Bahçeli: Türkiye krizin akıntısına kapılan bir ülke olamaz
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin krizlerin akıntısına sürüklenen bir ülke olamayacağını söyledi. Bahçeli, Türkiye’nin gerilimi dengeleyen ve bölgesel aklı güçlendiren bir “merkez ülke” rolü üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara’daki ATO Congresium’da partisinin belediye başkanlarıyla düzenlenen iftar programına katıldı. Bahçeli burada yaptığı konuşmada küresel ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında dünya siyasetinde yeni bir kırılma dönemine girildiğini belirten Bahçeli, uluslararası dengelerin yeniden kurulduğunu ifade etti.
“DÜNYA RADİKAL BİR KIRILMA EŞİĞİNE GELMİŞTİR”
Bahçeli konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Haritalar yerinde duruyor gibi görünse de haritaların arkasındaki kudret terazisi derin mahfiller tarafından yeniden kurulmaktadır. Devletler aynı sınırlarla tanımlanıyor ve anılıyor olsa da güvenlik kuşakları yer yer daralmakta, yer yer genişlemekte ve yer yer de kırılmaktadır. Kısacası dünya, eski kavramlarla açıklanamayacak; eski ezberlerle yönetilemeyecek radikal bir kırılma eşiğine gelmiştir.
Bu kırılma yalnız birkaç bölgesel gerilimin toplamı değildir. Orta Doğu’dan Avrasya’ya, oradan Pasifik’e uzanan geniş bir hatta güç dengelerinin yeniden tartıldığı, devletlerin iç dayanıklılığının sınandığı ve yeni bir jeopolitik düzenin ağır ağır şekillendiği tarihî bir eşiktir.”
“DEVLET AKLI HADİSELERİ OLUP BİTTİKTEN SONRA YORUMLAYAN BİR SEYİRCİ DEĞİLDİR”
Devlet yönetiminde stratejik aklın önemine dikkat çeken Bahçeli, Türkiye’nin gelişmeleri önceden okuyabilen bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Bahçeli konuşmasında şu sözleri kaydetti:
“Mustafa Kemal Paşa’nın dile getirdiği şu ikaz bugün ayrıca kıymet kazanmaktadır: ‘Karar vermek için acele etmeyiniz; fakat karar verdikten sonra tereddüt etmeyiniz.’
Devlet idaresinde mesele yalnız doğruyu bilmek değildir; doğruyu doğru zamanda söyleyebilmek, doğru tedbiri gecikmeden alabilmek, tehlikeyi kapıya varmadan sezebilmek ve fırsatı heba olmadan değerlendirebilmektir. Devlet aklı hadiseleri olup bittikten sonra yorumlayan bir seyirci değildir; olup bitecek olanı önceden tartan, ihtimalleri hesaplayan ve istikameti buna göre tayin eden iradedir.”
“TÜRKİYE’NİN İHTİYAÇ DUYDUĞU ÇİZGİ SOĞUKKANLI BİR DEVLET ÇİZGİSİDİR”
Türkiye’nin izlemesi gereken siyasi hattın önemine değinen Bahçeli, şöyle konuştu:
“Türkiye’nin bugün ihtiyaç duyduğu çizgi tam olarak budur: Öfkeye kapılmayan, hamasetle savrulmayan, rehavete teslim olmayan; aklı, tecrübeyi ve milli menfaati merkeze alan soğukkanlı bir devlet çizgisi.
Orta Doğu’nun geniş fay hattı yeniden harekete geçirilmiştir. Gazze’de başlayan ateş, Lübnan’a sıçramış, Suriye’ye gölgelenmiş, Irak’a temas etmiş, nihayet İran’ın merkezine kadar uzanan bir sarsıntı üretmiştir.”
“TÜRKİYE’NİN KARŞI KARŞIYA BULUNDUĞU TABLO MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR”
Bahçeli, bölgedeki gelişmelerin Türkiye açısından doğrudan güvenlik meselesi olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin önündeki mesele uzaktan izlenen bir sınır krizi değildir. Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu tablo doğrudan doğruya milli güvenlik, sınır emniyeti ve bölgesel istikrar dosyasıdır.
Suriye tecrübesi bize ağır bedeller ödeterek öğretmiştir ki devlet otoritesinin zayıfladığı alanlar kısa sürede farklı silahlı grupların, vekalet unsurlarının, düzensiz göç hareketlerinin ve dış müdahalelerin sahasına dönüşmektedir.”
“TÜRKİYE YANGININ BÜYÜMESİNE HİZMET EDEN BİR AKTÖR HALİNE GELEMEZ”
Bahçeli, Türkiye’nin krizlerde üstlenmesi gereken rolün açık olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bizim çizgimiz açıktır. Türkiye krizin akıntısına kapılan bir ülke konumuna sürüklenemez. Türkiye yangının büyümesine hizmet eden bir aktör haline gelemez; bilakis yangını sınırlayan, gerilimi dengeleyen, kutuplaşmayı yatıştıran ve bölgesel aklı yeniden inşa eden merkez ülke konumunu güçlendirmek zorundadır.
Türkiye’nin stratejik istikameti savrulma değildir; düzen kuran bir denge siyasetidir.”
MUHALEFETE ELEŞTİRİ
Konuşmasında muhalefete de eleştiriler yönelten Bahçeli, bazı siyasi çevrelerin Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu jeopolitik sınamayı kavrayamadığını savundu.
Bahçeli, Türkiye’nin güvenlik ve jeopolitik riskler karşısında güçlü bir devlet refleksiyle hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
“TÜRKİYE KRİZLERİN ORTASINDA İSTİKAMET TAYİN EDEN BİR DEVLETTİR”
Bahçeli konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Türkiye krizin akıntısına kapılan bir ülke olmaktan masundur. Türkiye, krizlerin ortasında istikamet tayin eden bir devlettir. Türkiye’nin gücü yalnız askeri kapasitesinden değil; tarihî tecrübesinden, devlet geleneğinden ve kriz zamanlarında sergilediği stratejik akıldan gelmektedir.”
Kaynak:ANKA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.