Mahfi Eğilmez açıkladı: İrrasyonel beklentiler teorisi

Mahfi Eğilmez açıkladı: İrrasyonel beklentiler teorisi

İktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez, modern makroekonominin temel direklerinden olan "Rasyonel Beklentiler Teorisi"ne yerli ve kurumsal bir şerh düşerek "İrrasyonel Beklentiler Yaklaşımı" tezini ortaya koydu.

Ekonomik karar alma mekanizmalarında bireylerin ve kurumların geleceğe yönelik tahminleri, piyasaların yönünü tayin eden en dinamik güçtür. Nobel ödüllü teorilerle desteklenen geleneksel "Rasyonel Beklentiler" okulu, aktörlerin eldeki tüm verileri en etkin şekilde işleyerek hata payını sıfırladığını ve hükümetlerin sistematik politika hatalarını hızla öğrenip "aldanmadığını" varsayar. Ancak Dr. Mahfi Eğilmez, kurumsal güvenin tahrip olduğu ve ekonomi politikalarının öngörülemez bir sarmala girdiği gelişmekte olan piyasalarda bu teorinin eksik kaldığına dikkat çekiyor. İlk temelleri 1991 yılında hükümete sunulan bir raporda atılan bu tamamlayıcı yaklaşım, istikrarsızlığın bizzat kendisinin nasıl bir "beklenti rejimi" haline dönüştüğünü modelliyor.

AKTÖR DEĞİL, KURUM İRRASYONEL

Eğilmez, analizinde "irrasyonel" kelimesinin yüklediği anlama net bir şerh düşüyor: Burada akıl dışı davrananlar parasını korumaya çalışan vatandaşlar veya şirketler değil; yerleşik ekonomi tüzüğüyle çelişen, öngörülemez kararlara imza atan kurumsal yapılardır. Aktör mevcut bilgiyi kullanır, hatayı öğrenir, sistem normalleşir. Aktör geçmiş tahmin hatalarına bakarak bugünkü kararını günceller. Aktör sadece geçmiş veriye veya hataya bakmaz. Kurumsal irrasyonelliğin (akıl dışı politika setinin) kalıcı olduğunu anladığı an, bu anomaliyi sistemin ana kuralı olarak kabul eder.

2021 TÜRKİYE'Sİ VE "TERS RASYONALİTE DENGESİ"

Teorinin ete kemiğe büründüğü en somut laboratuvar olarak 2021 yılının son çeyreğindeki Türkiye ekonomisini örnek gösteren Mahfi Eğilmez, makroekonomik yansımaları şu tarihsel akışla özetliyor:

"Enflasyonun açıkça yükseliş trendinde olduğu bir dönemde, genel ekonomi teorisinin aksine politika faizinin düşürülmesi piyasada önce bir şok yarattı ve geçici zannedildi. Ancak faiz indirimleri inatla devam edince aktörler bu irrasyonelliği rasyonelleştirdi. 'Bu yönetim rasyonel davranmayacak' varsayımı veri kabul edilerek döviz talebi patlatıldı, tasarruf eğilimleri değişti ve kamu maliyesine devasa yük getiren Kur Korumalı Mevduat (KKM) gibi hibrit enstrümanlar doğdu."

Mahfi Eğilmez’e göre ekonomi yönetimleri için en büyük tehdit, tekil politika hataları yapmak değil; istikrarsızlığın kendisini öngörülebilir hale getirmektir. Piyasa aktörleri sistematik istikrarsızlığı kalıcı bir veri olarak kabul edip kararlarını buna göre almaya başladıklarında ekonomi "Ters Rasyonalite Dengesi"ne oturur. Bu dengeden çıkış, kurumsal güven tamamen yeniden inşa edilmedikçe sadece matematiksel faiz veya kur hamleleriyle mümkün olmamaktadır.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.