61 milyon kişi risk altında: Türkiye depremden korkuyor ama hazır değil
Türkiye’de 61 milyon kişi deprem riski altında yaşıyor. Toplumun yüzde 60’ı kaygılı, ancak yarıya yakını kendini hazır hissetmiyor. Her 4 evden 3’ünde deprem çantası yok, yarıdan fazlası toplanma alanını bilmiyor. Risk büyük, hazırlık yetersiz.
Türkiye’de nüfusun yüzde 71’i orta ve yüksek riskli deprem bölgelerinde yaşıyor. Eski ve dayanıksız yapı stoku ise tehlikeyi büyütüyor. Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından açıklanan “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci” araştırması, toplumun deprem korkusu ile hazırlık düzeyi arasındaki çarpıcı çelişkiyi ortaya koydu.
“DEPREMİ BİLİYORUZ AMA HAZIR DEĞİLİZ”
Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğuna dikkat çekerek, ülke topraklarının yüzde 66’sının, nüfusun ise yaklaşık 61 milyonunun riskli bölgelerde yaşadığını vurguladı. Risk tanımı genişletildiğinde bu oran yüzde 90’a kadar çıkıyor.
Araştırmaya göre toplumun yaklaşık yüzde 60’ı deprem kaygısı taşıyor. Ancak bu kaygı, hazırlığa aynı oranda yansımıyor.
“YA OLURSA” KORKUSU GÜNLÜK HAYATIN PARÇASI
Katılımcıların yüzde 58,3’ü deprem konusunda kaygılı olduğunu belirtirken, her 10 kişiden 6’sı “ya olursa” endişesini gündelik yaşamında hissediyor. Kadınlarda bu oran yüzde 67,7’ye kadar yükseliyor.
Toplumun yüzde 59,8’i daha önce hayatını ciddi biçimde etkileyen bir deprem yaşadı. Yüzde 40,6’lık kesim önümüzdeki beş yıl içinde yıkıcı bir deprem bekliyor. Buna karşın katılımcıların yüzde 45,5’i kendisini depreme hazır hissetmiyor.
RİSK ALGISI EN YÜKSEK BÖLGE: İSTANBUL VE DOĞU MARMARA
Araştırmaya göre toplumun yüzde 54’ü yaşadığı bölgeyi “çok riskli” olarak görüyor. Risk algısının en yüksek olduğu yerlerin başında İstanbul ve Doğu Marmara hattı geliyor. Bu bölgelerde yaşayanlar, bulundukları coğrafyayı kırılgan ve hassas olarak değerlendiriyor.
BİNALAR ESKİ, SİGORTA ORANI DÜŞÜK
Nüfusun yaklaşık üçte biri 1999 depremi öncesinde inşa edilmiş yapılarda oturuyor. Çok sayıda binada risk tespiti yapılmadığı belirtiliyor.
Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) sahiplik oranı ise yüzde 41,6’da kalıyor. Bu tablo, toplumun yarısından fazlasının olası bir deprem karşısında ekonomik güvenceye sahip olmadığını gösteriyor.
TOPLANMA ALANI VE DEPREM ÇANTASI BİLİNMİYOR
Katılımcıların yüzde 55,2’si acil durum toplanma alanını bilmediğini söylüyor. Daha çarpıcı bir veri ise deprem çantasında ortaya çıkıyor: Toplumun yüzde 73,1’inin evinde deprem çantası yok. Yüzde 45’i ise ev eşyalarını sabitlemediğini belirtiyor.
Araştırma, Türkiye’de deprem korkusunun yüksek, hazırlık düzeyinin ise yetersiz olduğunu net biçimde ortaya koyuyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.