Dünya genelinde alarm veren doğum hızı düşüşü! Bazı ülkelerde çocuk sayısı sıfır: Nedeni açıklandı

Dünya genelinde alarm veren doğum hızı düşüşü! Bazı ülkelerde çocuk sayısı sıfır: Nedeni açıklandı

Yeni yayımlanan araştırma, dünya genelinde hızla düşen doğum oranlarının arkasında ekonomik sorunlardan çok akıllı telefonlar ve sosyal medyanın olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, insanlığın “demografik kış” tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.

Dünya genelinde doğum oranları tarihte benzeri görülmemiş bir hızla düşerken, yayımlanan yeni araştırma küresel nüfus krizinin arkasındaki nedenlere ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Verilere göre birçok ülkede doğurganlık oranı kritik seviyelerin altına inerken, uzmanlar bu sürecin yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını belirtiyor.

DOĞURGANLIK ORANLARI KRİTİK EŞİĞİN ALTINA DÜŞTÜ

Araştırmaya göre dünyadaki 195 ülkenin üçte ikisinden fazlasında doğurganlık hızı, nüfusun göç olmadan kendini yenileyebilmesi için gerekli kabul edilen 2,1 seviyesinin altına geriledi.

66 ülkede ise kadın başına düşen ortalama çocuk sayısının 1’e yaklaştığı belirtilirken, bazı ülkelerde en yaygın çocuk sayısının istatistiksel olarak “sıfır” olması dikkat çekti.

ARTIK SORUN “AZ ÇOCUK” DEĞİL, “ÇİFT” BULAMAMAK

Uzun yıllardır düşük doğum oranları ekonomik sıkıntılar ve artan yaşam maliyetleriyle ilişkilendiriliyordu. Ancak araştırma, sorunun çok daha derin bir toplumsal dönüşümden kaynaklandığını ortaya koydu.

Dünya genelinde yalnız yaşayan, ilişki kurmayan veya partner bulamayan genç yetişkin sayısında ciddi artış yaşandığı belirtiliyor. Özellikle düşük gelirli ve düşük eğitim seviyesine sahip gruplarda yalnızlaşma eğiliminin daha güçlü olduğu vurgulanıyor.

dogun-oranlari.jpg

AKILLI TELEFONLAR DÖNÜM NOKTASI OLDU

Araştırmadaki en dikkat çekici bulgu ise doğum oranlarındaki sert düşüşün, akıllı telefonların ve mobil internetin yaygınlaştığı dönemlerle birebir örtüşmesi oldu.

ABD, İngiltere ve Avustralya’da doğum oranlarının 2007’ye kadar istikrarlı seyrettiği, Fransa ve Polonya’da 2009’a, Meksika ve Endonezya’da ise 2012’ye kadar dengede kaldığı belirtildi. Aynı şekilde Gana, Nijerya ve Senegal’de kırılmanın 2013-2015 yıllarında başladığı kaydedildi.

dogum.jpg

Bu tarihler, ilgili ülkelerde 4G altyapısının yaygınlaşması ve akıllı telefon kullanımının günlük yaşamın merkezine yerleştiği dönemlerle çakışıyor.

YÜZ YÜZE İLETİŞİM HIZLA AZALIYOR

Araştırmada dijitalleşmenin insan ilişkilerini kökten değiştirdiği vurgulandı. Özellikle genç kuşaklar arasında yüz yüze sosyalleşmenin ciddi şekilde azaldığı ifade edildi.

Örnek olarak Güney Kore’de gençler arasındaki yüz yüze sosyalleşme oranının son 20 yılda yüzde 50 düştüğü belirtildi.

bebek.jpg

SOSYAL MEDYA GERÇEK DIŞI BEKLENTİLER YARATIYOR

Uzmanlara göre sosyal medya platformlarında oluşturulan “kusursuz yaşam” algısı, ilişkiler üzerindeki beklentileri gerçek dışı seviyelere taşıyor.

Ayrıca yoğun sosyal medya kullanımının cinsel işlev bozukluklarıyla bağlantılı olduğuna dair bulguların da arttığı ifade ediliyor.

“DEMOGRAFİK KIŞ” ENDİŞESİ BÜYÜYOR

Uzmanlar, doğum oranlarındaki düşüşün uzun vadede yaşlanan nüfus, küçülen iş gücü ve emeklilik sistemlerinde ciddi krizlere yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Japonya’nın yıllardır mücadele ettiği ekonomik ve sosyal durağanlığın, dünyanın geri kalanı için de benzer bir tablo oluşturabileceği değerlendiriliyor.

ÇÖZÜM İÇİN DİJİTAL KÜLTÜR DEĞİŞİMİ ÇAĞRISI

Araştırmacılar, uygun konut projeleri ve aile teşviklerinin sürece katkı sağlayabileceğini ancak asıl çözümün dijital kültürde dönüşümden geçtiğini savunuyor.

Uzmanlara göre insanların ekran bağımlılığından uzaklaşıp yeniden gerçek sosyal bağlar kurabilmesi, doğurganlık krizinin aşılmasında kritik rol oynayacak.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.