Erzincan’da fay hattının altında ortaya çıkt!: İki magma sistemi tespit edildi
Erzincan-Yedisu-Tunceli hattını kapsayan bölgede yapılan araştırmada, Kuzey Anadolu Fayı'nın doğu kesimleri altında iki ayrı sığ magma rezervuarı tespit edildi.
Türkiye, İngiltere, İsviçre, İsveç, İtalya ve Rusya’dan bilim insanlarının katkısıyla gerçekleştirilen araştırmada, Kuzey Anadolu Fayı’nın doğu kesimlerindeki yer altı yapıları mercek altına alındı. Prof. Dr. Özgür Karaoğlu liderliğindeki ekip, aktif fay sistemi ile derinlerdeki magma yapıları arasındaki ilişkiyi inceledi.
Nature Portfolio bünyesindeki Communications Earth & Environment dergisinde yayımlanan çalışmada, yüksek çözünürlüklü sismik tomografi ile üç boyutlu sayısal modelleme tekniklerinden yararlanıldı. Analizler sonucunda Erzincan Havzası ve Karlıova Üçlü Eklem bölgesinin altında iki ayrı sığ magma rezervuarının bulunduğu belirlendi.
İKİ FARKLI BÖLGEDE MAGMA REZERVUARI TESPİT EDİLDİ
Araştırmada, deprem verileri üzerinden gerçekleştirilen sismik tomografi çalışmalarının Erzincan-Yedisu hattı ile Tunceli’ye uzanan bölgede iki farklı sığ magma haznesine işaret ettiği ortaya konuldu.
Batıdaki magma rezervuarının Erzincan Havzası'nın altında, doğudaki rezervuarın ise Karlıova Üçlü Eklem bölgesinde bulunduğu belirlendi. Çalışmada, batıdaki rezervuarın büyük ölçüde sismik açıdan sessiz olduğu, doğudaki magma sistemi çevresinde ise daha belirgin ve süreklilik gösteren sismisite bulunduğu kaydedildi.
Bilim insanları, iki rezervuarın sıcaklıklarının ve içerdikleri eriyik oranlarının birbirinden farklı olabileceğini değerlendirdi.
FAY HAREKETLERİ MAGMA SİSTEMLERİNİ ETKİLEYEBİLİR
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de Kuzey Anadolu Fayı'ndaki hareketlerin magma rezervuarları üzerindeki olası etkisi oldu.
Üç boyutlu modellemelere göre fay boyunca meydana gelen sağ yönlü hareket, magma rezervuarlarının çevresinde çekme gerilmeleri oluşturabiliyor. Bu gerilmelerin, rezervuarların kırılmasını ve magma damarlarının daha üst seviyelere doğru ilerlemesini kolaylaştırabileceği değerlendirildi.
Çalışmada ayrıca bu gerilme aktarımının, başlangıç aşamasında magma kaynaklı bir aşırı basınç bulunmasa dahi meydana gelebileceği belirtildi. Fay zonundaki kırıklı yapının da oluşan gerilmelerin daha sığ seviyelere ve yüzeye doğru aktarılmasını kolaylaştırabileceği ifade edildi.
DEPREM VEYA VOLKANİK PATLAMA ÖNGÖRÜSÜ DEĞİL
Araştırmacılar, elde edilen bulguların belirli bir tarihte deprem ya da volkanik patlama meydana geleceği yönünde bir öngörü anlamına gelmediğinin altını çizdi.
Çalışma, bunun yerine Doğu Anadolu'daki aktif fay sistemleri ile yer altındaki magma yapılarına ilişkin yeni veriler ortaya koyuyor. Araştırmacılara göre sismisite ile olası magmatik hareketlerin birlikte ve uzun vadeli olarak izlenmesi, bölgedeki jeolojik tehlikelerin daha kapsamlı değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.
Kaynak:İHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.