Bahçeli grup toplantısında konuştu: "Erdoğan bir kez daha aday olmalı"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısında konuştu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki grup toplantısında konuşuyor. Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkan satır başları şöyle:
Bahçeli, grup toplantısı vesilesiyle bir kez daha milletvekilleriyle TBMM çatısı altında bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yeni yasama yılının başarılarla dolu geçmesi temennisinde bulunan Bahçeli, "Allah'tan niyaz ediyorum" ifadesini kullandı.
"ÖNEMLİ İÇ VE DIŞ GELİŞMELER YAŞANACAK"
Yeni dönemde önemli iç ve dış gelişmelerin yaşanacağını belirten Bahçeli, bu sürecin Türkiye'ye, millete, siyaset ve demokrasi hayatına, siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine hayırlı olmasını temenni etti. TBMM'nin ilk Başkanı ve Cumhuriyet'in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Meclis'te görev yapıp hayatını kaybeden milletvekillerini rahmetle andı. Hayatta olanlara da sağlıklı ve uzun bir ömür diledi.
Meclis'in, milletin talep ve menfaatlerinin, inanç ve değerlerinin, tarihİ hafızasının ve gelecek beklentilerinin temsil edildiği yer olduğunu söyleyen Bahçeli, farklı seslerin uyumuyla devlet orkestrasına dönüştüğü bu çatıyı "ortak aklın ve millİ iradenin tecelligahı" olarak niteledi. Kurumlar ve yöntemler değişse de Türk devlet geleneğindeki danışma ve meşveret kültürünün sabit kaldığını vurguladı. Kaşgarlı Mahmud'un Dİvanu Lugati't-Türk'te yer alan "Geniş elbise eskimez, istişare ile alınan akıl bozulmaz." sözünü hatırlatan Bahçeli, istişarenin toplumsal fay hatlarını doldurarak sosyal gerilimleri önlediğini ifade etti.
MECLİS'İN TARİHİ ROLÜNE VURGU
İstanbul'un işgali sırasında çeşitli tehlikeleri atlatarak Ankara'ya gelen mebusların, Mustafa Kemal Paşa liderliğinde Meclis'te istiklal davasını yaşattığını söyleyen Bahçeli, Sevr'in tarihin çöplüğüne atıldığını dile getirdi. İstiklal Harbi'nin ana karargahının Büyük Millet Meclisi olduğunu, 15 Temmuz'daki hain kalkışmada yazılan demokrasi destanının merkezinin de yine Meclis olduğunu hatırlattı.
"MİLLET DEMOKRASİYE SADAKATİNİ GÜÇLENDİRDİ"
Türkiye'nin demokrasi yolculuğunun kolay olmadığını belirten Bahçeli, askerİ darbelerin Türk demokrasisinde yaralı hafıza durakları oluşturduğunu, devlet kurumsallığını zayıflattığını söyledi. Buna rağmen milletin demokrasiye bağlılığının eksilmediğini, aksine arttığını kaydetti.
Parlamenter sistem döneminde istikrarsız hükümetlerin, koalisyon kavgalarının ve siyasi kutuplaşmanın hızlı karar almayı engellediğini savunan Bahçeli, çok partili hayata geçilen 21 Temmuz 1946 ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin uygulanmaya başladığı 9 Temmuz 2018 arasında 51 hükümet kurulduğunu hatırlattı. Ortalama ömrü 1 yıl 5 ay olan bu hükümetlerin ve koalisyon pazarlıklarının yarattığı belirsizliğin, Türkiye'nin küresel rekabette geri kalmasına yol açtığını söyledi.
"SİYASETİN GÖREVİ ÇÖZÜM ADRESİ OLMAKTIR"
Siyaset kurumuna düşen görevin sorunların çözüm adresi ve güçlü kurumsallığın teminatı olmak olduğunu belirten Bahçeli, siyasi partilerin hangi yelpazede yer alırsa alsın toplumun ortak zeminini güçlendirmek için var olduğunu söyledi. Partilerin hizmette birbiriyle yarışırken demokratik kültürün olgunlaşması ve devletin yüksek politikalarının sürekliliği için iletişim ve mutabakat içinde olması gerektiğini ifade etti. Popülist heveslerden ve verimsiz siyasi tartışmalardan kaçınılmasını isteyen Bahçeli, sırf iktidarın karşısında olmak adına "Edirne'yi Enver alacağına Bulgar alsın" anlayışına düşülmemesi gerektiğini söyledi.
