Özgür Özel'den Bağcılar'da flaş açıklamalar: Erdoğan yenerse siyaseti bırakıyorum
CHP’nin 85’incisini düzenlediği “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginin Bağcılar ayağında, CHP Genel Başkanı Özgür Özel “Bağcılar’ı da Türkiye’yi de kazanacağız” diyerek Cumhurbaşkanı'na seslendi. Özel " Yenerse siyaseti bırakıyorum". dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin bu haftaki durağı İstanbul’un Bağcılar ilçesi oldu. Serinin 85’inci mitinginde binlerce vatandaş bir araya geldi.
Mitingde, tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri Cezaevi’nden gönderdiği mektup kürsüden okundu. İmamoğlu’nun mesajı, alanda bulunan kalabalık tarafından uzun süre alkışlandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise konuşmasında Bağcılar vurgusu yaptı. Özel, “1992’den bu yana Bağcılar’da belediye seçimleri yapılıyor. Bu ilçeyi hiç kazanamadık ama Bağcılar’a da hiç küsmedik. Çalıştık, çalışmaya devam edeceğiz. Bağcılar’dan söz veriyorum; Türkiye’yi de kazanacağız, Bağcılar’ı da kazanacağız” ifadelerini kullandı.
"SEN YENERSEN SİYASETİ BIRAKIYORUM"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da seslenen Özel "Benim adayım belli, Ekrem İmamoğlu. İster hangisine güveniyorsan; Başbakan çıkardın yendik, Meclis Başkanı çıkardın yendik, bu beceriksiz, beceriksiz boş senetçi Murat Kurum’u, mafyatik Murat'ı çıkardın yendik. Kime güveniyorsan, kime güveniyorsan benim adayım Ekrem İmamoğlu. İster TikTokçu Hakan, ister damat, ister evlat, kimi çıkarıyorsan çıkar karşımıza kararı İstanbul versin. Eğer seçimi sen kazanırsan biz siyaseti bırakıyoruz ama seçimi Ekrem Başkan kazanırsa artık yakamızdan düş istiyoruz. Hodri meydan!" dedi.
Özgür Özel'in açıklamalarının tamamı:
"Bu meydana bakınca ben, bir Türkiye haritası görüyorum. Bu meydana bakınca Anadolu'nun kardeşliğini, Karadeniz'in asi dalgalarını, Güneydoğu'nun sıcaklığını, Balkanların neşesini görüyorum. Bu meydana bakınca ben pijamayı çıkarmış, kumandayı fırlatmış, meydanlara akmış 10 binleri görüyorum.
İstanbul Büyükşehir, Bağcılar'ı yalnız bırakmadı, elini Bağcılar'ın üzerinden hiç çekmedi. İstanbul Büyükşehir, bu ilçede 32 bin 600 haneye sosyal destek sağlıyor, 25 bin 500 aileye İstanbul Kart vermiş durumda. 4 bin 800 hane, düzenli olarak Halk Ekmek desteği alıyor. Bu ilçede 23 bin 500 çocuğa 3 milyon 400 bin litre ücretsiz süt dağıtıldı. 13 bin 400 annenin Anne Kart'ı var çantasında. 2 bin 810 haneye kızlar okusun diye eğitim desteği veriliyor. 5 kreşimizde 537 evladımız eğitim imkanına kavuştu. İSKİ, bu ilçede 7,4 milyar liralık altyapı yatırımı yaptı. 137 kilometre içme suyu, 80 kilometre atık su hattı inşa edildi. Kent lokantası, istihdam ofisi, kadın destek merkezi açıldı. Metro hatlarıyla Bağcılar'ın ulaşım bağlantılarının hepsi tamamlandı. Ekrem Başkan Silivri'de ama aklı zihni İstanbul'da, Bağcılar'da. İlk günden bugüne gözü gibi baktığı Bağcılar'a Ekrem Başkan'dan çok selam getirdim.
''KARA PARAYI TAKİP EDİP BARONLARIN ÇETELERİN TEPESİNE ÇÖKECEĞİZ''
Türkiye'de herkes Tayyip Bey'in geçmişte Bağcılar'a geldiğini, yüzünü buraya döndüğünü, desteği buradan aldığını ama artık meydanlara, sokaklara çıkmadığını, pazar gezemediğini, esnafa gidemediğini, milletin yüzüne bakamadığını biliyor. Şimdi kendisine sesleniyorum. Bağcılar, en çok desteği verdiği Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarından, ne emeklisi, ne emekçisi, ne esnafı, ne genci ne yaşlısı bu gidişattan memnun değil. Bir tarafta Bağcılar'ın oyunu alanlar, gidip bir yerde keyif çatanlar, bir tarafta bugün 98 bin TL olmuş yoksulluk sınırı, onun altında koca bir meydan var.
Bağcılar'da sokaklar çetelerle, uyuşturucu çeteleriyle dolu. En büyük sorunlardan biri uyuşturucu. Maalesef çeteler bu ilçeyi sarmış durumda. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin buna bir çözümü yok. Çünkü onlar rakiplerine darbe yapmakla, Ekrem Başkan'dan kurtulmak için kumpas kurmakla meşguller. Çeteler, çocukları hem tetikçi hem torbacı olarak kullanıyor. Uyuşturucu kullanım yaşı 19'dan 16'ya gerilemiş. Tedavi başvuruları iki kat, uyuşturucu kaynaklı ölümler iki kat artmış. Ama AK Parti'nin AK Toroslar çetesi, magazin peşinde koşuyor. İki popçuyla uyuşturucu, iki topçuyla bahis operasyonu yapıp kara para baronlarına dokunmadan, kara paranın izini sürmeden, kara paranın ucu iktidarın oradan geçiyorsa, o taraflara dönmeden kendilerince algı operasyonları yapıyorlar. Bir ulusal seferberlik ilan edeceğimizi söyledik. Kara parayı takip edip baronların, çetelerin tepesine çökeceğiz.
