Özlem Gültekin'in şüpheli ölümünde sarsıcı detaylar: İlaç bağımlılığı, şantaj ve enjektör iddiaları savcılık dosyasında

Özlem Gültekin'in şüpheli ölümünde sarsıcı detaylar: İlaç bağımlılığı, şantaj ve enjektör iddiaları savcılık dosyasında

İzmir'de kliniğinde ölü bulunan Kadın Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Özlem Gültekin'in şüpheli ölümüyle ilgili savcılık soruşturma başlattı.

İzmir'in tanınmış kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarından Op. Dr. Özlem Gültekin'in kliniğinde hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturma derinleşiyor. İlk değerlendirmelerde kalp krizi geçirdiği düşünülen 48 yaşındaki doktorun şüpheli ölümü üzerine savcılık harekete geçti. Boşanma aşamasındaki eşi Erhan Çelik’in savcılığa sunduğu dilekçe ve iddialar, olaydaki soru işaretlerini artırdı.

Gazeteci Birsen Altuntaş'ın haberine göre, Erhan Çelik avukatı aracılığıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Dilekçede, merhum doktorun evlilik öncesinden bu yana anestezide kullanılan bazı maddelere karşı bağımlılık mücadelesi verdiği belirtildi. Çelik, 2023 yılında durumu öğrendikten sonra eşi için yurt içi ve yurt dışında tedavi süreçleri başlattığını ancak olumlu bir netice alamadığını ifade etti.

Süreç kapsamında 2025 yılının Ocak ayında boşanma davası açtığını ve müşterek çocuğun velayetini talep ettiğini belirten Çelik, kamuoyuna yansıyan ve eşine şiddet uyguladığı şeklinde algılanan görüntülere de açıklık getirdi. Çelik, o görüntülerde amacının şiddet uygulamak değil, çanta içerisindeki ilaç ve enjektörleri kayıt altına almak olduğunu, eşinin ise bu sırada telefonunu elinden almaya çalıştığını savundu.

MAHKEME SÜRECİ VE ADLİ TIP DETAYI

Öte yandan, İstanbul 13. Aile Mahkemesi'nde görülen boşanma davasında, mahkemenin yaklaşık 2 ay önce Özlem Gültekin’i test vermesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk ettiği ancak doktorun bu testi vermediği dava kayıtlarına geçti.

ŞİKAYET DİLEKÇESİNDEKİ ÇARPICI İDDİALAR

Erhan Çelik'in savcılığa sunduğu şikayet dilekçesinde şu dikkat çeken iddialar yer aldı:

Özlem Gültekin Çelik benim boşanma aşamasında olduğum eşim olmaktadır, kendisi dün 13.08.2026 tarihinde klinik adresinde ölü olarak bulundu, eşim operatör doktor olarak çalışmaktaydı. Ben eşimle 2019 yılında evlendim. Evlendikten bir kaç yıl sonra eşimin anestezide kullanılan bazı ilaçları yasa dışı şekilde kullanarak bağımlı olduğunu fark ettim. Eşim ile bir çok defa tedavi olması hususunda konuştum ancak bir türlü bu bağımlılıktan kurtulamadı. Eşim bahse konu anestezide kullanılan ilaçları kullandığı gibi bildiğim kadarıyla Lyrica diye tabir edilen yeşil reçeteli ecza haplarını da kullanmaktaydı.

Eşim bahse konu anestezide kullanılan ilaçları kendi kliniğinden temin ettiği gibi üçüncü şahıslar aracılığıyla da yasa dışı olarak temin etmekteydi. Örnek vermek gerekirse ameliyat için kullanıldığı söylenilen propofol vb anestezide kullanılan ilaçlar ameliyat için kullanılmıyor, ilgili maddeler eşime veya bir başka şahıslara satılıyordu. Ben boşanma aşamasında olduğumuz İstanbul Anadolu 13. Aile Mahkemesi’ne bu şahısların kimlikleriyle alakalı detaylı belgeler avukatım vasıtasıyla sunmuştum, bahse konu işbu dosyayla avukatım vasıtasıyla sunacağım, şu an telefonda kayıtlı olan şahısları söylemem gerekirse [KARARTILMIŞ] nolu GSM hattın sahibi olan [KARARTILMIŞ], yine [KARARTILMIŞ] nolu GSM hattın sahibi olan [KARARTILMIŞ]. Bu şahıslar eşimin kliniğinde çalışmazlar ancak [KARARTILMIŞ] nolu GSM hattın sahibi [KARARTILMIŞ] adlı şahıs bu ilaçların tedarikine yardımcı olduğu gibi bizzat kendisine ilaçları enjekte ettiğini merhum eşim itiraf etmişti. [KARARTILMIŞ] nolu hattı kullanan [KARARTILMIŞ] isimli şahıs da eşime bahse konu ilaçları temin etmekteydi.

