Tanju Özcan'ın 'şantaj' davasındaki savunması ortaya çıktı
Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve farklı bir dosyadan şu anda tutuklu bulunan Tanju Özcan'ın hem müşteki hem de sanık sıfatıyla yargılandığı şantaj davasındaki savunması ortaya çıktı.
Geçtiğimiz Şubat ayında eski Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın Mehmet Eren Akgüney hakkında şantaj iddiasıyla bulunduğu suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma kapsamındaki 13 sayfalık iddianame, Bolu 6'ncı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 28 Şubat'ta Akgüney gözaltına alınıp tutuklanırken, Tanju Özcan da farklı bir dosya olan "icbar suretiyle irtikap" kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Hazırlanan iddianamede, Özcan'ın belediye personeli olan Öznur Ç.'ye gönderdiği mesajların Öznur Ç.'nin eski sevgilisi Mehmet Eren Akgüney'in eline geçtiği ve Akgüney'in bu mesajlar karşılığında Özcan'dan 20 milyon lira, lüks bir otomobil ve oto yıkama tesisi talep ettiği belirtildi. Şantaja aracılık ettikleri iddiasıyla Boluspor Kulüp Başkanı Erdal Bayrak ve CHP'li Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin de dosyada yer aldı. Aynı dosyada Öznur Ç.’ye yönelik eylemleri ve makam odasındaki sözleri nedeniyle Tanju Özcan’ın da "şantaj" suçundan 3 yıla kadar hapsi isteniyor.

Davanın ikinci duruşmasında Tanju Özcan'ın verdiği ifade ortaya çıktı. Farklı bir dosyadan tutuklu bulunduğu için duruşmaya cezaevinden SEGBİS sistemiyle katılan Özcan, savunmasında kendisine yöneltilen bütün iddiaları siyasi kumpas olarak değerlendirdi. Özcan, Öznur Ç. ile mesajlaşmalarının yapay zeka ile üretildiğini öne sürdü.
"BÖYLESİ İLK KEZ GÖRÜLDÜ"
Sürecin başında şantaj suçlamasıyla bizzat kendisinin suç duyurusunda bulunduğunu mahkeme heyetine anlatan Özcan, "Şu ana kadar şantaj suçundan suç duyurusunda bulunan müştekinin, aynı soruşturma kapsamında aynı suçlama ile sanık pozisyonuna düştüğü ilk kez görülmüştür. Tarafıma yöneltilen şantaj suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum. Böyle bir suçu işleyen birinin aynı suçlama ile başkaları hakkında şikayette bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. İddianameye bakarak hakkımda dava açılmasına sebep olan konu, Öznur'un 'Seni Eren'e karşı korumam için bundan sonra benimle birlikte olmak zorundasın' şeklindeki beyanıdır. Buradaki isnat açık bir iftiradır" ifadelerini kullandı.

İĞRENÇ BİR İFTİRA
İlk duruşmada Öznur Ç.'nin verdiği ifadesinde, "Narven Termal Kasaba'ya beni Tanju Özcan'ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan'la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" sözlerine ilişkin konuşan Özcan, "Mazeretim sebebiyle katılamadığım geçen duruşmada Öznur, vekilliğini üstlenmiş rakip partinin ilçe başkanı olan siyasi hasmımın telkinleri ile ifadesine iğrenç iftiralar eklemiştir. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Öznur'un iftiraları sonucunda şoförümün Mayıs ayında yapılacak nikahı bu çirkin iftira yüzünden iptal edildi. İddiaları ile bir yuva kurulmasını engelleyen Öznur Ç. ve böyle bir ifadeyi vermesi için kendisini ikna edenleri Allah'a havale ediyorum" diye konuştu.
"İTİBAR SUİKASTINA UĞRADIM"
Sızdırılan mesajların itibar suikastına uğradığını söyleyen Özcan, sözlerine, "Bu davanın açılmasını birileri istedi. Çünkü burada amaç cezalandırılmam değil, mesaj içerikleri marifetiyle yıllarca emek vererek elde ettiğim konumun yerle bir edilmesiydi. Savcılık tarafından evlilik birliğime sadakat görevimi yerine getirip getirmediğim araştırılmıştır. Müşteki ile aramda 2024 yılından bu yana birkaç defa mesajlaşmalar gerçekleşmiştir ancak yine de benim konumumdaki birinin müştekiye mesaj göndermesi doğru bir davranış olmamıştır. Mesajlaşmalarda TCK'ya aykırı bir suç yoktur ancak eşime karşı bir özür borcum vardır" şeklinde devam etti.

"TCK'DE AHMAKLIK SUÇU VARSA CEZALANDIRILMAYI KABUL EDİYORUM"
Süreç içerisinde Adalet Bakanı Akın Gürlek'i arayıp durumu anlattığını belirten Özcan, "Hak etmediğim bir şekilde bu sözde mesaj kayıtları ve ifadeler ulusal basına servis edilerek ciğeri beş para etmez insanların ağzına sakız olmuştur. Eylemime uyan suç şantaj olmamakla birlikte eğer TCK'da ahmaklığın suç olduğunu tanımlayan bir suç var ise bu suçtan cezalandırılmamı isabetli görüyorum. Bu süreçte bir hata daha yaptım. Sanıklar hakkındaki şikayetimden sonra bazı arkadaşlarımın telkinleri ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'i aradım. Süreci sayın bakana kısaca özetledim. Kendi sürecim hakkında torpil talep etmedim. Ancak bu yaptığımın çok büyük bir hata olduğunu, adeta güdülmek istenen kuzu gibi kendimi teslim ettiğim sonucuna vardım. İrtikap suçundan dolayı tutuklanmamdan beklenilen itibar kaybı gerçekleşmediği için bu şantaj davası açılmıştır" şeklinde konuştu.
"YAPAY ZEKA KULLANILDI"
Hakkındaki iddiaları reddederek beraatını talep eden Özcan, "Sanıklar hakkında şikayetçi olduğum için pişmanım. Beni bu süreçten zararlı çıkacağım konusunda uyarmışlardı. Sanıkları tebrik ediyorum, zira Türkiye'nin mevcut hukuk düzenini benden daha iyi anladıklarını gördüm. Gelinen noktada şikayet etmek yerine pazarlık ederek şantajın gereğini yerine getirmemiş olmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Müşteki Öznur ile aramızda geçtiği iddia edilen mesaj kayıtlarının yapay zeka veya başkaca bir yöntem ile yapıldığını düşünüyorum. Tarafıma gelen aramalar Gürcistan numarası üzerinden yapılıyordu. Suçsuzum ve beraatımı talep ediyorum" dedi.
Kaynak:İHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.