Kağıthane'deki rehin dehşetinde yaşananlar ifadelere yansıdı: "Sırtımda naylon erittiler"
Alacak meselesi yüzünden elleri ve ayakları bağlanarak bir evde 3 gün alıkonulan iki kişi, yaşadıkları işkenceyi ifadelerinde anlattı. Görkem Serkan T., "Sırtımda naylon erittiler" derken Hakan Ç., pencereden bir kadınla göz göze gelip bağlı elini göstere
İstanbul Kağıthane'de alacak meselesi nedeniyle iki kişiye yönelik işkence ve alıkoyma olayı yaşandı. Olay, Merkez Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre Hakan Ç. ile Görkem Serkan T. darbedildi, elleri ve ayakları koli bandıyla bağlanarak 3 gün boyunca bir evde rehin tutuldu. İki kişinin yüzünde ve vücudunun çeşitli yerlerinde yaralar oluştu.
20 Eylül Pazar günü saat 15.00 sıralarında polise, evde kelepçeli ve yüzü yaralı bir kişinin bulunduğu ihbarı yapıldı. İhbar üzerine Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ile Mobil Park polisi ekipleri adrese gitti.
POLİS, REHİNELERİ BAĞLI HALDE BULDU
Eve giren ekipler, Hakan Ç. ile Görkem Serkan T.'yi darbedilmiş ve elleri ayakları koli bandıyla bağlanmış halde buldu. İki kişi kurtarılırken evde bulunan Zeki A. (28) gözaltına alındı. Evde yapılan aramada ruhsatsız bir tabanca, şarjör, 7 mermi ve bir hançer ele geçirildi. Kurtarılma anları ise cep telefonu kamerasına yansıdı.
"DUALARIM KABUL OLDU" DİYEREK AĞLADILAR
Görüntülerde rehinelerin, "Allah'ım sen çok büyüksün, dualarım kabul oldu" diyerek ağladığı görüldü. Güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekipler, olaya karışan diğer şüphelileri de belirledi. İdris A. (21), Tarık O. (21) ve Suat Eren D. (22) Kağıthane'de farklı adreslerde gözaltına alındı. Şüphelilerle rehin alınanların binaya girdiği anlar da güvenlik kameralarına yansıdı.
4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen Zeki A., İdris A., Tarık O. ve Suat Eren D. tutuklandı. Hakan Ç. ile Görkem Serkan T. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Öğrenildiğine göre şüphelilerin emniyetteki sabıka kayıtları şöyle:
Zeki A.: Uyuşturucu madde ticareti, uyuşturucu kullanma, açıktan hırsızlık ve kapkaç suçlarından 7 geliş kaydı.
Suat Eren D.: Kasten yaralama suçundan 2 geliş kaydı.
İdris A.: Uyuşturucu madde kullanma ve taksirle yaralama suçlarından geliş kaydı.
Tarık O.: Ateşli silahlar kanununa muhalefet, şantaj ve kasten yaralama suçlarından geliş kaydı.
Rehin tutulan Hakan Ç.'nin uyuşturucu madde kullanma suçundan 1, Görkem Serkan T.'nin ise uyuşturucu madde ticareti, uyuşturucu madde kullanma, hakaret ve taksirle yaralama suçlarından 14 geliş kaydı bulunduğu belirtildi.
"SIRTIMDA NAYLON ERİTTİLER"
Polis tarafından kurtarılan Görkem Serkan T.'nin (25) ifadesinde şu detaylar yer aldı:
Mahsun ile birlikte olan Zaza isimli kişiyi arayan T., kendisini öldürmemesi şartıyla yanına gideceğini söyledi. Kendisine konum gönderildi, ancak T. farklı bir yer istedi ve Pendik Güzelyalı'daki bir oto yıkamayı tarif etti. Burada buluştuğu kişiler onu gri bir araca bindirdi. Araçta tanımadığı 4 kişi vardı ve darbetmeye başladılar.
Otoban üzerinde bir noktada siyah bir araca geçirilen T., burada da 4 kişi tarafından darbedildi. Bu kişilerden biri Yusuf isimli şahıstı. Telefonu zorla alınan ve şifrelerini vermeye zorlanan T.'nin telefonu kapatıldı.
T., kısa süre sonra bir daireye çıkarıldığını, elleri, ayakları ve ağzı bağlanarak koltuğa oturtulduğunu anlattı. Yusuf isimli şahsın, adını bilmediği kilolu ve sakallı bir kişiyle birlikte soru sorup işkence yaptığını söyleyen T. şunları kaydetti:
"Sırtımda naylon erittiler. Yusuf isimli şahıs elindeki bıçakla sağ elimin serçe parmağını, gözümün sol tarafını ve sağ kolumu derin bir şekilde kesti. Sonrasında beni darbetmeye devam ettiler."
