Çocukluk arkadaşı kurbanı oldu: 1 IBAN verdi hayatı karardı, 70 dava ile karşı karşıya...

Çocukluk arkadaşı kurbanı oldu: 1 IBAN verdi hayatı karardı, 70 dava ile karşı karşıya...

Adana’da yaşayan 28 yaşındaki Yasin Örsdemir, "güven" duygusunun bedelini hayatıyla ödüyor. Çocukluk arkadaşına güvenle IBAN numarasını teslim eden genç, kendisini Türkiye genelinde açılan 70 dolandırıcılık davasının merkezinde buldu.

Adana’da arkadaşına IBAN’ını veren 2 çocuk babası 28 yaşındaki genç hakkında dolandırıcılıktan 70 dava açıldı. Arkadaşı yurt dışına kaçan genç, 1 yıl içerisinde 3 kere cezaevine girdi. Hakkında açılan 52 davayı kapatan genç, 18 dava için mücadele veriyor.

Arkadaşı yurt dışına kaçarken, Örsdemir 6 yıl içinde 3 kez cezaevine girdi, işinden oldu ve ailesinin varlıklarını satmak zorunda kaldı. 2020 yılında başlayan olayda, arkadaşı S.T.'nin "Hesap lazım, sana da para vereceğiz" teklifine kanan Örsdemir, kısa süre içinde hesabının dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanıldığını öğrendi. Hakkında açılan 52 dosyayı borçlarını ödeyerek kapatmayı başaran genç adam, hala devam eden 18 dava nedeniyle yeniden cezaevine girme riskiyle karşı karşıya. Bilirkişi raporlarında parayı kendisinin çekmediği belgelenmesine rağmen "hesap sahibi" olduğu için ceza almaktan kurtulamayan Örsdemir, bugüne kadar 500 bin TL ödeme yapmasına rağmen hala 250 bin TL borç yükü altında adalet mücadelesi veriyor.

PARAYI BEN ÇEKMEDİM DEMEK YETMİYOR

Birçok vatandaş, "Parayı ben kullanmadım, başkası kullandı" diyerek hukuki sorumluluktan kaçabileceğini düşünüyor. Ancak Türk Ceza Kanunu ve Yargıtay içtihatlarına göre süreç şöyle işliyor. Banka hesabı, kişiye özel bir "mülk" ve "kimlik" göstergesidir. Hesabın bir dolandırıcılıkta kullanılmasına izin vermek, suçun işlenmesine "yardım etme" veya "ortak olma" kapsamında değerlendirilebiliyor. Raporlarda paranın başka bir IP adresi veya ATM'den çekildiğinin tespiti, hesap sahibini "hukuki sorumluluktan" tamamen muaf tutmuyor; sadece ceza indirimine neden olabiliyor. Mağdur olan kişiler doğrudan hesap sahibine dava açtığı için, asıl suçlu kaçsa bile para hesap sahibinden tahsil ediliyor.

Yasin Örsdemir’in cezaevinde karşılaştığı tablo, Türkiye’de organize bir suç ağının varlığını kanıtlıyor. Özellikle yaşlılar, öğrenciler ve iş arayan gençler; "komisyon" veya "yardım" adı altında hesaplarını suç örgütlerine kaptırıyor. Örsdemir’in de belirttiği gibi, suç şebekeleri genellikle "güven" ilişkisini kullanarak zincirleme mağduriyetler yaratıyor.

5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve Türk Ceza Kanunu uyarınca, bir banka hesabını başkasına kullandıran ve bu durumu bankaya bildirmeyen kişiler, dolandırıcılık suçuna iştirakten 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezası ile yargılanabiliyor. Sabıka kaydına işlenen bu suçlar, kişinin gelecekteki iş bulma imkanlarını da tamamen ortadan kaldırabiliyor.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.