Erdoğan’dan TBMM’de fon açıklaması: “Kimsenin hakkını kimseye yedirmeyeceğiz”

Erdoğan’dan TBMM’de fon açıklaması: “Kimsenin hakkını kimseye yedirmeyeceğiz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’nin yeni yasama yılı açılışında fon piyasasındaki sorunlara ilişkin konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında milletvekillerine seslendi. Fon piyasasında yaşanan sorunlardan yeni yasama yılına, siyasette kutuplaşmadan Terörsüz Türkiye sürecine kadar birçok başlığa değinen Erdoğan, fonlarla ilgili sürecin sermaye piyasası kuralları çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi.

TBMM’de 10 Ağustos’ta çerçeve yasanın kabul edilmesinin ardından başlayan tatil sona ererken, Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni yasama yılının açılışı dolayısıyla Genel Kurul’da konuştu.

Konuşmasına yeni yasama yılına ilişkin mesajlarıyla başlayan Erdoğan, “Yeni yasama yılının ülkemiz, milletimiz, meclisimiz, demokrasimiz, gönül coğrafyamız ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Evvelemirde, bundan 106 sene önce Hacı Bayram Veli Camii'nde kılınan cuma namazını müteakip dualarla, tekbirlerle, istiklal azmi ve aşkıyla bağımsızlığın kalbi olan Ankara'dan milletimizin iradesini dünyaya haykıran 115 üye başta olmak üzere, bugüne kadar bu yüce çatı altında milletimize layıkıyla hizmet edip dar-ı bekaya irtihal eden milletvekillerimizi rahmetle yad ediyorum” dedi.

TBMM’nin tarihsel rolüne değinen Erdoğan, “Dünyada gazilikle iki kez müşerref olan tek meclis, Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Bu meclis milletimizin ayağına pranga, boynuna urgan geçirmeye kalkan müstevlilere karşı milli mücadeleyi başarıyla sevk ve idare etmiştir” ifadelerini kullandı. Erdoğan, “80 kilometre öteden top sesleri gelirken bile yüce meclis çalışmasını sürdürmüş, milletimizin tevdi ettiği meşaleyi şanla, şerefle taşımaya devam etmiştir. Meclisimizin bu mücadelesi müstevlilerin, işgalcilerin ve emperyalistlerin kıskacından çıkış yolu arayan mazlum milletlere de örnek olmuştur” diye konuştu.

ATATÜRK’ÜN SÖZLERİNİ AKTARDI

Erdoğan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1921’de TBMM’nin ikinci yasama yılı açılışındaki konuşmasına da yer verdi. Erdoğan’ın aktardığı konuşmada Atatürk şu ifadeleri kullanmıştı:

“Muhterem arkadaşlarım, bütün bir millet ölümle göz göze baktığımız mütareke günlerinden başlayarak bugüne kadar katettiğimiz mesafeleri, atladığımız sayısız müşkülatı bir kez daha hatırlayalım. Ne zaman başladığı bilinmeyen zamanlardan beri şerefi istiklal ile yaşayan milletimiz, en kötü bir sona ölümle gidiyor gibi görünmüş iken, tutsaklığa karşı evladını kıyama çağıran ecdadın sesi kalplerimizde yükseldi ve bizi son kurtuluş savaşına davet etti. Artık yeis ve fütur günleri çok arkada kaldı. Memlekete kurtuluşu gerçek yolu göstermiş ve bütün milleti kendi istiklal bayrağı altında toplamış olan Meclis-i Aliniz ikinci yasama yılına girerken ben, ufkumuzda inkişafa başlayan ışıkların bu kadar felaket görmüş olan bedbaht vatanımızda iyi bir sabaha hayrolmasını dua ediyorum.”

