Japon deprem uzmanı Moriwaki'den İstanbul için kritik uyarı: O 5 ilçede oturanlar dikkat!

Japon deprem uzmanı Moriwaki'den İstanbul için kritik uyarı: O 5 ilçede oturanlar dikkat!

Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Türkiye'deki son depremleri değerlendirerek İstanbul için kritik uyarılarda bulundu. Moriwaki, zemin riski nedeniyle etkilenecek 5 ilçeyi açıkladı.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde son dönemde peş peşe meydana gelen depremler, Marmara’da beklenen büyük deprem tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Japon Deprem Uzmanı ve İnşaat Yüksek Mühendisi Yoshinori Moriwaki, Türkiye’deki sismik hareketliliği, Marmara’daki olası deprem senaryolarını ve deprem sırasında alınması gereken önlemleri değerlendirdi.

1990’dan bu yana Türkiye’de yaşayan Moriwaki, özellikle Marmara Bölgesi’ndeki fayların yapısına dikkat çekerek küçük depremlerin beklenen büyük depremin oluşturabileceği riski ortadan kaldırmadığını söyledi.

“TÜRKİYE’NİN BİRÇOK BÖLGESİNDE DEPREM OLMAYA BAŞLADI”

Türkiye’de son yıllarda farklı bölgelerde deprem hareketliliğinin arttığını belirten Moriwaki, 2020 sonrasında Elazığ, İzmir, Manisa, Konya ve Niğde gibi farklı bölgelerde depremlerin meydana geldiğine dikkat çekti.

Moriwaki, benzer bir hareketliliğin Japonya başta olmak üzere Endonezya, Meksika, Venezuela ve Güneydoğu Asya’nın bazı bölgelerinde de görüldüğünü ifade ederek küresel ölçekte deprem aktivitesinin yüksek olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin fay yapısının karmaşıklığında birden fazla levhanın etkili olduğunu anlatan Moriwaki, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın tarihsel olarak doğudan batıya doğru farklı bölümlerde kırıldığını hatırlattı.

MARMARA’DA HANGİ SENARYO ÖNE ÇIKIYOR?

Marmara Denizi çevresindeki fay segmentlerini değerlendiren Moriwaki, Tekirdağ ile Yalova-Çınarcık arasındaki yaklaşık 170 kilometrelik hattın farklı bölümlere ayrılabileceğini belirtti.

Uzman, bu segmentlerin aynı anda kırılması halinde 7,5’in üzerinde bir deprem senaryosunun gündeme gelebileceğini söyledi. Moriwaki, Silivri açıklarında meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremin ardından Marmara’nın kuzey kolundaki bazı bölümlerin durumunun değiştiğini savundu.

Moriwaki’ye göre Küçükçekmece ile Yalova-Çınarcık arasındaki yaklaşık 70 kilometrelik bölüm özellikle takip edilmeli. Bu bölümün tek başına kırılması halinde ise daha yüksek büyüklükte bir deprem yerine 5-6 aralığında bir senaryo beklediğini ifade etti.

ASIL DİKKAT ÇEKTİĞİ YER: GÜNEY KOL

Moriwaki, İstanbul açısından dikkat edilmesi gereken asıl senaryolardan birinin Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın güney kolu olduğunu söyledi.

Bolu’dan Gemlik, Bursa, Bandırma ve Balıkesir yönüne uzanan güney kolda uzun süredir büyük bir deprem yaşanmadığını belirten Moriwaki, Gemlik-Bursa çevresinde 7 büyüklüğünde bir deprem potansiyeline dikkat çekti.

Bu tür bir depremin İstanbul’da özellikle zemin koşulları olumsuz olan bölgelerde daha güçlü hissedilebileceğini belirten Moriwaki, Avcılar, Küçükçekmece, Büyükçekmece, Tuzla ve Pendik ilçelerini dikkat çekti.

Moriwaki, bu bölgelerde özellikle yumuşak zemin ve alüvyon alanların deprem sırasında sarsıntının etkisini artırabileceğine dikkat çekti.

KÜÇÜK DEPREMLER BÜYÜK DEPREM RİSKİNİ AZALTIYOR MU?

