Süper El Nino küresel krizi tetikledi! O tarihte her şey ateş pahası olacak
Pasifik Okyanusu'nda güçlenen El Nino, küresel gıda tedarik zincirini tehdit ediyor. Uzmanlara göre 2026 sonbahar-kış döneminde güçlü bir El Nino yaşanma ihtimali yüksek.
Pasifik Okyanusu'nda güç kazanan El Nino, sadece hava olaylarını değil küresel gıda tedarik zincirini de tehdit eden yeni bir risk faktörü olarak gündeme oturuyor. Tarımsal üretimden nakliyeye, enerji maliyetlerinden emtia borsalarına kadar geniş bir alanda etkilerin önümüzdeki aylarda daha net hissedilmesi bekleniyor.
Uzmanlara göre öngörülerin tutması durumunda buğday, mısır, pirinç, kahve, şeker, kakao, soya ve palm yağı gibi küresel ticarette kilit rol oynayan ürünlerde sert fiyat dalgalanmaları yaşanabilir. Yine de riskin tüm ürünlerde eş zamanlı ve aynı şiddette ortaya çıkması beklenmiyor.
SÜPER EL NİNO İHTİMALİ KUVVETLENİYOR
Meteorolojik projeksiyonlar, 2026 yılının sonbahar ve kış aylarında güçlü bir El Nino yaşanma olasılığının hayli yüksek olduğunu gösteriyor. Ekim-Aralık döneminde olayın tarihsel açıdan güçlü seviyelere tırmanabileceğine dair senaryolar da yakından takip ediliyor.
El Nino, tropikal Pasifik'in orta ve doğu bölgelerindeki deniz yüzeyi sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla ortaya çıkıyor. Okyanusta yaşanan bu değişim atmosfer dolaşımını etkileyerek dünyanın çeşitli noktalarında kuraklıktan aşırı yağışa, sıcaklık anomalilerine kadar farklı iklim sorunlarına yol açabiliyor.
Tarım tarafındaki asıl tehlike de tam burada başlıyor: Aynı iklim olayı bir üretim bölgesinde kuraklığa neden olurken, başka bir coğrafyada aşırı yağışlarla mahsulü vurabiliyor.

GIDA FİYATLARINDA YÜZDE 14-16'LIK ARTIŞ RİSKİ
Küresel tarım danışmanlık şirketi Beroe'nin değerlendirmesine göre, uzun soluklu bir El Nino'nun diğer maliyet baskılarıyla çakışması halinde gıda piyasalarında ciddi sonuçlar doğması olası görünüyor.
Şirketin hesaplamalarına göre El Nino'nun gübre kıtlığı, yüksek enerji maliyetleri ve jeopolitik gerginliklerle aynı döneme denk gelmesi, küresel gıda emtia fiyatlarını yüzde 14 ila 16 oranında yukarı çekebilir.
Üstelik bu baskının 2026-2027 ile sınırlı kalmayabileceği, bazı ürün ve piyasalarda fiyat etkilerinin 2028'e kadar sürebileceği değerlendiriliyor.
İLK ALARMI KAKAO VERİYOR
İklimsel değişimlere en duyarlı tarım ürünlerinin başında kakao, kahve, şeker ve bitkisel yağlar geliyor.
Beroe'nin analizine göre kısa vadede en yüksek tedarik riski kakaoda görülüyor. Dünya kakao üretiminin kalbi konumundaki Batı Afrika, zaten aşırı yağışlar, bitki hastalıkları ve zayıf ürün gelişimiyle mücadele ediyor. El Nino'nun bölgedeki kritik büyüme dönemlerinde hava koşullarını daha da bozması halinde üretimde yeni kayıplar yaşanması ve bunun küresel kakao fiyatlarına yansıması ihtimal dahilinde.

KAHVE VE ŞEKER DE RADARDA
Hassas ürünlerden bir diğeri şeker. Ancak buradaki risk dünya genelinde homojen dağılmıyor. Hindistan'da muson yağışlarının seyri, şeker stokları ve etanol üretimine ayrılan şeker kamışı miktarı küresel fiyatlarda belirleyici olabilir. Buna karşın dünyanın en büyük üreticilerinden Brezilya'nın güçlü ihracat kapasitesi arz tarafında dengeleyici bir unsur olabilir.
Kahve piyasasında da başlıca üretici ülkelerdeki sıcaklık ve yağış değişimleri dikkatle izleniyor. El Nino'nun kahve kuşağındaki üretim koşullarını bozması, fiyatlarda yeni dalgalanmalara kapı aralayabilir.
PALM YAĞINDA KRİTİK EŞİK 2027
Palm yağında El Nino'nun etkisinin gecikmeli ortaya çıkması bekleniyor. Malezya ve çevresindeki üretici ülkelerde hava koşullarının plantasyonlara etkisi zamanla üretim rakamlarına yansıyacağından, asıl baskının 2027'de belirginleşmesi öngörülüyor. Yaşlanan plantasyonlar ve artan biyodizel talebi de palm yağı piyasasını El Nino kaynaklı olası üretim kayıplarına karşı daha kırılgan hale getiriyor.

