Deprem sonrası korkutan bulgu: Haritada olmayan fay hattı aktif hale geldi
Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 2025 yılında meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki iki depreme ilişkin bilimsel araştırma, haritalarda yer almayan antik Emendere Fay Zonu'nun yeniden aktif hale geldiğini ortaya çıkardı.
Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde 2025 yılında meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki iki depreme ilişkin yürütülen kapsamlı bilimsel araştırma, dikkat çeken sonuçlar ortaya koydu. Dokuz Eylül Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştirilen çalışma, uluslararası saygın yer bilimleri dergilerinden Seismological Research Letters'ta yayımlandı.
Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi'nin koordinasyonunda yürütülen araştırmaya, farklı üniversitelerden akademisyenler ile AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürlüğü uzmanları da katkı sağladı. Çalışmada arazi gözlemleri, uydu görüntüleri, uzaktan algılama teknikleri, sismolojik veriler ve Coulomb gerilme analizleri birlikte değerlendirildi.

HARİTALARDA YER ALMAYAN FAY YENİDEN AKTİFLEŞTİ
Araştırma kapsamında AFAD istasyonlarınca kaydedilen 21 bin 186 artçı deprem, yapay zeka destekli sismoloji yazılımlarıyla incelendi. Elde edilen bulgular, ana şokların ve artçı sarsıntıların Sındırgı'nın güneyinde ilk kez haritalanan Emendere Fay Zonu ile bu yapıya bağlı fay kolları üzerinde gerçekleştiğini gösterdi. Bilim insanları, bu durumun uzun süredir pasif olduğu düşünülen eski kırık zonlarının yeniden hareketlendiğine işaret ettiğini belirtti.

"İKİZ DEPREM" DEĞERLENDİRMESİ YAPILDI
Araştırmada, yaklaşık iki buçuk ay arayla meydana gelen iki büyük depremin birbirini tetikleyen "ikiz deprem" niteliğinde olduğu ifade edildi. Bilim insanları, bu yapının 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri ile 24 Haziran 2026 Venezuela depremlerine benzer özellikler taşıdığı değerlendirmesinde bulundu.
Çalışmada ayrıca Sındırgı'nın güneyindeki dağlık bölgede 21 santimetreye ulaşan kalıcı zemin çökmesi tespit edildiği, ana şok ve artçı depremlerin ise zamanla Emendere Fay Zonu boyunca güneydoğu yönünde ilerlediği aktarıldı.

DEPREMLER "HİBRİT" ÖZELLİK TAŞIYOR
Araştırmacılar, Sındırgı depremlerinin yalnızca tektonik hareketlerle açıklanamayacağını vurguladı. Bölgede bulunan jeotermal sistem nedeniyle yer altındaki gaz fazındaki akışkanların oluşturduğu basınç değişimlerinin de kırılmaları tetiklediği değerlendirilirken, bu nedenle depremlerin "hibrit deprem" sınıfında ele alınması gerektiği kaydedildi.
YENİ STRES HATTI BELİRLENDİ
Coulomb gerilme analizleri, deprem sonrası oluşan stres birikiminin Yüreğil-Benlieli hattı boyunca güneydoğuya doğru yoğunlaştığını ortaya koydu. Araştırmacılar, elde edilen sonuçların deprem mekanizmalarının doğru anlaşılabilmesi için jeoloji, jeofizik, sismoloji ve harita mühendisliği gibi farklı disiplinlerin birlikte çalışmasının önemini bir kez daha gösterdiğini vurguladı.
Kaynak:DHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.