Milyonlarca kiracıyı ilgilendiriyor: Balkona takılabilen güneş paneli dönemi başlıyor
19
Kaliforniya'da güneş enerjisinden faydalanmak isteyen ancak müstakil evde oturmayan ya da çatısına panel koyamayan milyonlarca kişi için yeni bir dönem başlıyor. Eyalet Valisi Gavin Newsom'un 30 Eylül'de imzaladığı SB 868 sayılı yasa, 1 Ocak 2027'den itibaren belirli koşulları karşılayan taşınabilir güneş enerjisi sistemlerinin konutlarda kullanımına izin verecek.
Senatör Scott Wiener tarafından hazırlanan düzenleme, özellikle kiracıları, apartman sakinlerini ve çatı tipi güneş sistemine yatırım yapamayan haneleri kapsıyor. "Balkon güneşi" ya da "prize takılabilir solar" olarak bilinen küçük sistemlerin, belirli teknik şartlarla konut elektrik tesisatına bağlanmasının yolu açılıyor.
29
BALKON TİPİ GÜNEŞ PANELİ NASIL ÇALIŞIYOR?
Sistem, çatı tipi güneş enerjisi santrallerine göre çok daha küçük ölçekte işliyor. Temel bileşenleri güneş panelleri, bir mikro inverter ve bağlantı ekipmanlarından oluşuyor.
Paneller güneş ışığını doğru akıma dönüştürürken, mikro inverter bu elektriği evde kullanılabilecek alternatif akıma çeviriyor. Güvenlik standartlarını karşılaması halinde sistem, doğrudan bir priz üzerinden konutun elektrik devresine bağlanabiliyor.
Üretilen elektrik öncelikli olarak evin kendi tüketimini karşılamaya yarıyor, böylece şebekeden çekilen elektrik miktarı azalıyor. Kaliforniya'daki düzenlemenin en dikkat çeken yönü ise sistemlerin küçük ve taşınabilir olması sayesinde çatıya herhangi bir müdahale gerektirmemesi.
39
GÜÇ SINIRI VE GÜVENLİK ŞARTLARI NELER?
SB 868'e göre bir konut için taşınabilir güneş sistemlerinin toplam alternatif akım çıkışı 1.200 watt ile sınırlandırılıyor. Sistemlerin standart bir elektrik prizi üzerinden bina tesisatına bağlanabilmesi ve belirlenen elektrik güvenliği standartlarına uyması zorunlu tutuluyor.
Düzenlemede şebeke güvenliği açısından kritik bir şart da yer alıyor: Elektrik kesildiğinde sistemin şebekeye enerji göndermesini otomatik olarak durduran bir mekanizmanın bulunması gerekiyor. Bu sayede hatta bakım yapan teknik personel için tehlike oluşturabilecek kontrolsüz enerji geri beslemesi önlenmek isteniyor.
Yasa, şartları karşılayan sistemleri 1 Ocak 2030'a kadar eyalet ve elektrik şirketlerinin uyguladığı bazı bağlantı prosedürlerinden de muaf tutuyor.
49
BU TEKNOLOJİ SADECE KALİFORNİYA'YA MI ÖZGÜ?
Almanya bu alandaki en dikkat çekici örneklerden biri. Alman Federal Şebeke Ajansı'nın düzenlediği "Balkon-Solaranlagen" ya da "Steckersolargeräte" adı verilen sistemlerde, güncel kurallara göre modül gücü toplam 2.000 watt'a, inverter gücü ise 800 VA'ya kadar çıkabiliyor. Bu sistemlerin ayrıca piyasa veri kayıt sistemine kaydedilmesi şart.
Avusturya da küçük fişli güneş enerjisi sistemlerine izin veren ülkeler arasında. Avrupa Birliği belgelerine göre Avusturya'da bu tip sistemler için elektrik teknisyeni sertifikasyonu zorunlu değil. Almanya'da ise mevzuat, kiracı ve kat mülkiyeti sahiplerinin balkonlarına bu sistemleri kolayca kurabilmesi yönünde güncellendi.
Dolayısıyla Kaliforniya'nın uygulaması dünyada bir ilk değil. Ülkeden ülkeye sistemin gücü, bağlantı yöntemi, kayıt zorunluluğu ve apartman yönetimiyle ilgili kurallar farklılık gösteriyor.
59
PEKİ TÜRKİYE'DE BALKONA GÜNEŞ PANELİ TAKILABİLİR Mİ?
Burada Kaliforniya modeliyle Türkiye'deki mevcut sistem arasında önemli bir fark bulunuyor.
Türkiye'de lisanssız elektrik üretimi mevzuatı kapsamında kendi elektriğini üretmek isteyen gerçek ve tüzel kişilere yönelik bir sistem zaten var. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, tüketicilerin kendi elektrik ihtiyaçlarını tüketim noktasına yakın üretim tesislerinden karşılamasına imkân veren lisanssız üretim modelini uyguluyor.
