Boşanma davalarında emsal karar: Eşine çocuk baskısı yapmak ağır kusur kabul edildi
Eşini çocuk sahibi olma konusunda psikolojik baskı altında bırakan koca için Yargıtay'dan flaş değerlendirme geldi. Yüksek Mahkeme, bu tür bir baskının artık "ağır kusur" ve "kişilik haklarına saldırı" olarak kabul edileceğine hükmetti.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, boşanma davalarında yol gösterici olacak yeni bir karara imza attı. Buna göre, evlilik birliği içinde eşine çocuk sahibi olma konusunda psikolojik baskı uygulayan erkek, artık ağır kusurlu sayılacak. Kurul, bu tür bir tutumun aynı zamanda eşin kişilik haklarına yönelik bir saldırı teşkil ettiğine de dikkat çekti.
DAVA NASIL BAŞLADI?
Sürecin fitilini, eşinin talebi doğrultusunda çalıştığı işten ayrılıp başka bir şehre taşınan bir kadının açtığı boşanma davası ateşledi. Davacı kadın, evlilik boyunca çocuk sahibi olma baskısına maruz kaldığını, bunun yanı sıra güven zedeleyici yazışmalar yaşandığını mahkemeye taşıdı.
Dosya ilerledikçe, tarafların kusur oranlarının ve ödenecek maddi-manevi tazminat tutarlarının belirlenmesinde farklı yargı mercileri arasında görüş ayrılıkları ortaya çıktı.
İLK KARAR: ERKEK TAM KUSURLU
Davaya bakan Bakırköy 9. Aile Mahkemesi, boşanmada erkeği tamamen kusurlu buldu ve kadın lehine hem tazminata hem de nafakaya hükmetti.
Kararın istinaf yoluna taşınmasının ardından dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ise farklı bir sonuca vardı; kusur dengesini değiştirerek kadını "az kusurlu" kabul etti ve tazminat miktarını aşağı çekti.
YARGITAY DEVREYE GİRDİ, KARAR BOZULDU
Dosya bu kez Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi ve Daire, istinaf mahkemesinin kararını bozdu. Ne var ki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilk kararında ısrar edince, uyuşmazlık son noktayı koymak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na taşındı.
GENEL KURUL "AĞIR KUSUR" OLARAK NİTELENDİRDİ
Hukuk Genel Kurulu, erkeğin çocuk sahibi olma isteği doğrultusunda eşine uyguladığı psikolojik baskıyı "ağır kusur" olarak nitelendirdi. Kurul ayrıca bu davranışın kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığına da hükmetti.
Yapılan değerlendirme sonucunda Genel Kurul, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin direnme kararını oy birliğiyle bozdu. Böylece evlilikte çocuk sahibi olma konusunda eşe uygulanan psikolojik baskının, hukuken ağır kusur ve kişilik haklarına saldırı sayılacağına ilişkin karar kesinleşmiş oldu.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.