Marmara’da zaman zaman meydana gelen 2 ve 3 büyüklüğündeki depremlerin kamuoyunda “büyük depremin enerjisini boşaltıyor” şeklinde yorumlandığını belirten Moriwaki, bu görüşe katılmadığını söyledi.

Uzman, deprem büyüklüğündeki her 1 birimlik farkın açığa çıkan enerji bakımından yaklaşık 32 katlık değişime karşılık geldiğini belirtti. Buna göre 2 büyüklüğündeki bir deprem ile 6 büyüklüğündeki bir deprem arasında açığa çıkan enerji bakımından çok büyük bir fark bulunuyor.

Moriwaki, bu nedenle küçük sarsıntıların tek başına Marmara’da beklenen büyük deprem riskini ortadan kaldırmasının beklenmemesi gerektiğini ifade etti.

DEPREM ANINDA MERDİVENLERE KOŞMAYIN

Deprem hazırlığındaki en önemli eksikliklerden birinin doğru davranış konusunda yeterli eğitim alınmaması olduğunu belirten Moriwaki, Japonya’daki afet eğitim sistemini örnek gösterdi.

Moriwaki, Japonya’da çocukların anaokulundan itibaren deprem, tayfun ve yanardağ gibi afetlere karşı uygulamalı ve yaşlarına uygun yöntemlerle eğitildiğini anlattı.

Deprem sırasında insanların panikle balkon veya merdivenlere yönelmesinin ciddi risk oluşturabileceğini belirten Moriwaki, sarsıntı devam ederken binadan çıkmaya çalışmak yerine güvenli bir noktada baş ve vücudu koruyacak şekilde pozisyon alınması gerektiğini vurguladı.

Özellikle bina içindeki asma tavan, aydınlatma elemanları, alçıpan ve mobilyaların da deprem sırasında düşebileceğine dikkat çekti.

DEPREM HAZIRLIĞINDA BİNA KADAR ZEMİN DE ÖNEMLİ

Moriwaki, vatandaşların yaşadığı binayı değerlendirirken üç temel başlığa dikkat etmesini önerdi: zemin, bina yaşı ve binanın resmi durumu.

Binanın bulunduğu zeminin özelliklerinin öğrenilmesi, yapının hangi dönemde ve hangi yönetmelik şartları altında inşa edildiğinin araştırılması ve ruhsat ile iskan durumunun kontrol edilmesi gerektiğini belirten Moriwaki, ağır mobilyaların da duvara sabitlenmesini önerdi.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Deprem hazırlığı yalnızca deprem çantası hazırlamakla sınırlı değil. Binanın dayanıklılığının uzmanlar tarafından değerlendirilmesi, ağır eşyaların sabitlenmesi ve aile içinde deprem anında nasıl hareket edileceğinin önceden konuşulması da hazırlığın önemli parçaları arasında yer alıyor.

DEPREM ÇANTASI NEREDE DURMALI?

Moriwaki, deprem sonrasında enkaz altında veya binadan tahliye sırasında ihtiyaç duyulabilecek malzemelerin önceden hazırlanmasını önerdi.

Yaşam alanında güvenli bir noktanın belirlenmesini ve burada ihtiyaç duyulabilecek temel malzemelerin bulundurulmasını tavsiye eden Moriwaki; su, düdük, tuz ve uzun süre dayanabilecek enerji sağlayan gıdalara dikkat çekti.

Deprem çantasının dolabın içine konulmaması gerektiğini belirten Moriwaki, çantanın tahliye sırasında kolayca alınabilecek ve ulaşılabilir bir noktada tutulmasını önerdi.

ASIL HEDEF: PANİK YERİNE HAZIRLIK

Moriwaki’nin açıklamalarında öne çıkan ortak nokta ise deprem öncesinde hazırlık yapılmasının, sarsıntı sırasında doğru davranış sergilemenin ve binaların risk durumunun önceden belirlenmesinin önemi oldu.

İstanbul için olası deprem senaryolarının yalnızca “kaç büyüklüğünde deprem olacak?” sorusuyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Moriwaki, fay yapısı, zemin özellikleri, bina güvenliği ve toplumun afet eğitiminin birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.