Bir süre sonra Hakan'ın da yanına getirildiğini, onun da bağlanıp darbedildiğini ve sırtında naylon eritildiğini belirten T., sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir süre sonra Yusuf isimli şahıs gitti, ardından Zeki A. yanımıza geldi. Zeki'nin elinde tabanca vardı. Tabancanın dipçik kısmıyla Hakan'ın ve benim başımıza sürekli vuruyordu."
T., ertesi gün başlarında kimsenin olmadığı bir anda Hakan'ın ayakları bağlıyken ayağa kalkıp küçük adımlarla odadan çıkıp geri döndüğünü aktardı. Bir süre sonra da kapının çalındığını, "Polis" diye bağırarak evde giren ekiplerin kendilerini hastaneye, ardından emniyete götürdüğünü söyledi.
"KANSER OLAN ABİNİ ALIRIM, FELÇ BIRAKIRIM"
Kurtarılan Hakan Ç. (25) ise ifadesinde olayın öncesini şöyle anlattı:
19 Eylül günü saat 14.00 sıralarında bir arkadaşıyla araçla gezmeye çıktı. Lastik basıncı uyarısı veren aracına hava basmak için akaryakıt istasyonuna girdi. Arkasından iki araç daha istasyona girdi ve bunlardan birinde Onur da vardı. Ç., Onur'a giderek "Sen beni mi takip ediyorsun?" diye sordu. Onur, "Olur mu öyle şey kardeşim, seni yolda gördük, sen girince ben de arkandan geldim" yanıtını verdi.
Ç., öğle saatlerinde mahalleden bir arkadaşının kendisini aradığını, evine birilerinin gelip aracının plakasını sorduğunu ve yanlarında mahalleden tanıdığı Yusuf Y.'nin de bulunduğunu öğrendiğini söyledi. Yusuf'u arayarak neden plakasını sorduklarını soran Ç.'nin telefonunu bu sırada yanındaki Mahsun aldı. Ç., Mahsun'un şu sözleri söylediğini aktardı:
"Benim yanıma geleceksin. Kanser olan abini alırım, felç bırakırım. Görkem'i yakaladım, yüzü gözü mor halde resmini annene gösterdim. Hemen benim yanıma geleceksin."
Ailesine zarar verilmesinden korkan Ç., konum göndermelerini istedi. Kendisine Pendik Güzelyalı'da bir konum atıldı ve oraya tek başına gitti. Burada siyah bir araca bindirilen Ç., araçtaki 4 kişi tarafından darbedildi, ardından bir ofise götürüldü ve burada da darp edildi. Daha sonra mavi bir araca bindirilen Ç.'nin telefonu alındı, ekran kilidi ve telefonu sıfırlamak için kullanılan şifreleri de zorla verdirildi. Ardından yeşil bir araca geçirilen Ç., yolculuk boyunca darbedildi ve kendini korumak için cenin pozisyonunda kıvrılarak savunma yapmaya çalıştı.
Bir daireye götürüldüğünde Görkem'i yüzü tanınmayacak halde gördüğünü söyleyen Ç.'nin eli ve ağzı bağlandı, ikisi birlikte darbedildi. Ç., sırtlarına naylon eritilerek yakıldığını belirtti.
"CAMDAN BİR KADINLA GÖZ GÖZE GELDİM"
Ç., ifadesinin devamında şunları anlattı:
"Bir süre sonra bizi bağlı bırakıp gittiler, sonra Zeki A. geldi. 20 Eylül sabahı Zeki yine başımızdaydı ve elinde tabanca vardı. Tabancanın dipçik kısmıyla Görkem'in ve benim başımıza defalarca vurdu. Bu odada kaldığımız sürece elimiz, ayağımız ve ağzımız bağlı halde yatakta yatıyorduk."
Zeki A.'nın odadan ayrılmasının ardından başlarında kimse kalmadığını söyleyen Ç., şöyle devam etti:
"Bir fırsat bulup ayağa kalktım, küçük adımlarla cama doğru ilerledim ve biri görür umuduyla dışarı baktım. O sırada bir kadınla göz göze geldim ve bağlı elimi göstererek yardım istedim. Her an biri gelecek korkusuyla hemen geri dönüp bıraktıkları yere yattım."
Bir süre sonra Zeki A.'nın tekrar yanlarına gelerek darbetmeyi sürdürdüğünü, kısa süre sonra kapının çalındığını ve polislerin eve girdiğini belirten Ç., kendilerinin önce hastaneye, ardından emniyete götürüldüğünü ifade etti.
Kaynak:DHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.