Narin Güran davasında yeni gelişme: Savcılıktan 'Nevzat Bahtiyar' itirazı
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin davada sanık Nevzat Bahtiyar hakkında verilen 17 yıl hapis cezası kararına itiraz ederek kararı temyize taşıdı.
Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolan ve 19 gün sonra Eğertutmaz Deresi yatağında bir çuval içinde cansız bedeni bulunan Narin Güran davasında yargı trafiği durmuyor. Daha önce "suç delillerini gizlemekten" verilen 4,5 yıllık cezası Yargıtay tarafından bozulan ve son olarak 16 Nisan’da "cinayete yardım" suçundan 17 yıla mahkum edilen Nevzat Bahtiyar için savcılık en üst sınırdan ceza istiyor.
"İFADELERİNDE YERİNE OTURMAYAN TAŞLAR VAR"
Duruşma savcısı tarafından mahkemeye sunulan temyiz dilekçesinde, Nevzat Bahtiyar'ın soruşturmanın başından beri sürekli değişen ve birbiriyle çelişen beyanlarda bulunduğu vurgulandı. Dilekçede, Narin'in cansız bedeninin üzerine konulan taşlara atıfta bulunularak, "Tıpkı Narin'in cansız bedeninin üzerine konan ve eksik kalan taşlar gibi, ifadelerinde de yerine oturmayan taşlar olduğu aşikardır" ifadesine yer verildi.
Savcılık, Bahtiyar'ın çelişkilerini şu somut verilerle ortaya koydu. İlk ifadelerinde maktulün evine hiç girmediğini iddia eden Bahtiyar, sonraki sorgularında evin içine girdiğini, cesedi içeriden battaniyeye sarılı halde aldığını itiraf etti. İlk etapta anneyi görmediğini söylerken, daha sonraki duruşmalarda cesedi alırken anne Yüksel Güran'ın tepeden kendisine ağlayarak baktığını iddia etti. Dere yatağında çuvalın üzerine kaç taş koyduğuna dair her ifadesinde (1 taş, 3 taş, büyük bir taş) farklı beyanlar vererek tutarsızlık sergiledi.
ARACINDAKİ TOPRAK ANALİZİ VE BAZ RAPORLARI KANIT GÖSTERİLDİ
Başsavcılık, teknik ve bilimsel delillerin Nevzat Bahtiyar’ın cinayetin tam merkezinde yer aldığını kanıtladığını savundu. Jandarma Kriminal Laboratuvarı raporuna göre, amca Salim Güran’ın aracı ile Nevzat Bahtiyar’ın cesedi taşıdığı kırmızı renkli Şahin marka aracından alınan toprak numunelerinin birebir benzer olduğu tespit edildi.
Ayrıca daraltılmış baz analizleri ve bilirkişi raporları; olay günü ve saatinde amca Salim Güran, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve Nevzat Bahtiyar’ın aynı zaman ve mekan birliği içerisinde, Arif Güran’ın evi ve ahır çevresinde bir arada bulunduklarını net bir şekilde ortaya koydu.
"BÜYÜK BİR SOĞUKKANLILIKLA ÇAY İÇMEYE GİTTİ, PİŞMAN OLMADI"
Temyiz dilekçesinde, sanığın iddia ettiği gibi "salt bir tehdit" altında bu suça karışmış olma ihtimalinin bulunmadığı aktarıldı. 8 yaşındaki bir çocuğun cansız bedenini saklama teklifini tereddüt etmeden kabul eden Bahtiyar'ın süreç boyunca hiçbir gerçek pişmanlık sergilemediği vurgulandı. Dilekçede, "Sanık Nevzat, Narin Güran'ın cansız bedenini gömdükten sonra hiçbir şey olmamış gibi baldızının evine gitmiş, çay içerek hayatına devam etmiştir" denilerek sanığın soğukkanlılığına dikkat çekildi.
Cansız bedenin uzun süre su altında kalması nedeniyle adli tıp incelemelerinde bazı delillere ulaşılamamasının da Bahtiyar'ın "suç ortaklığındaki konumunun ve iştirak iradesinin bir nişanesi" olduğu savunuldu.
Dilekçenin sonuç bölümünde, tüm sanıkların fikir ve eylem birlikteliği içinde hareket ettiği, cinayetin işleniş sürecine ortaklaşa katkı sağladıkları ve her birinin "fail" konumunda olduğu belirtildi. Sanıkların ortak hareket ederek Narin Güran'ı boğmak suretiyle ölümüne sebebiyet verdiklerini ifade eden savcılık, Nevzat Bahtiyar'ın Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 37. maddesi delaletiyle 82/1-e maddesi uyarınca "İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan müşterek fail olarak cezalandırılmasını ve kararın bu doğrultuda aleyhe bozulmasını talep etti.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.