Bilgi Üniversitesi kampüsünde polis müdahalesi: Çok sayıda gözaltı var

Bilgi Üniversitesi kampüsünde polis müdahalesi: Çok sayıda gözaltı var

İstanbul Bilgi Üniversitesi Santralİstanbul kampüsünde turnikelerin kapatılması ve içeriye girişlerin durdurulması üzerine yaşanan arbedede, emniyet güçleri öğrencilere biber gazıyla müdahale etti ve çok sayıda kişiyi gözaltına aldı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyetlerinin Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla durdurulmasının ardından başlayan protesto eylemleri üçüncü gününe girdi. Rektörlüğün kampüsü kapatma ve içeriye erzak girişini engelleme kararı, okul önündeki tansiyonu zirveye taşıdı.

GİRİŞ KARARI GERİLİMİ TIRMANDIRDI

Rektör Ege Yazgan’ın gece yarısı öğrencilerle yaptığı görüşmede, okula öğrenci ve akademisyen girişine izin verilmeyeceğini, ayrıca kampüse yiyecek ile ilaç sağlanmasının da engelleneceğini açıklamasının ardından okul yönetimi, Kurban Bayramı gerekçesiyle kampüsün kapatılacağına dair bilgilendirme e-postası gönderdi.

Bu kararı protesto eden öğrenci, mezun ve akademisyenler, saat 14.00'teki eylem çağrısı için Santralİstanbul kapısında toplandı. Giriş turnikelerine kurulan barikatların açılması yönündeki müzakerelerden sonuç alınamaması ve kapıların açılmaması üzerine alandaki gerginlik arttı.

ÇEVİK KUVVET BARİKAT KURDU, GÖZALTILAR VAR

Kapı önünde biriken kalabalığın bekleyişi sürerken polis ekipleri müdahalede bulundu. Turnikeleri geçerek okulun içerisine giren çevik kuvvet polisleri, kampüsün tüm stratejik noktalarında barikatlar oluşturdu. Kapı önündeki kitleye biber gazıyla müdahale edilirken, yaşanan arbede sırasında bazı öğrenciler gözaltına alındı. Mezun ve öğrencilerin kapı önündeki polis ablukası altındaki bekleyişi sürüyor.

Kampüs içerisinde nöbet tutmaya devam eden yaklaşık yüz öğrenci, dışarıdan ulaştırılmaya çalışılan paketli gıda, su ve tıbbi malzemelerin özel güvenlik personeli tarafından engellendiğini aktardı. Kapı dışındaki veli ve mezunlar ise içeridekilere lojistik destek sağlamaya çalışıyor.

Öğrenciler, rektörlüğün kapatma kararından hemen önce kampüs içi ve çevresine yoğun bir polis sevkiyatı yapıldığını ifade etti.

ÖĞRENCİLERİN TALEPLERİ

Protestoların üçüncü gününde bir açıklama yapan İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri, kapatma ya da kampüs boşaltma kararlarını tanımayacaklarını yineleyerek şu talepleri sıraladı:

  • Santralİstanbul çevresindeki polis gücünün tamamen geri çekilmesi,
  • Üniversite bileşenlerinin kampüse giriş haklarının iade edilmesi,
  • Gıda ve suya yönelik uygulanan ablukanın kaldırılması.

Öğrenci ve akademisyenler, eylemlerin ilk gününde gerçekleştirilen forumda, çarşamba gününe kadar sorumlu kurumlardan çözüm odaklı bir açıklama gelmemesi durumunda kampüsteki eğitim ve yaşam planlamasını kendilerinin üstlenerek hayatı yeniden başlatacaklarını duyurmuştu.

NE OLMUŞTU?

Eylemlerin ikinci gününde düzenlenen yürüyüş ve basın açıklamasında, yetkililere okulum kamulaştırılarak yeniden faaliyete açılması için üç günlük süre tanınmıştı. İkinci gün kampüs kapısında sendika temsilcileri ve mezunların içeri alınmaması üzerine arbede çıkmış, müdahale sırasında bir sendika üyesi yaralanarak hastaneye kaldırılmıştı.

Rektör Ege Yazgan ise akademisyenlerle yaptığı toplantıda imza yetkisinin henüz terhis memurlarına devredilmediğini, bu ayki maaşların ödeneceğini belirtmiş; öğrencilere de YÖK Başkanı ile birlikte mağduriyet oluşmaması için çalıştıklarını iletmişti. Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan da gönderdiği mektupla öğrencilere dayanışma mesajı vermişti.

CAN HOLDİNG DÖNEMİ VE KAYYUM SÜRECİ

1996 yılında kurulan, 20 bin öğrencisi ve 70 bin mezunu bulunan İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2006'da Laureate International ağına geçmiş, 2019 yılında ise 90 milyon dolar karşılığında Can Holding’e satılmıştı. Holding, 2025'in mart ayında Habertürk, Show TV ve Bloomberg TV’yi de bünyesine katarak medya sektörüne adım atmıştı.

Eylül 2025'te Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Can Holding'e yönelik "suç örgütü kurmak", "kaçakçılık", "dolandırıcılık" ve "kara para aklama" iddialarıyla soruşturma başlatıldı. MASAK raporlarında sahte belgelerle vergi yükümlülüğünün azaltıldığı ve gerçek dışı işlemler yapıldığı belirlendi.

Soruşturma kapsamında aralarında İstanbul Bilgi Üniversitesi, Doğa Koleji ve medya organlarının da bulunduğu 121 şirkete el konularak yönetimleri TMSF'ye devredildi. Vakıf yönetimine Prof. Dr. Ahmet Ulusoy, Levent Çetin ve Avukat Mehmet Çiçek’ten oluşan bir kayyum heyeti atandı ve mütevelli heyetinin görevi sonlandırıldı.

GÖZALTI VE TAHLİYE SÜREÇLERİ

Soruşturma kapsamında 11 Eylül 2025'te holding yöneticileri hakkında gözaltı kararları verildi; yapılan operasyonlar neticesinde aralarında Mehmet Kenan Tekdağ ve Mehmet Remzi Sanver'in de bulunduğu çok sayıda şüpheli tutuklandı.

Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can ise 25 Eylül 2025'te gözaltına alınarak "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "kara para aklama" suçlamalarıyla tutuklandı. Yaklaşık 6 ay cezaevinde kalan Kemal Can, avukatlarının itirazı ve dosyadaki delil durumu göz önüne alınarak 2 Nisan 2026'da konutu terk etmemek şartıyla ev hapsi adli kontrolüyle tahliye edildi. Soruşturma kapsamındaki hukuki süreç devam ederken, üniversitenin faaliyet izninin kaldırılması kararı sonrasındaki kampüs nöbeti sürüyor.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.