TAHILLARDA EŞZAMANLI ARZ ŞOKU İHTİMALİ
Küresel tahıl piyasasındaki tablo ise daha karmaşık. ABD ve Brezilya'daki olumlu üretim beklentileri küresel mısır arzını desteklerken, Avrupa'daki verim sorunları bazı bölgelerde fiyatları yukarı itebilir.
Bu yüzden Süper El Nino'nun doğrudan küresel bir gıda kıtlığına yol açmasından çok, farklı bölge ve ürünlerde aynı döneme denk gelen arz şokları ve sert fiyat hareketleri yaratması daha büyük risk olarak görülüyor. Buğday, mısır ve pirinç gibi temel ürünlerden herhangi birinde büyük üretici ülkelerin aynı anda olumsuz hava koşullarıyla karşılaşması, fiyat etkisini çok daha güçlü hale getirebilir.
RİSK TARLADAN LİMANLARA SIÇRAYABİLİR
El Nino kaynaklı ekonomik risk yalnızca tarımsal üretimle sınırlı değil. Şiddetli kuraklık, küresel ticaret açısından kritik nehir ve kanalların su seviyesini düşürerek gemilerin taşıyabileceği yük hacmini kısıtlayabiliyor. Bu durum navlun maliyetlerini yükselterek gıda fiyatları üzerinde ikinci bir baskı unsuruna dönüşebiliyor. Özellikle Panama Kanalı gibi küresel ticaret rotalarındaki kapasite sorunları, tarım ürünlerinin üretim merkezlerinden tüketici ülkelere taşınmasını daha maliyetli hale getirebilir.

ENERJİ VE BİYOYAKIT DENGESİ DE KRİTİK
Gıda fiyatlarını tehdit eden bir diğer unsur enerji piyasaları. Petrol fiyatlarındaki yükseliş; tarımsal üretimde kullanılan yakıttan gübre üretimine, nakliyeden soğuk zincire kadar birçok maliyet kalemini etkiliyor. Buna ek olarak ülkelerin biyoyakıt politikaları; soya yağı, kolza yağı, palm yağı, mısır ve şeker kamışı gibi ürünlerde gıda ve enerji sektörlerinin aynı hammadde için rekabet etmesine yol açabiliyor. El Nino'nun tarımsal etkisinin yüksek enerji fiyatlarıyla çakışması, gıda enflasyonu üzerindeki baskıyı daha da ağırlaştırabilir.
SÜPER EL NİNO'DA 451 BİN EK ÖLÜM TAHMİNİ
El Nino'nun olası etkilerine dair en çarpıcı öngörülerden biri insan sağlığı alanında geldi. University of Chicago bünyesindeki Climate Impact Lab araştırmacılarının hesaplamasına göre, güçlü bir El Nino'nun Haziran 2026-Şubat 2027 döneminde yol açabileceği sıcaklık etkileri, dünya genelinde 451 bine kadar ek ölümle ilişkilendirilebilir.
Araştırmacılara göre karalar üzerindeki sıcaklıklar normal seviyelerin üzerine çıkabilir ve aşırı sıcak gün sayısında yüzde 44'e varan bir artış görülebilir. Bu rakamların gerçekleşmiş ölüm sayılarını değil, belirli iklim ve sıcaklık senaryolarına dayanan model tahminlerini yansıttığı belirtiliyor.

NİJERYA, ENDONEZYA VE SUDAN ÖNE ÇIKIYOR
Araştırmanın Eylül 2026-Şubat 2027 dönemine ilişkin hesaplamalarında en yüksek tahmin Nijerya için veriliyor. Modellemeye göre Nijerya'da 31 bin 400, Endonezya'da 19 bin 300 ve Sudan'da 17 bin 600'e kadar ek ölüm sıcaklık etkileriyle bağlantılı olabilir. Filipinler, Vietnam, Tayland ve Kamboçya'da toplam 19 bin 400 ek ölüm öngörülürken, Hindistan ve Pakistan da yüksek sıcaklık riskinin yakından izlendiği ülkeler arasında yer alıyor.
ETKİSİ SOFRAYA KADAR UZANABİLİR
Önümüzdeki dönemde asıl belirleyici soru, El Nino'nun ne kadar güçlü olacağından ziyade hangi tarım bölgelerini hangi üretim döneminde vuracağı olacak. Kuraklık, aşırı yağış, enerji fiyatları, gübre maliyetleri ve lojistik sorunlarının aynı döneme denk gelmesi halinde iklim kaynaklı üretim kayıpları küresel gıda zinciri boyunca büyüyebilir.
Sonuç olarak Pasifik'teki sıcaklık değişiminin gerçek ekonomik etkisi binlerce kilometre öteden hissedilebilir: Tarladaki verim kaybı önce limanlardaki navlun maliyetlerine, oradan da market raflarındaki gıda fiyatlarına yansıyabilir.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.