61 saniyelik dakikalar tarih oluyor: Saat sisteminde Türkiye'yi de ilgilendiren devrim gibi karar
Dünya'nın dönüş hızındaki dalgalanmalar nedeniyle uygulanan ve dijital sistemlerde krizlere yol açan "artık saniye" devri kapanıyor. Türkiye'nin de dâhil olduğu 69 ülkenin oylayacağı yeni düzenlemenin, Mayıs 2027’de yürürlüğe girmesi hedefleniyor.
Dünya'nın kendi ekseni etrafındaki dönüş hızının sabit kalmaması, hassas atom saatleri ile gezegenin gerçek zamanı arasında farklar doğuruyor. Bu senkronizasyonu sağlamak adına yıllardır başvurulan ve dakikaların 61 saniye sürmesine neden olan "artık saniye" uygulamasının tamamen rafa kaldırılması planlanıyor.
61 SANİYELİK DAKİKALAR İNTERNET DEVLERİNİ ÇÖKERTMİŞTİ
Gezegenin erimiş çekirdeği ve okyanus akıntıları gibi doğal etkenlerle yaşanan zaman sapmalarını düzeltmek için yapılan tek saniyelik müdahaleler, geçmişte büyük teknolojik aksaklıklara yol açtı. İnternet devlerinin sunucularında çökmelere, hava yolu ulaşımında gecikmelere ve küresel veri ağlarında kilitlenmelere neden olan uygulamanın, ilerleyen dönemde sistemlere daha büyük zarar vermesinden endişe ediliyor.
MÜDAHALE İÇİN "BİR SAATLİK FARK" ŞARTI GETİRİLİYOR
Versailles'daki Uluslararası Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu konferansında alınan ilk kararlar doğrultusunda, artık saniyelik mikro müdahaleler yerine atom saatleri ile astronomik zaman arasındaki farkın tam 1 saate ulaşması beklenecek. Dünya'nın mevcut dönüş hızı göz önüne alındığında, saatlere ilk "artık saat" eklemesinin yapılması binlerce yılı bulabilecek.
GÜNLÜK YAŞAMI VE KOL SAATLERİNİ ETKİLEMEYECEK
Küresel ölçekte yapılacak bu teknik dönüşüm, vatandaşların günlük zaman kullanımını değiştirmeyecek. Akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve kişisel saatler aynı düzende çalışmaya devam edecek. Değişiklik temel olarak küresel borsalar, uydu iletişim ağları, hava trafiği ve devasa internet altyapılarının teknik zaman senkronizasyonunu güvenceye almayı amaçlıyor.
TÜRKİYE DAHİL 69 ÜLKE KARAR İÇİN SANDIK BAŞINDA
Aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 69 üye ülkenin onayına sunulacak olan düzenleme kabul edildiği takdirde, sürecin Mayıs 2027'de resmiyet kazanması öngörülüyor. Daha önce 2035 olarak planlanan takvim, teknolojik altyapılardaki riskleri sıfıra indirmek adına erkene çekilmek isteniyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.