Türkiye'de yeni virüs için alarm! Sessizce yayılıyor

Türkiye'de yeni virüs için alarm! Sessizce yayılıyor

Küresel ısınma nedeniyle yayılım alanı genişleyen Chikungunya virüsü vakalarında artış yaşanıyor. Uzmanlar, sivrisineklerle bulaşan hastalığın yüksek ateş ve aylar sürebilen eklem ağrılarına yol açabileceğine dikkat çekiyor.

Küresel iklim değişikliği ve artan sıcaklıklar, sivrisinek kaynaklı hastalıkların daha geniş coğrafyalara yayılmasına neden oluyor. Son dönemde adı daha sık duyulan Chikungunya virüsü de bu tehditlerden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle Aedes türü sivrisineklerin taşıdığı virüs, yüksek ateş ve şiddetli eklem ağrılarıyla kendini gösteriyor.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Muharrem Güler, hastalığın belirtilerinin enfekte sivrisineğin ısırmasından sonra genellikle 3 ila 7 gün içinde ortaya çıktığını, bazı vakalarda ise bu sürenin 12 güne kadar uzayabildiğini belirtti.

EKLEM AĞRILARI AYLARCA SÜREBİLİYOR

Dr. Güler, Chikungunya'nın en belirgin özelliğinin el, ayak, bilek ve diz eklemlerinde yoğun ağrılara neden olması olduğunu ifade etti. Hastalarda yüksek ateşin yanı sıra baş ağrısı, kas ağrıları, halsizlik, mide bulantısı, kusma ve cilt döküntülerinin de görülebildiğini aktaran Güler, bazı kişilerde eklem ağrılarının haftalar hatta aylar boyunca devam edebildiğini söyledi.

İNSANDAN İNSANA BULAŞMIYOR

Uzmanlar, Chikungunya virüsünün doğrudan insandan insana geçmediğini vurgularken, bulaşın enfekte sivrisinekler aracılığıyla gerçekleştiğini belirtiyor. Sivrisineklerin çoğalmasında durgun su birikintilerinin önemli rol oynadığına dikkat çekilirken, çevredeki su kaynaklarının kontrol altında tutulması gerektiği ifade ediliyor.

Korunma amacıyla sivrisinek kovucu ürünlerin kullanılması, uzun kollu kıyafetlerin tercih edilmesi ve sivrisinek yoğunluğunun bulunduğu alanlarda dikkatli olunması öneriliyor.

KESİN TEDAVİ BULUNMUYOR

Chikungunya virüsüne karşı doğrudan etkili bir antiviral tedavi henüz bulunmuyor. Uygulanan tedaviler, ateş ve ağrının azaltılması, yeterli sıvı alımı ve dinlenme gibi destekleyici yöntemlerden oluşuyor.

Riskli bölgelere seyahat edecek kişilere de uyarılarda bulunan Dr. Güler, Türkiye’de yaygın kullanıma sunulmuş bir aşı bulunmadığını ancak yurt dışında onay alan bazı aşıların kullanılmaya başlandığını belirterek, seyahat öncesinde sağlık uzmanlarına danışılmasının önem taşıdığını kaydetti.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.