Ben bu bilgileri eşimin telefonundan tespit etmiştim ve boşanma aşamasında olduğumuz mahkemeye delil olarak sunmuştum. Eşimin Akbank, Yapı Kredi ve Garanti bankasında bulunan hesaplar incelendiğinde de eşimin bahse konu şahıslara para gönderdiği anlaşılacaktır. Eşime yasa dışı yollarla temin edilen bahse konu ilaçları [KARARTILMIŞ] nolu hattı kullanır) isimli şahıs getirmekteydi. 07.08.2026 tarihinde de merhum eşim [KARARTILMIŞ]…isimli şahısla Narlıdere’de bulunan Bülent Ecevit Sk. No:21 sayılı adresine gece yarısı giderek yine bahsetmiş olduğum anestezi içerikli ilaçları kullanmış, ertesi gün [karartılmış] evin içerisinin kan revan içerisinde olduğunu bana söylemişti. [karartılmış] nolu GSM hattı kullanır ve eşimin bu ilaçları uzun zamandır kullandığından haberi ve bilgisi vardır. Eşimin telefonu Savcılıkça el konulmuş olup, incelendiğinde başka şahısların da tespit edileceğini düşünüyorum.

Ayrıca eşimin bu maddeleri kullandığı esnada görüntülerinin çekildiği ve çekildiği görüntülerin bana gönderilerek şantajla para istenildiğine ilişkin olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na müracaatta bulunmuştum, bununla alakalı olarak İzmir 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2026/369 esas sayılı dosyasında kamu davası halen devam etmektedir. Benim şimdilik aktaracağım bilgiler bundan ibarettir. Tespit ettiğim veya edeceğim başkaca delillerimi avukatım vasıtasıyla dosyaya sunmaya devam edeceğim. Eşime yasa dışı yollarla temin edilen bağımlılık yapan bu ilaçları satan, temin eden, aracılık eden şahısların tespit edilmesini ve haklarında yasal işlem yapılmasını talep ediyorum. Ayrıca merhum eşimin kliniğinde güvenlik kameraları bulunmaktaydı. Zira kliniğinde yüklü miktarda ziynet eşyası ve parası bulunmaktaydı. Öğrendiğim kadarıyla olay tarihinde kameranın kayıt yapmadığını çalışanlar iddia etmişler, bu hususla alakalı araştırma yapılmasını, kameraların bilinçli olarak kapatılıp kapatılmadığının tespit edilmesini istiyorum.

Ayrıca eşim ölü olarak bulunduğu sırada [karartılmış] isimli şahıs boş enjektör ve boş ilaç kutularını alelacele toplayıp temizlik yapmış ve delilleri çöpe atmış. Olay yeri inceleme ekipleri tarafından ilgili materyaller çöp kutusundan temin edilmiş. Ben [karartılmış] isimli şahsın olay tarihinde eşime enjektörü kendisinin yaptığını düşünüyorum, zira eşimin damar yolları yok denecek kadar yıpranmıştı ve hep [karartılmış] isimli şahıs enjekte ederdi. Ben eşimin ölümünde [karartılmış] isimli şahsın bir dahili olduğu şüphesindeyim. Eşimin kesin ölüm sebebi şu aşamada belli değildir ancak eşimin ölümünde dahili olduğunu düşündüğüm yukarıda zikrettiğim ve tespit edilecek şahıslardan şikayetçiyim dedi. Tutanak ifade veren tarafından okundu, birlikte imza altına alındı. 14/08/2026…

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.