Koronavirüs geçirenlerin yarısında tespit edildi: Yeni tehdit mi?
Teksas Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen araştırmada, COVID-19 nedeniyle hastanede tedavi gören hastaların yaklaşık yarısında daha önce vücutta sessiz kalan virüslerin yeniden aktif hale geldiği belirlendi.
Teksas Üniversitesi ve Boston Çocuk Hastanesi uzmanlarının yürüttüğü araştırma, COVID-19’un bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerine ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Nature dergisinde yayımlanan çalışmada, koronavirüs enfeksiyonunun vücutta daha önce sessiz durumda bulunan bazı virüsleri yeniden harekete geçirebildiği tespit edildi.
HASTALARIN YAKLAŞIK YARISINDA REAKTİVASYON GÖRÜLDÜ
Araştırma kapsamında Mayıs 2020 ile Mart 2021 arasında COVID-19 nedeniyle hastaneye yatırılan 1.154 aşısız hasta incelendi. Katılımcılar 12 ay boyunca takip edilirken, belirli dönemlerde kan ve akciğer sıvısı örnekleri alındı.
Analizlerde hastaların yaklaşık yüzde 50’sinde daha önce baskılanmış virüslerin yeniden aktif hale geldiği belirlendi. Araştırmacılar, hastaneye yatıştan sonraki ilk 40 gün içinde ortaya çıkan bu reaktivasyonun hücresel hasar ve iltihaplanmayla ilişkili olduğunu değerlendirdi.
Çalışmada CMV, EBV ve HSV-1’in de aralarında bulunduğu 11 farklı virüs türüne rastlandı. Uzmanlara göre bu virüslerin yeniden aktifleşmesi, COVID-19’un neden olduğu bağışıklık tepkisini daha da ağırlaştırarak solunum yolu belirtilerinin şiddetlenmesine katkıda bulunabiliyor.
SAĞLIKLI BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ DE ETKİLENEBİLİYOR
Araştırma ekibinde yer alan Resia Pretorius, virüs reaktivasyonunun yalnızca bağışıklık sistemi zayıf kişilerde görülmediğine dikkat çekti. Bulgular, COVID-19’un oluşturduğu yoğun iltihabi yanıtın sağlıklı bağışıklık sistemine sahip bireylerde de daha önce kontrol altında tutulan virüslerin yeniden ortaya çıkmasına zemin hazırlayabileceğini gösterdi.
Özellikle anellovirüslerin yeniden aktifleşmesinin iyileşme sürecini olumsuz etkileyebileceği ve kronik yorgunluk ile çeşitli fiziksel şikayetlerle bağlantılı olabileceği belirtildi. Araştırmacılar, sonuçların uzun COVID’in altında yatan mekanizmaların anlaşılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.
YENİ TEDAVİ SEÇENEKLERİ GÜNDEMDE
Çalışmanın başyazarı Esther Melamed, yeniden aktifleşen virüslere yönelik tedavilerin akut COVID-19 geçiren hastaların durumunu iyileştirme potansiyeli taşıdığını belirtti. Aynı yaklaşımın uzun COVID yaşayan hastalar açısından da yeni tedavi seçeneklerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Araştırmada görev alan Ofer Levy ise COVID-19 ve uzun COVID’in sağlık sistemi üzerindeki etkisine dikkat çekti. ABD’de 10 milyondan fazla yetişkinin uzun COVID ile mücadele ettiği ifade edilirken, araştırmacılar elde edilen bulguların hastalığın uzun vadeli etkilerinin daha iyi anlaşılması açısından önem taşıdığını vurguladı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.