Ankara Adliyesi'nde sahte savcı alarmı: Polise talimat bile vermiş
Ankara Adliyesi’nde kendisini "savcı yardımcısı" ve "stajyer savcı" olarak tanıtarak karakoldaki polislere talimatlar yağdıran M.A. isimli kadın, emniyet güçlerinin dikkati sayesinde yakalandı.
Ankara yargı koridorları, sinema senaryolarını aratmayan sıra dışı bir "sahte unvan" skandalıyla çalkalandı. Ankara Adliyesi’nde görevli olduğu izlenimini uyandırarak resmi makamları manipüle etmeye çalışan 2000 doğumlu M.A., son birkaç gün içinde birden fazla kez polis merkezine giderek adli personele adeta üst amir gibi talimatlar verdi. Hızını alamayarak görevli polis memurları hakkında şikâyette bulunacağını belirten ve memurların sicil ile görev bilgilerini talep eden kadının şüpheli hareketleri, karakol amirinin radarına takıldı.
POLİSİN DİKKATİ FOYASINI ORTAYA ÇIKARDI
M.A.’nın agresif tavırlarından ve çelişkili ifadelerinden şüphelenen polis merkezi görevlileri, kendisinden resmi kurum kimliğini ibraz etmesini istedi. Kendisinin adliyede "stajyer savcı" olduğunu iddia eden kadının durumu, nöbetçi Cumhuriyet Savcısına bildirildi. Savcılığın talimatıyla Adalet Bakanlığı ve adliye personeli sistemleri üzerinden anlık yapılan incelemede, M.A. isimli bir savcı yardımcısı ya da stajyer savcının bulunmadığı, kadının adliyeyle hiçbir resmi bağı olmadığı kesinleşti.
Ankara Emniyeti tarafından gözaltına alınan şüphelinin geçmişine yönelik yapılan derinlemesine araştırmada çarpıcı detaylar gün yüzüne çıktı.
Diyarbakır nüfusuna kayıtlı 26 yaşındaki M.A.’nın, Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. sınıfa kaydolduğu ancak daha sonra eğitimini yarıda bırakarak okuldan ayrıldığı tespit edildi. Şüphelinin üzerinde ve çantasında yapılan aramalarda, hakim-savcı adayı olan erkek arkadaşı M.E. adına düzenlenmiş resmi "Hakim-Savcı Adayı Kimlik Kartı" ele geçirildi. M.A.'nın bu kimliği erkek arkadaşından habersizce aldığı belirlendi.
"HIRSIZLIK AMACIYLA YAPMADIM" DEDİ AMA TUTUKLANDI
Soruşturma işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen M.A., "Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle hırsızlık" suçlamasıyla tutuklama istemiyle Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarıldı. Hakimlikteki sorgusunda suçlamaları reddeden sahte savcı, kendisini şu sözlerle savundu:
"Ben hırsızlık amacıyla yapmadım. Ben bu kimliği karakolda veya başka bir hususta kendimi savcı olarak tanıtmak için kullanmadım. Sadece kimlik sahibi şahısla (erkek arkadaşımla) bir süredir görüşmediğim için kimliğini kendisine iade edemedim. Tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum."
Mahkemenin Kararı: Dosyadaki somut delilleri, polisin tuttuğu tutanakları ve kuvvetli suç şüphesini inceleyen sulh ceza hakimi; suçun yasal alt ve üst sınırını göz önünde bulundurarak şüphelinin kaçma ihtimalinin mevcut olduğunahükmetti. Adli kontrol şartlarının bu aşamada yetersiz kalacağını belirten mahkeme, M.A.'nın nitelikli hırsızlık suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmesine karar verdi. Şüpheli hakkında ayrıca "kamu görevini usulsüz üstlenmek" suçundan da ek soruşturma yürütülüyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.