Yazıcıoğlu soruşturmasında FETÖ izi: Ankara merkezli operasyonda 19 tutuklama
Türk siyasi tarihinin en tartışmalı olaylarından biri olan Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin adli süreçte kritik bir eşik aşındı. Soruşturmaya ilişkin adli arşiv sıfırdan açıldı.
Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve heyetinin 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde geçirdiği şüpheli kazanın üzerindeki sis perdesini aralamak için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde devasa bir operasyon dalgası başlatıldı. Dosyanın başkente taşınmasıyla birlikte, savcılık kaynaklarının "daha önce hiç yürütülmemiş gibi" ele alınacağını belirttiği adli süreç, tamamen teknik ve örgütsel derinliğe odaklanan yeni bir faza geçiş yaptı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in resmi açıklamalarına yansıyan adli bilançoya göre, siber ve fiziki takipleri içeren operasyon süreci şu verilerle ilerledi. Ankara merkezli yürütülen soruşturma kapsamında 10 farklı ilde belirlenen 30 adrese eş zamanlı şafak operasyonları icra edildi. Hakkında işlem başlatılan 29 şüpheliden 27'si kolluk kuvvetlerince gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen zanlılardan 19'u tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 8 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Hakkında işlem yapılan listedeki diğer 2 şüphelinin, yürütülen farklı FETÖ/PDY dosyaları kapsamında halihazırda cezaevinde tutuklu veya hükümlü olarak bulunduğu tespit edildi.
Soruşturmanın Kahramanmaraş'tan Ankara'ya taşınmasıyla birlikte adli emanete alınan 190 klasörlük devasa arşiv, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyet bünyesindeki siber suçlar uzmanları tarafından dijital filtreleme yöntemleriyle yeniden inceleniyor. Kaza gününe ait tüm kule konuşmaları, arama-kurtarma sinyal haritaları ve şüphelilerin geçmiş operasyonel kayıtları, olası bir veri karartma eylemini ortaya çıkarmak adına modern adli bilişim (digital forensics) süzgecinden geçiriliyor.
ADİL ÖKSÜZ, BYLOCK VE MAHREM YAPILANMA ÜÇGENİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, bu soruşturmanın yalnızca helikopterin düşmesine ilişkin mekanik ve teknik adli bulgularla sınırlı tutulmadığını, arkadaki örgütsel yapıyı deşifre etmeyi amaçladıklarını vurguladı. Savcılık dosyasında mercek altına alınan 3 ana yasal başlık dikkat çekti. Şüphelilerin FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarına, askeri veya mülki yapılanmaya sızmış mahrem imamlarıyla olan örgütsel irtibatları yer aldı. Ayrıca, 15 Temmuz darbe girişiminin firari ismi Adil Öksüz ile şüpheli profilleri arasında geçmişe dönük herhangi bir iletişim veya buluşma trafiğinin bulunup bulunmadığı da öne çıktı. Geçmiş veri tabanlarından elde edilen ByLock yazışma içeriklerinde, kaza süreci ve sonrasındaki delil karartma iddialarına yönelik anahtar kelimelerin analizi de mercek altına alındı.
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasının kamuoyu vicdanında 17 yıldır derin bir iz bıraktığını ifade eden Bakan Gürlek, bu adımı devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan odakların araştırılması olarak nitelendirdi. "Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına müsaade edilmeyecektir" diyen Gürlek, sürecin kararlılıkla takip edileceğini belirtti.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.