"POLİTİK MERKEZİMİZ TÜRKİYE"
Bahçeli, siyasi partilere ve milletvekillerine şu mesajı verdi: İdeolojik koordinatlar farklı olsa da politik merkez Türkiye'dir. Rekabet alanı ne kadar geniş olursa olsun pergelin sabit ucu Ankara'dır. Yöntemler ayrışsa da yön, Türk istiklal ve egemenliğidir. Yeni yasama yılında siyasi partilerin hizmette rekabet, istikbalde ve istiklalde birlik içinde olmasını diledi.
MHP'DE KONGRE SÜRECİ TAMAMLANDI
"Kardeşlik kalbimizde, gelecek aklımızda" temasıyla 7 Mayıs 2026'da başlattıkları 15. Olağan Kurultay sürecinde ilçe ve il kongrelerinin 4 Ekim 2026 itibarıyla tamamlandığını açıklayan Bahçeli, kongrelerin coşkulu bir havada geçtiğini ve kaybedenin olmadığını söyledi. Büyük kongrenin de yapılacağını belirten Bahçeli, kongrelerde görev alan tüm yöneticilere, milletvekillerine ve teşkilat mensuplarına teşekkür etti, yeni seçilenlere başarılar diledi.
"ÜÇ HİLALİ ZİRVEYE TAŞIYACAĞIZ"
Önümüzdeki dönemin, kalkınmanın önündeki sorunların sona ereceği bir merhalenin başlangıcı olduğunu söyleyen Bahçeli, bu dönemin başlıca gündem maddelerini sıraladı: Terörsüz Türkiye hedefi ve politikalarına dair gelişmelerin yoğunlaşması, yaklaşan milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile mahallİ idareler seçimleri. MHP'nin bu süreçte program, politika, proje ve kadrolarıyla öne çıkacağına güvendiğini belirten Bahçeli, "her alanda üç hilali zirveye taşıyacağız" dedi.
MHP'nin ilkelerinden ve ülkülerinden ödün vermediğini savunan Bahçeli, siyasetin kısır bir iktidar mücadelesi ya da çıkar çatışması değil, toplumsal uzlaşı ve huzur aracı olduğunu söyledi.
"TERÖR BELASINDAN KURTULMAK İÇİN TARİHİ FIRSAT VAR"
Bahçeli, 40 yılı aşkın süredir terör belasıyla mücadele edildiğini hatırlatarak kalıcı çözüm için tarihİ bir fırsatın bulunduğunu söyledi. Temel hedefin bölgeyi terörün ürettiği güvenlik tehditlerinden arındırmak ve gelecek kuşakların refahını güvence altına almak olduğunu vurguladı.
Yeni yasama yılında Terörsüz Türkiye hedefinin hukuki ve siyasi tabanının güçlendirileceğini belirten Bahçeli, demokratik standartların geliştirilmesi, hukuk devletinin kurumsal kapasitesinin artırılması, toplumsal bütünleşmenin kalıcı hâle getirilmesi ve sosyoekonomik şartların iyileştirilmesi yönündeki çalışmalara da dikkat çekti. 7595 sayılı Kanun çerçevesinde oluşturulan komisyonların çalışmasının, kanunun yürürlüğe gireceği şartların oluşturulmasının ve yeni yasal düzenlemelerin önümüzdeki dönemin en hayati konularından olacağını söyledi.
Bahçeli, yeni Meclis döneminin kısır siyasi tartışmaların ötesinde, Türkiye'nin orta ve uzun vadeli geleceğini şekillendirecek bir yapısal reform dönemi olması gerektiğini kaydetti.
"HER İDDİA ŞEFFAF BİÇİMDE SORUŞTURULMALI"
Bahçeli, 3 Ekim 2026'daki açıklamasına atıfta bulunarak yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gelişmeleri karşısında Türkiye'nin toplumsal bir güven erozyonu ve çürüme tartışmalarıyla karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini söyledi. Bu gelişmelerin bir arınma ve aklanma fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, hangi siyasi görüşten ya da makamdan gelirse gelsin, kamu kaynaklarının usulsüz kullanımına ilişkin her iddianın bağımsız, tarafsız ve şeffaf biçimde soruşturulması çağrısında bulundu.
