Fon soruşturmasıyla ilgili AK Parti’den yeni açıklama: “Finansal sistemimizde risk yok”

Fon soruşturmasıyla ilgili AK Parti’den yeni açıklama: “Finansal sistemimizde risk yok”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, gündemdeki fon soruşturmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Çelik, Türkiye ekonomisi ve finansal sisteme yönelik sistemik bir risk bulunmadığının altını çizerek, "Yanlış yapanlar hukuk önünde hesabını verecek" dedi.

AK Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, son günlerin gündem maddesi haline gelen fon soruşturmasına dair yeni değerlendirmelerde bulundu. Soruşturma sürecinde ortaya çıkan iddiaların yakından izlendiğini vurgulayan Çelik, "Finansal sistemimize ve Türkiye ekonomisine yönelik sistemik bir risk yoktur. Temellerimiz sağlamdır" ifadelerini kullandı.

Usulsüzlüklerin gün yüzüne çıkarılacağını belirten Çelik, sorumluluğu bulunanların yargı önünde hesap vereceğini de sözlerine ekledi.

İSTANBUL'DA KAPSAMLI SAHA ÇALIŞMASI

Açıklamalarında partisinin İstanbul'daki teşkilat çalışmalarına da değinen Çelik, genel başkan yardımcıları, bakanlar, milletvekilleri, MKYK üyeleri ve diğer parti yetkilileriyle birlikte kentin tüm ilçelerinde vatandaşlarla bir araya gelindiğini aktardı. Çelik, çalışmaların yalnızca ilçe merkezleriyle sınırlı kalmadığını, ekiplerin ilçelerin farklı bölgelerine yayılarak kapsamlı bir temas ağı oluşturduğunu söyledi.

"AK Parti'yi millet kurdu, tabelasını biz astık" diyen Çelik, il ve ilçe başkanlıklarının, parti çizgisi gözetilmeksizin tüm vatandaşlara açık olduğunu vurguladı. Kadın kolları ve gençlik kollarının 7 gün 24 saat esasıyla çalıştığını belirten Çelik, bu yapının Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "particiliğin esası teşkilatçılıktır" sözüyle örtüştüğünü kaydetti.

"AK PARTİ BİR TÜRKİYE MARKASIDIR"

Çelik, partinin yıllar içinde hem bir Türkiye markası hem de dünya markası haline geldiğini söyledi. Kadın ve gençlik kollarından yetişen isimlerin bugün partinin üst kademelerinde görev almasının, AK Parti'nin siyaset ve devlet adamı yetiştiren bir okul olma misyonunu bir kez daha gösterdiğini ifade etti.

BM KÜRSÜSÜNDE TÜRKİYE VURGUSU

Dünya ve Türkiye siyasetinin gündeminin büyük ölçüde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları etrafında şekillendiğini söyleyen Çelik, Erdoğan'ın yakın zamanda gerçekleştirdiği Birleşmiş Milletler ziyaretinde yoğun bir ilgiyle karşılaştığını belirtti.

Çelik, İsrail'in Gazze'de başlattığı saldırıları "soykırım" olarak nitelendirerek, bu sürecin sorumlusunun Netanyahu yönetimi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konuda insanlığın sesini en güçlü şekilde dile getiren isim olduğunu ifade eden Çelik, Erdoğan'ın BM konuşmasının yoğun ilgi topladığını, ikili görüşmelerin ve temasların yüksek katılımla gerçekleştiğini aktardı.

"DÜNYA 5'TEN BÜYÜKTÜR" VURGUSU

Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinin veto yetkisine dair eleştirilerini hatırlatarak, "Dünya 5'ten büyüktür" çağrısının uluslararası alanda giderek daha fazla kabul gördüğünü söyledi. Erdoğan'ın konuşması sırasında yıllar içinde değişen İsrail sınırlarını gösteren haritayı kürsüden paylaşarak dikkat çektiğini de sözlerine ekledi.

NETANYAHU'YA SERT ELEŞTİRİ

Çelik, İsrail'in Lübnan'da Litani Nehri'ne, Suriye'de ise Hermon Dağı'nın ötesine kadar ilerleyerek Golan Tepeleri'ndeki işgalini sürdürdüğünü söyledi. Netanyahu'nun 7 Ekim sonrasında bölge haritalarını değiştirme yönünde açıklamalar yaptığını hatırlatan Çelik, bunun İsrail'in bölgesel barış açısından en büyük sorun haline geldiğini gösterdiğini belirtti.

Netanyahu'nun BM'deki konuşması sırasında yalnız kaldığını ifade eden Çelik, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın BM'de söz alamamasının da kurumun meşruiyeti açısından sorgulanması gereken bir husus olduğunu vurguladı.

Çelik, Netanyahu'nun konuşma sırasında elinde bulundurduğu çağrı cihazına yönelik tepkilere değinerek, asıl endişe kaynağının bu cihazdan çok Netanyahu'nun kendisi olduğunu söyledi. Netanyahu'nun uluslararası hukuk önünde yargılanması gerektiğini savunan Çelik, "Sanık kürsüsünde olması gereken birinin Birleşmiş Milletler kürsüsünü kullanması, hem BM'nin hem dünyanın trajedisidir" ifadelerini kullandı.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.