Emeklilik hayali kuranları ilgilendiriyor: Prim gün sayısında kritik değişim
Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, emekli aylığı hesaplamalarında prim gün sayısı ve kazanç arasındaki farkın uygulamada yeterince karşılık bulmadığını belirtti.
Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, Dünya gazetesindeki yazısında emekli aylıklarının belirlenmesinde prim gün sayısı ve prime esas kazançların etkisini değerlendirdi. Erdursun, mevcut sistemde teorik olarak daha fazla prim ödeyen sigortalının daha yüksek emekli aylığı alması gerektiğini ancak uygulamada bunun her zaman gerçekleşmediğini ifade etti.
3.600 GÜN İLE 9.000 GÜN ARASINDAKİ FARK
Erdursun, 3.600 gün prim ödeyen bir sigortalı ile 9.000 gün prim ödeyen kişi arasındaki yaklaşık 15 yıllık prim ödeme farkının emekli aylıklarına aynı ölçüde yansımadığına dikkat çekti.
Uzman, özellikle düşük ve orta gelir grubundaki çalışanlar açısından prim gün sayısı ve ödenen prim miktarının emekli aylığı üzerindeki etkisinin zayıfladığını savundu.
Mevcut uygulamada en düşük emekli aylığının 23 bin 552 TL seviyesinde bulunması nedeniyle kök aylığı bu tutarın altında kalan emeklilerin ödemeleri Hazine desteğiyle söz konusu seviyeye tamamlanıyor. Böylece kök aylığı 18 bin, 20 bin veya 22 bin TL olarak hesaplanan emekliler, aynı taban ödeme üzerinden maaş alabiliyor.
YÜKSEK PRİM ÖDEYEN DE SINIRLI FARK GÖRÜYOR
Erdursun'a göre, asgari ücretin iki veya üç katı seviyesinde kazanç üzerinden uzun yıllar prim yatıran çalışanların emekli aylıkları da bazı durumlarda taban aylığın yalnızca birkaç bin lira üzerinde kalabiliyor. Bu durum, daha yüksek prim ödeyen çalışanların sistem içerisindeki avantajının sınırlanmasına yol açıyor.
Sosyal devlet anlayışı kapsamında düşük gelirli emeklilerin korunmasının gerekli olduğunu belirten Erdursun, ancak bu desteğin yüksek prim ödeyen sigortalıların hak kaybına uğramasına neden olmaması gerektiğini vurguladı.
"SGK'NIN PRİM GELİRİ AZALABİLİR"
Erdursun, mevcut yapının çalışanların emeklilik sistemine bakışını da değiştirebileceği uyarısında bulundu. Daha fazla prim ödeyenlerin emeklilikte yeterli karşılık alamayacağı düşüncesinin yaygınlaşmasının bazı riskleri beraberinde getirebileceğini belirtti.
Bu kapsamda çalışanların gerçek ücretlerinin SGK'ya eksiksiz bildirilmesini takip etme motivasyonunun azalabileceği, ücretin bir bölümünün elden ödenmesi gibi kayıt dışı uygulamalara yönelimin artabileceği ifade edildi.
Emeklilik için gerekli prim gününü dolduran çalışanların da daha uzun süre çalışmak yerine sistemden ayrılmayı tercih edebileceği belirtilirken, işverenler açısından da yüksek prim ödemenin ekonomik açıdan sorgulanabileceği kaydedildi. Erdursun, tüm bu unsurların SGK'nın prim gelirlerinde kayba neden olabileceğine dikkat çekti.
ÇÖZÜM İÇİN SİSTEMLERİN AYRILMASI ÖNERİSİ
Özgür Erdursun, çözümün sosyal yardım mekanizmaları ile sosyal sigorta sisteminin birbirinden ayrılmasından geçtiğini savundu.
Erdursun'a göre düşük gelirli emeklileri korumaya yönelik sosyal destekler devlet tarafından ayrıca karşılanmalı; buna karşılık sigortalının ödediği prim ile emekli aylığı arasındaki bağ daha güçlü hale getirilmeli.
Uzman, 5.000 gün prim ödeyen ile 9.000 gün prim ödeyen sigortalı arasındaki farkın emekli aylığına açık ve belirgin şekilde yansıtılması gerektiğini belirtti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.