Piyasalarda savaş ve FED kıskacı: Petrol uçuşa geçti
Orta Doğu'daki savaşın 23. gününde küresel ekonomi iki ateş arasında kaldı. Hürmüz Boğazı'ndaki arz kriziyle petrol fiyatları rekor tazelerken, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) "şahin" duruşu ve güçlü dolar, altının "güvenli liman" etkisini sınırladı.
İran’ın enerji altyapısına yönelik tehditler ve Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güvenliğinin sarsılması, Brent petrolü ve Dubai ham petrolünü zirveye taşıdı. Hafta başında 103 dolar seviyelerinde olan Brent petrol, fiziksel arzın daralmasıyla yükselişini sürdürürken; Dubai petrolü dün 170 doları aşarak tarihe geçti. Enerji maliyetlerindeki bu artış, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için enflasyonist baskıyı en üst seviyeye taşımış durumda.
Normal şartlarda savaş dönemlerinde rekor kıran altın, bu kez karşısında "demir yumruklu" bir Fed buldu. ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin enerji fiyatları nedeniyle yukarı yönlü sinyal vermesi, Fed’in faiz indirimlerini rafa kaldırmasına neden oldu. Fed’in "yüksek faiz, güçlü dolar" politikası, altının onsunun 4.500 dolar sınırında zorlanmasına ve gümüşle birlikte baskılanmasına yol açtı. Güvenli liman talebi jeopolitik risklere rağmen, doların küresel gücü karşısında bu hafta sınırlı kaldı.
MERKEZ BANKALARINDA "TEMKİNLİ" DURUŞ
Sadece Fed değil; Avrupa Merkez Bankası (ECB), İngiltere ve Japonya merkez bankaları da sıkı para politikalarından taviz vermiyor. Küresel büyümeye ilişkin temkinli beklentiler, sanayinin temel taşları olan bakır, alüminyum ve çinko fiyatlarını aşağı çekerken; piyasalarda "nakit kraldır" (cash is king) dönemi yaşanıyor. Bu durum, altın yatırımcısının kâr realizasyonuna gitmesine ve dolar endeksinin (DXY) yükselmesine neden oluyor.
Savaş sadece enerjiyi değil, sofraları da vurmaya başladı. Gübre ve lojistik maliyetlerindeki artış; kahve, şeker ve pamuk fiyatlarını yukarı taşıdı. Buğday ve mısırda şu an için sakin bir seyir izlense de uzmanlar, gelişmekte olan ülkeler için yeni bir gıda fiyat baskısının kapıda olduğu konusunda uyarıyor. 21 Mart’ta kutlanan Nevruz’un getirmesi beklenen "bolluk" iklimi, ne yazık ki küresel maliyetlerin gölgesinde kalıyor.
Fatih’te çöken binaların acısı ve Avrupa’da kurulan kritik seçim sandıklarının (İtalya, Slovenya) yarattığı siyasi belirsizlik, yatırımcıyı "bekle-gör" moduna itti. Gram altının 6.405 TL ile zirve yaptığı, ancak ons bazında baskılandığı bu dönemde; petrol fiyatlarındaki hareketliliğin devam etmesi bekleniyor. Trump’ın "ateşkes istemiyoruz" çıkışı ve Netanyahu’nun "zor akşam" itirafı, piyasalardaki volatiliteyi (oynaklığı) önümüzdeki hafta da canlı tutacak.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.