15 Temmuz gecesine de değinen Erdoğan, “Sık sık alkışlarla kesilen bu konuşmadan 95 sene sonra yüce meclisimiz millete öncülük görevini bir kez daha yerine getirmiştir. 15 Temmuz gecesi bombaların altında, milletin emanetini savunan gazi meclisimiz, meydanlarda, caddelerde, havalimanlarında darbelere direnen milletimizle birlikte o ağır sınavı alnının akıyla vermiştir” dedi.

Erdoğan, sözlerini “Bu vesileyle o gece milletin emanetine sahip çıkan tüm milletvekillerimize teşekkür ediyor, rabbim bu meclisi bir daha aynı mücadeleyi vermek mecburiyetinde bırakmasın diyorum” diye sürdürdü.

“TBMM’NİN İTİBARINI HER ŞEYİN ÜZERİNDE TUTMAMIZ GEREKTİĞİ AÇIKTIR”

Yeni yasama döneminde farklı görüşlere açık olacaklarını belirten Erdoğan, “Biz iktidar partisi ve Cumhur İttifakı olarak her zaman olduğu gibi yapıcı hareket etmeye, farklı fikir ve önerilere kulak vermeye devam edeceğiz. Milli iradenin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin itibarını her şeyin üzerinde tutmamız gerektiği açıktır. Yeni yasama yılında bunun yüksek hassasiyeti içinde olacağımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, siyasetçilerin temel görevinin millete hizmet olduğunu belirterek, “Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, burada bir hususu öncelikle dikkatlerinize getirmek isterim. Siyasetçiler olarak birinci vazifemiz, emanetini taşıdığımız aziz milletimize layıkıyla hizmet etmektir. Şahsım dahil hepimiz, milletin sorunlarına çözüm bulmak, dertlerine çare olmak, ülkenin önünü ve ufkunu açmakla mükellefiz” dedi.

ERDOĞAN’DAN FON AÇIKLAMASI

Fon piyasasında yaşanan sorunlara ilişkin de konuşan Erdoğan, “Fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan sorunun da üstesinden başarıyla geliyoruz. Sermaye piyasası kuralları çerçevesinde hakkaniyet ve adaleti gözeterek, kimsenin hakkını kimseye yedirmeden bu meseleyi süratle çözüyoruz” dedi.

Erdoğan, “Bu konunun iktisadi güvenliğimize ve toplumsal barışımıza yönelik bir tehdit unsuruna dönüşmesine inşallah fırsat vermeyeceğiz. Bu ülke ve bu millet hak ettiği seviyelere ulaşıncaya kadar çalışmaya, üretmeye, sorunlara çözüm yolları geliştirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“SİYASETTE REKABET OLACAKTIR”

Toplumsal kutuplaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, “Öncelikle şunu açık ve net ifade etmek isterim. Bir milletin tüm fertlerinin her konuda aynı düşünmesi, değerler, inançlar, hassasiyetler, beklentiler konusunda tamamen birbirine benzemesi elbette mümkün değildir. Bu doğru da sağlıklı da değildir. Bizim ülke ve toplum olarak en büyük zenginliğimiz, esasen çeşitliliğimiz, farklılıklarımız ve renkliliğimizdir. Asırlar içinde bu farklılıklar bir uzlaşma zemininde buluşmuş, ortak sınırlar içinde ortak değerler oluşturmuştur” diye konuştu.

Erdoğan, siyasi rekabetin kutuplaşmaya dönüşmemesi gerektiğini belirterek, “Siyasi partiler arasında tabii ki rekabet olacaktır, yarış olacaktır. Belli sınırlar dahilinde çekişme de olacaktır. Fakat bunun kutuplaştırma yoluyla, kamplaşmayı körükleyerek çatışmaya götürülmesi, siyasetin varlık sebebiyle uyuşmayacaktır” ifadelerini kullandı.

