Carnegie Europe'dan Türkiye analizi: 'Avrupa ile ilişkilerde dört büyük kriz'

Carnegie Europe'dan Türkiye analizi: 'Avrupa ile ilişkilerde dört büyük kriz'

Carnegie Europe kıdemli araştırmacısı Marc Pierini, Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkileri ekonomi, savunma, Doğu Akdeniz ve hukukun üstünlüğü başlıkları üzerinden değerlendirdi.

Carnegie Europe'da 4 Kasım'da yayımlanan "Türkiye'nin Dört Sorunu Avrupa'nın da Sorunu" başlıklı analizde, Türkiye-Avrupa ilişkilerinin geleceğini etkileyen dört temel alan ele alındı. Eski AB diplomatı ve Carnegie Europe kıdemli araştırmacısı Marc Pierini tarafından kaleme alınan değerlendirmede, ekonomik gelişmeler, Avrupa'nın savunma yapılanmasında Türkiye'nin konumu, Doğu Akdeniz'deki anlaşmazlıklar ve demokratik standartlara ilişkin tartışmaların birbirinden bağımsız olmadığı belirtildi.

Pierini, analizinde Türk lirasının son yıllardaki değer kaybına ve Türkiye'deki yatırım fonlarına ilişkin gelişmelere dikkat çekti. Yazar, yaklaşık 20 milyar dolar büyüklüğündeki 130'dan fazla yatırım fonunu ilgilendiren soruşturmaların yatırımcı güvenini etkilediğini savundu.

Analizde, küresel endeks sağlayıcısı MSCI'ın Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar kategorisindeki konumunu yeniden değerlendirebileceği ve haziran 2027'ye kadar düzeltici adımlar beklediği aktarıldı.

Avrupa Birliği'nin gündemindeki "Made in Europe" sanayi politikası da değerlendirmede öne çıkan başlıklardan biri oldu. Fransa ve Almanya'nın otomotiv sektörüne yönelik önerisinin Türkiye'yi kapsam dışında bırakabileceğini belirten Pierini, bunun Türkiye'nin Avrupa ile üretim ve ticaret bağları açısından risk oluşturduğunu ifade etti.

TÜRKİYE'NİN AVRUPA SAVUNMA MİMARİSİNDEKİ YERİ TARTIŞILIYOR

Analizde, Türkiye'nin güçlü ordusuna ve gelişen savunma sanayisine rağmen Avrupa'nın şekillenen yeni güvenlik mimarisinde istediği siyasi konumu elde edemediği savunuldu.

Pierini, Ankara'nın Rusya ile ilişkilerinin ve Türkiye'deki iç siyasi gelişmelerin Avrupa başkentlerinde güven sorunlarına yol açtığını ileri sürdü. Buna karşılık Türkiye'nin Karadeniz'deki stratejik rolünün NATO açısından önemini koruduğunu belirtti.

Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin uygulanması, Türk donanmasının kapasitesi ve Ukrayna tahıl koridorundaki rolü, Türkiye'nin Avrupa güvenliği açısından önemini artıran unsurlar arasında gösterildi.

DOĞU AKDENİZ VE MEKKE PAKTI AVRUPA İLE İLİŞKİLERİ ETKİLİYOR

Pierini, Türkiye'nin Libya ile deniz yetki alanları konusunda yürüttüğü işbirliğinin Avrupa Birliği ve bazı bölge ülkeleriyle yeni anlaşmazlıklara yol açtığını değerlendirdi.

Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Paktı da analizde Türkiye'nin NATO dışındaki güvenlik ortaklıkları arayışının bir göstergesi olarak ele alındı. Yazara göre Ankara'nın farklı ülkelerle geliştirdiği ilişkiler, Avrupa ile güvenlik işbirliğinin geleceğinde yeni tartışma alanları oluşturuyor.

Analizin bir diğer başlığını Türkiye'deki hukuk ve demokrasi tartışmaları oluşturdu. Pierini, Ekrem İmamoğlu'na yönelik yargı süreçlerini, muhalefet üzerindeki baskı iddialarını ve Osman Kavala davasını Türkiye-Avrupa ilişkilerindeki sorunlar arasında sıraladı.

Yazar, Avrupa Birliği'nin ekonomik ve güvenlik çıkarları nedeniyle Ankara ile işbirliğini sürdürürken hukukun üstünlüğü ve demokratik standartlar konusunda yeterince somut adım atmadığını savundu.

Pierini, Avrupa'da aşırı sağ partilerin güç kazanmasının Türkiye'nin diplomatik hareket alanını daraltabileceğini ileri sürdü. Avrupa ülkelerinde yaklaşan seçimlerin, göç politikaları ve Türkiye'nin AB üyeliği gibi konularda yeni siyasi gerilimler yaratabileceğini belirtti.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.