Demokratik siyasetin meşruiyetinin hesap verebilirlikten ve kamu kurumlarına duyulan güvenden beslendiğini ifade eden Bahçeli, yolsuzluğu önleyecek girişimlerin kalkınma hedefleriyle birlikte, eş güdüm içinde hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
"BM'NİN SİYASİ MERKEZİ NEW YORK İSE ADALET MERKEZİ ANKARA'DIR"
Dünyanın kural tanımaz aktörlerin politikalarıyla felakete sürüklendiğini söyleyen Bahçeli, Birleşmiş Milletler'i soykırımlar ve kaynak savaşları karşısında etkisiz kalmakla eleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Dünya beşten büyüktür." sözünü hatırlatan Bahçeli, dünyanın beş devletin politik egolarına ve çıkarlarına mahkûm edilemeyeceğini söyledi.
Türkiye'nin mazlum milletlerin sığınağı olduğunu belirten Bahçeli, "Birleşmiş Milletlerin siyasi merkezi New York ise adalet merkezi Ankara'dır." ifadesini kullandı. Türkiye'nin BM bünyesinde insanlık değerlerini, hukuku ve adaleti esas alan bir reform anlayışıyla sorumluluk sahibi ülkelere öncülük edebileceğini söyledi.
NETANYAHU TEPKİSİ
Birleşmiş Milletler'in soykırımlar ve kaynak savaşları karşısında etkisiz kaldığını söyleyen Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Dünya beşten büyüktür" sözünü hatırlattı. "BM'nin siyasi merkezi New York ise adalet merkezi Ankara'dır." diyen Bahçeli, Türkiye'nin BM bünyesinde adalet ve hukuku esas alan bir reform anlayışına öncülük edebileceğini söyledi.
81. BM Genel Kurulu'nda İsrail Başbakanı Netanyahu'nun yaptığı konuşmayı "insanlık tarihinin utanç vesikası" olarak niteleyen Bahçeli, Netanyahu'nun "Dünyanın en ahlaklı ordusuna sahibiz" sözleri ile Erdoğan'ı tiran olarak nitelemesini, Hitler'in kendisini insan hakları savunucusu, Mussolini'nin özgürlük havarisi, Stalin'in demokrat olarak nitelendirilmesine benzetti.
İslam ülkelerine çağrıda bulunan Bahçeli, kınamanın ötesinde ortak bir tavır sergilenmesi gerektiğini söyledi. İsrail'in bölge ve dünya milletleri için tehdit oluşturduğunu savunan Bahçeli, önerdiği Kudüs İttifakı'nın ya da Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Anlaşması'nın çerçevesinin genişletilmesiyle caydırıcı bir İslam barış gücü oluşturulması gerektiğini ifade etti.
MHP'DEN "YAĞMUR STRATEJİSİ"
Bahçeli, MHP'nin küresel krizlerin yaşandığı bu dönemde ülkenin yapısal sorunlarını aşması ve kalıcı bir refah düzeni kurması amacıyla "Yağmur Stratejisi"ni geliştirdiğini açıkladı. Yağmurun arınmayı, yenilenmeyi, bolluğu ve bereketi simgelediğini söyleyen Bahçeli, stratejinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kurumsallığına dayandığını belirtti. Yasama, yürütme ve yargının kuvvetler ayrılığı esasında uyum içinde çalışmasını öngören stratejinin, güvenlik, ekonomi ve demokraside tahribata yol açmaması için etkili bir denge ve denetim sistemi gerektirdiğini kaydetti. Yasamada güçlü bir MHP kurumsallığı tesis edilmesi gerektiğini de ekleyen Bahçeli, stratejinin temel ülküsünün istikrarın korunması olduğunu söyledi.
"CUMHUR İTTİFAKI'NIN ADAYI YENİDEN ERDOĞAN OLMALI"
Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adaylığına ilişkin çağrı yapan Bahçeli, Türkiye'nin yükseliş ivmesinin kesintiye uğramaması için Erdoğan'ın bir kez daha aday olması ve üçüncü kez cumhurbaşkanı seçilmesinin mümkün olacağını söyledi. Üçüncü dönemin ülkede, bölgede ve dünyada birçok önemli gelişmeye gebe olduğunu belirten Bahçeli, bu zorlu süreci yönetecek dirayet ve tecrübenin Erdoğan'da bulunduğunu ifade etti. Bahçeli, "Cumhurbaşkanımız uygun gördüğü ve TBMM anayasal iradesini bu yönde ortaya koyduğu takdirde, Cumhur İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayının yeniden Sayın Recep Tayyip Erdoğan olması arzumuz ve talebimizdir." dedi.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.