“NE TÜRKİYE'NİN NE DE TÜRK MİLLETİNİN ARTIK KAYBETMEYE TAHAMMÜLÜ YOKTUR”

Türkiye’de geçmişte yaşanan toplumsal ve siyasi gerilimlere değinen Erdoğan, “Siyasi ve toplumsal huzurumuz suikaste uğradı. Bizimle aynı ligde olan ülkeler koşarken biz yıllarca başta ekonomi olmak üzere birçok alanda patinaj yaptık, oyalandık, irtifa ve ivme kaybettik. Bütün bu gerilimlere, çatışmalara, bunların doğurduğu istikrarsızlığa bakıldığında her seferinde Türkiye'nin kaybettiği, her seferinde milletin kayıplar verdiği, ağır bedeller ödediği çok net görülecektir” dedi.

Erdoğan, “Açıktır ki millet kaybederken, milletin hasımları kazanmıştır. Türkiye kaybederken kazanan Türkiye'nin rakipleri, maalesef Türkiye'nin yeminli düşmanları olmuştur. Şunun bilinmesini isterim. Ne Türkiye'nin ne de Türk milletinin artık kaybetmeye tahammülü yoktur. Hiç kimsenin de Türkiye'ye ve Türk milletine kaybettirmeye hakkı yoktur. Değerli milletvekilleri, bu mücadelede en büyük görev milletin temsilcileri olarak bizlere, yani siyaset kurumuna düşmektedir” ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN’DAN “YENİ SİYASET” MESAJI

Siyasi partilere çağrıda bulunan Erdoğan, “Küresel ve bölgesel gelişmeler yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır. Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor. Ya kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz, ya da asgari müştereklerde buluşmayı, mutabakat içinde rekabeti esas alan yeni siyaseti Türkiye'ye hakim kılacağız” dedi.

Erdoğan, “Eğer Türkiye yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa, eğer Türkiye önüne açılan tarihi fırsatları değerlendirecekse, bu paradigma değişimini hep beraber vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız” ifadelerini kullandı.

Partilerin Türkiye merkezli siyaset yürütmesi gerektiğini belirten Erdoğan, “Her siyasi parti, Türkiye'nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak Türkiye merkezli siyaset icra etmelidir. Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye'nin milli menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir. Biz buna 'iç cephenin tahkim edilmesi' diyoruz. Biz buna 'büyük Türkiye mutabakatı' diyoruz” diye konuştu.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE DEĞİNDİ

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, “Değerli milletvekilleri, terörsüz Türkiye sürecimizin aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu milli mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye'nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye'nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgar estirmiştir” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, sürece ilişkin olarak “Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır” dedi.

Çerçeve yasanın TBMM’de 467 kabul oyuyla geçtiğini hatırlatan Erdoğan, “Çerçeve yasanın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihi mutabakat, aziz milletimizi, Türkiye'nin dostlarını sevindirirken hiç şüpheniz olmasın ki Türkiye'nin hasımlarını üzmüş, onları hayal kırıklığına uğratmıştır” ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür eden Erdoğan, “Bu vesileyle ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşuyla terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum” dedi.

Erdoğan, “Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum” ifadelerini kullandı.

Diğer siyasi parti gruplarına da değinen Erdoğan, “Gerek Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse çerçeve yasanın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum” dedi.

YENİ ANAYASA MESAJI

Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinin ardından oluşacak siyasi ortamın yeni anayasa çalışmalarına da katkı sağlayacağını belirterek, “Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek çok daha kolay ve mümkün hale gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye'nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa yapma şartları inanıyorum ki daha da olgunlaşacaktır” ifadelerini kullandı.

Yeni yasama yılının Kanun-i Esasi’nin ilanının 150. yıl dönümüne denk geldiğini hatırlatan Erdoğan, konuşmasında “Son iki asırda bu hakikati modern anayasal devlet fikriyle buluşturma teşebbüsleri başarılı, başarısız pek çok sonuç doğurmuş, tartışma ve arayışlara hiçbir zaman hız kesmemiştir. Kanun-i Esasi'nin üstünden geçen 150 yıla rağmen 'yeni anayasa' bahsi Türk siyasetinin önünde bir imtihan kağıdı olarak halen duruyor” dedi.

Kaynak:En İyi Haberler

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.