıplar yaşanıyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılına ait Standart Yağış İndeksi (SPI) haritaları, Türkiye genelinde kuraklığın derinleştiğini ortaya koydu. Haritaları değerlendiren Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, özellikle Marmara, İç Anadolu ve Ege bölgelerinde kuraklığın artık dönemsel değil, yapısal bir soruna dönüştüğünü belirtti.

SPI değerlerinde negatif sapmaların kuraklığa, -2 ve altı değerlerin ise şiddetli kuraklığa işaret ettiğini hatırlatan Kadıoğlu, 12 ve 24 aylık göstergelerin tabloyu net biçimde ortaya koyduğunu söyledi.

Türkiye’nin 2025 yılında son yarım yüzyılın en ağır kuraklıklarından birini yaşadığını belirten Kadıoğlu, “SPI haritaları, kuraklığın artık geçici bir hava olayı olmaktan çıkıp, özellikle Marmara, İç Anadolu ve Ege bölgelerinde kronik bir yapısal soruna dönüşme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Bu bölgelerde su stresi, dönemsel bir dalgalanma değil, iklimin yeni normali haline gelmektedir. 3, 6, 9, 12 ve 24 aylık SPI haritalarına birlikte bakıldığında, Türkiye'nin büyük bölümünde su açığının bir yıldan diğerine devredildiği açıkça görülüyor. Bu tablo, iklimin yeni normalini işaret ediyor” dedi.

OBRUK RİSKİ BÜYÜYOR

Barajlar, yeraltı suları ve tarımsal üretimi doğrudan etkileyen 12 ve 24 aylık SPI haritalarının kırmızı ve siyah tonlara döndüğüne dikkat çeken Kadıoğlu, iki yıl üst üste yaşanan yağış eksikliğinin ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi. Kadıoğlu, “İki yıl üst üste gelen yağış azlığı, toprağın nem tutma kapasitesinin zayıflamasına, yeraltı su seviyelerinin kritik eşiklerin altına düşmesine ve obruk oluşum riskinin artmasına neden oldu” uyarısında bulundu.

TÜRKİYE’NİN YÜZDE 70’İ KURAKLIK KUŞAĞINDA

Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye yüzölçümünün yaklaşık yüzde 70’inin şiddetli ya da daha kötü kuraklık sınıfına girdiğini belirten Kadıoğlu, Trakya’nın büyük bölümünün olağanüstü kurak, İç Anadolu’dan İç Ege’ye uzanan hattın ise kalıcı bir kuraklık kuşağına dönüştüğünü ifade etti.

MARMARA’DA BARAJ ALARMI

Marmara Bölgesi’nde özellikle büyükşehirler açısından riskin arttığını söyleyen Kadıoğlu, İstanbul’daki baraj doluluk oranlarının yüzde 30’lu seviyelere gerilediğini hatırlattı.

İÇ ANADOLU’DA TARİHİ DÜŞÜŞ

İç Anadolu’nun son 65 yılın en düşük yağışını aldığını belirten Kadıoğlu, Ankara’nın son 47 yılın en kurak dönemini yaşadığını söyledi. Kadıoğlu, “İç Anadolu, son 65 yılın en düşük yağışını aldı. Ankara son 47 yılın en kurak dönemini yaşadı. 3 aylık haritada kısmi normalleşme görülse de bu yanıltıcı olmamalı. İç Anadolu'da hidrolojik kuraklık alarm verici düzeyde. Konya Ovası'nda toprak nemi kritik seviyelere düştü, buğday ve mısırda yüzde 20-30 verim kaybı yaşandı. Yağışlar uzun yıllar ortalamasının yüzde 48 altında kaldı, verim dekarda 50-150 kilograma düştü. 24 aylık haritada bölge şiddetli ve çok şiddetli kurak kategorisinde. Ankara ve Konya'da sanayi su maliyetlerinden etkilenmiş, ilgili sektör analizlerine göre bölgesel ekonomide yüzde 8'e varan daralma öngörülüyor” değerlendirmesini yaptı.

İZMİR ÇOK ŞİDDETLİ KURAKLIKTA

Ege Bölgesi’nde Gediz ve Büyük Menderes havzalarında sulama suyu krizinin yaşandığını belirten Kadıoğlu, “12 aylık SPI haritasına göre İzmir çok şiddetli kuraklık kategorisinde yer aldı” dedi.

TARIM VE TURİZM BASKI ALTINDA

Kadıoğlu, “3 aylık haritada İzmir ve çevresi hafif kurak kategorisine geçmiş olsa da iç kesimlerde Afyon, Uşak şiddetli kurak odaklar devam ediyor. İzmir'de brokoli, enginar ve ıspanak gibi ürünler risk altında. Aydın'da incir hasadı düşük, zeytin üretiminde yüzde 15-25 kayıp yaşandı. 24 aylık haritada bölgenin iç kesimleri şiddetli ve çok şiddetli kurak kategorisinde. Turizm bölgeleri su kısıtlamalarından etkilendi” ifadelerini kullandı.

EN DÜŞÜK YAĞIŞ ŞANLIURFA’DA

Güneydoğu Anadolu’nun da kuraklıktan ağır biçimde etkilendiğini vurgulayan Kadıoğlu, “MGM kayıtlarına göre bölge son 65 yılın en düşük yağışını aldı. Mevsim normallerine göre yağışlar yaklaşık yüzde 53 azaldı. Şanlıurfa, metrekareye 182,3 kilogram ile ülke genelinde en düşük yağışın kaydedildiği il oldu” dedi.

KARADENİZ NEMLİ YAPISINI KORUYOR

Karadeniz Bölgesi’nin Türkiye’nin en nemli bölgesi olma özelliğini sürdürdüğünü belirten Kadıoğlu, Orta ve Doğu Karadeniz’de Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’in tüm haritalarda nemli, çok nemli ve aşırı nemli kategorilerinde yer aldığını, özellikle Rize–Artvin hattının “nemli” bir yapı sergilediğini söyledi.

Kaynak:AA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.