''ÇETELERİN KÖKÜ KAZINACAK''
'Aman Kuzey Irak petrolünde Erdoğanların adı geçiyor, büyük paraya dokunmayayım, İran ambargosunu deldiler, oraya karışmayalım. Venezuela'dan Çorum'a gelen altınlar çıkabilir, oralı olmayayım, damada karışmayayım, evlada dokunmayalım' korkusu Türkiye'de büyük miktardaki kara parayı takipsiz bırakıyor. Etkin mücadele için MASAK'ı hem özgür hem özerk bırakacağız, yetkilerle donatacağız. Limanlarda, lojistikte gerçek bir denetim kuracağız. Sosyal politikalarla birlikte tedavi ve rehabilitasyonu sağlayacağız. Artık kimse bu ülkenin çocuklarına musallat olmayacak. Annesinden günahsız doğan çocuk, 14 sene sonunda suç makinesine dönmeyecek. Onun işlediği cinayet, onun yaktığı yürek, bu ülkede anaları ağlatmayacak. Ahmetler Atlaslar, anasının babasının yanında güvenle büyüyecek, bunların hepsinin hesabı sorulacak. Çetelerin kökü kazınacak."
''İSYAN EDECEĞİZ''
Bağcılar'da bu kalabalık olmasaydı yüksek tempolu bir konuşma yapmayı düşünmediğini söyleyen Özel, "Bugün Silivri'de canımızı sıktılar, mitingi Silivri'de cezaevinin önünde yaptım ben. Kusura bakmayın, biraz erken oldu, siz yoktunuz... Buraya gelince, sizleri görünce bunları elbette konuşacağız" ifadesini kullandı.
Özel, şunları kaydetti:
"AK Parti'nin bugün Türkiye'de hüküm süren bir düzeni var. Türkiye'de verginin yüzde 88'ini bu meydana ödetiyorlar, yüzde 11'ini gerçek vergi ödemesi gerekenlerden alıyorlar. Teşvik onlara ver, vergi affı onlara ver, sonra bu meydana yüklen dur. Bu meydandaki emekliye 20 bin TL'yi reva gör, asgari ücretliye 28 bin TL ile çocuk okut, geçin de. Bu düzenin AK Parti'nin kara düzenidir. Size söz veriyorum, and olsun ki AK Parti'nin kara düzenini yıkacağız. Bazen Eurovision'da sonuncu olurduk, bazen birinci olurduk. Bazen futbolda elenirdik, bazen dünya üçüncüsü olurduk. Şimdi yoksullukta, yüksek enflasyonda, işsizlikte, gelir vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz. Memleketi getirdikleri hal, 'yoksulsun, işsizsin, güvencesizsin ama dayanmalısın, şükretmelisin, katlanmalısın'. Kardeşim, bu ülke Atatürk'ün kurduğu eşit bir ülke. Bu ülkenin her dine saygısı var, yüzde 99'u Müslüman. Müslümanlıkta ruhban sınıfı mı var, bu memlekette ayrıcalıklı vatandaşlık statüsü mü var? Neden ben katlanıyorum da sen keyif çatıyorsun? Katlanmayacağız, asla katlanmayacağız, itiraz edeceğiz, isyan edeceğiz. AK Parti'nin kara düzenini alaşağı edeceğiz. AK Parti'nin kara düzenini yıkmaya var mısınız? Hakkınızı almaya var mısınız? Artık ezilmeye dayanamıyoruz, ezenlerden kurtulmaya var mısınız? İşte bu kararlılık, bu mücadele, bu güç kazandıracak. Çünkü ahlaki üstünlük, psikolojik üstünlük, çoğunluk enerjisi bizdedir. Onlar korksun, biz kazanacağız.
''BİR DEVRİ KAPATIP, YENİ BİR DEVİR AÇACAĞIZ''
Emekli maaşını 19 duyunca isyan ettik, Meclis'te oturma nöbetine, emekli direnişine başladık. Bin TL yaptılar, kabul etmedik, 15 gün orada direndik, şimdi 81 ilde direneceğiz, Anayasa Mahkemesi'ne gideceğiz. Eninde sonunda emeklinin hakkını da emekçinin hakkını da söke söke alacağız. İktidar olacağız, bir devri kapatıp yeni bir devir açacağız. Artık, bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak. Tayyip Erdoğan geldiğinde yani 3 Kasım 2002 günü, beğenmediği Ecevit iktidarının son verdiği en düşük emekli maaşı, 1,5 asgari ücretti, bugünkü hesapla beğenmediğimiz asgari ücret üzerinden tam 42 bin TL'lik bir maaş. Emekliyi 42 bin TL'den 20 bin TL'ye getirdiler. Şaşmayan altın hesabıyla o gün 8 çeyrek altın alan en düşük emekli maaşı, bugün 2 çeyrek altın alıyor. Adalet ve Kalkınma Partisi, her emeklinin cebinden her ay 6 çeyrek altını almıştır. 6 çeyrek altını çalmıştır. Elleri nasırlı emeklinin, dirsekleri çürümüş emeklinin, gözlükleri büyümüş emeklinin uğradığı büyük haksızlığa hep beraber isyan ediyoruz. Çünkü herkes şunu bilmelidir ki, emekli kurtulmadan emekçi, emekçi kurtulmadan çiftçi, çiftçi kurtulmadan işçi, işçi kurtulmadan esnaf kurtulmaz. Kurtuluş yok tek başına."
ayrıntılar geliyor....
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.