Ancak bu durum, "Kaliforniya'daki gibi 1.200 wattlık paneli balkona koyup standart prize takmanın Türkiye'de de otomatik olarak serbest olduğu" anlamına gelmiyor.
Türkiye'de lisanssız elektrik üretimi için tüketim tesisi, bağlantı ve ilgili dağıtım şirketi süreçleri işletiliyor. Bakanlığın mevcut bilgilendirmesine göre üretim tesisi kurulmak istendiğinde ilgili dağıtım şirketine başvuru yapılması gerekiyor. Bu nedenle Türkiye'de aynı modelin yaygınlaşabilmesi için yalnızca "balkona panel takılmasına izin verilmesi" yeterli olmayacak.
69
TÜRKİYE'DE BÖYLE BİR DÜZENLEME YAPILABİLİR Mİ?
Teknik olarak mümkün, ancak mevzuat açısından özel bir düzenleme gerekiyor.
Türkiye'nin güneş enerjisi potansiyeli ve mevcut lisanssız üretim altyapısı göz önüne alındığında, düşük güçlü balkon tipi sistemler için ayrı ve basitleştirilmiş bir mevzuat oluşturulması teorik olarak mümkün görünüyor.
Bunun için gündeme gelebilecek başlıklar şöyle sıralanabilir:
- Belirli bir watt sınırının belirlenmesi
- Yalnızca sertifikalı panel ve inverterlerin kullanımına izin verilmesi
- Elektrik kesildiğinde otomatik kapanma şartının getirilmesi
- Apartman ve bina güvenliği için montaj standartlarının oluşturulması
- Kiracı ve kat maliklerinin haklarının netleştirilmesi
- Dağıtım şirketlerine yapılacak bildirimin basitleştirilmesi
Türkiye'de lisanssız elektrik üretimi için zaten yasal bir çerçeve bulunması, böyle bir modelin sıfırdan değil mevcut mevzuat üzerine inşa edilebilmesine imkân sağlayabilir. Bugünkü mevzuatın, Kaliforniya'daki 1.200 wattlık priz tipi sistemi doğrudan serbest bıraktığını söylemek mümkün değil.
79
APARTMANDA HERKES BALKONUNA PANEL TAKABİLECEK Mİ?
Türkiye'de böyle bir düzenleme hayata geçerse en kritik başlıklardan biri kat mülkiyeti ve bina güvenliği olacak.
Çünkü balkon, her durumda yalnızca daire sahibinin dilediği gibi değişiklik yapabileceği bağımsız bir alan sayılmayabiliyor. Binanın dış görünümünü, ortak alanlarını, taşıyıcı sistemini veya diğer bağımsız bölümleri etkileyen uygulamalarda kat mülkiyeti mevzuatı da devreye girebiliyor.
Bu nedenle Türkiye'de balkon tipi güneş sistemlerine özel bir düzenleme hazırlanacaksa, yalnızca enerji mevzuatının değil; Kat Mülkiyeti Kanunu, elektrik güvenliği ve yapı güvenliği kurallarının birlikte ele alınması gerekiyor.
89
TÜRKİYE'DE NEDEN İLGİ GÖREBİLİR?
Balkon tipi güneş panellerinin en önemli avantajı, çatıya erişimi olmayan kişilere güneş enerjisinden yararlanma imkânı sunması.
Özellikle yüksek katlı apartman ve sitelerin yoğun olduğu büyük şehirlerde her dairenin ortak çatı alanından faydalanması mümkün olmayabiliyor. Kiracılar açısından da çatıya sabit bir güneş santrali kurmak çoğu zaman gerçekçi bir seçenek olarak görülmüyor.
Buna karşılık küçük, taşınabilir ve sökülebilir sistemler; kiracılar, apartman sakinleri ve düşük miktarda elektrik üretmek isteyen haneler için alternatif bir model oluşturabilir.
99
"PRİZDE GÜNEŞ ENERJİSİ" DÖNEMİ YAYGINLAŞABİLİR
Kaliforniya'nın 2027'de hayata geçireceği model, güneş enerjisinin yalnızca çatılara kurulabilen büyük sistemlerden ibaret olmadığını gösteren yeni bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.
Almanya ve Avusturya'daki uygulamalar da küçük ölçekli, fişe takılabilen güneş sistemlerinin ayrı kurallarla düzenlenebildiğini ortaya koyuyor. Avrupa Birliği de üye ülkelerin bu tür "prize takılabilir mini solar" sistemleri teşvik edebileceğini, ancak güvenlik ve yapısal koşulların korunması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye'de ise güneş enerjisi için lisanssız üretim altyapısı bulunmasına rağmen, Kaliforniya'daki gibi düşük güçlü balkon sistemlerini özel olarak kolaylaştıran bir düzenlemenin bulunup bulunmadığı ayrı bir mevzuat konusu olarak öne çıkıyor. Böyle bir modelin hayata geçirilmesi, özellikle kiracı ve apartman sakinlerinin güneş enerjisine erişimini genişletme potansiyeli taşıyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.