İslam Memiş'ten altın ve gümüş yorumu: “Sepetimi bu şekilde yapardım”

İslam Memiş'ten altın ve gümüş yorumu: “Sepetimi bu şekilde yapardım”

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, fon soruşturması, altın ve gümüş fiyatları ile küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Memiş, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmesi gerektiğini belirtirken 2027'ye dikkat çekti.

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, katıldığı YouTube yayınında Türkiye ve küresel piyasalardaki gelişmeleri değerlendirdi. Memiş'in gündeminde fon soruşturmasının yanı sıra altın ve gümüş fiyatları, küresel ekonomik görünüm ve gelecek yıllara ilişkin finansal sistem öngörüleri yer aldı.

Fon soruşturması nedeniyle yatırımcıların genel bir paniğe kapılmaması gerektiğini belirten Memiş, sosyal medyada oluşan bilgi kirliliğine de dikkat çekti. Soruşturmanın tüm finansal sistemi kapsamadığını savunan Memiş, belirli sayıdaki fon ve portföy yönetim şirketi üzerinden yaşanan gelişmelerin sektörün tamamına mal edilmemesi gerektiğini söyledi.

Memiş, soruşturmanın kapsamının genelleştirilmesinin yabancı yatırımcı açısından fırsat oluşturabileceğini öne sürerek sürecin kamu otoritelerinin kontrolünde ilerlediğini ifade etti.

“TEK BİR ENSTRÜMANLA YATIRIM YAPMAK DOĞRU DEĞİL”

Küresel piyasalarda yaşanan gelişmelerin yatırımcı davranışları üzerindeki etkisini de değerlendiren Memiş, birikimlerin tek bir yatırım aracında toplanmaması gerektiğini söyledi.

Yatırım kararında öncelikle vade, risk düzeyi, beklenti ve yatırım aracının mevcut fiyatlamasının dikkate alınması gerektiğini belirten Memiş, portföy çeşitlendirmesinin önemine işaret etti.

Memiş, mevcut koşullarda altın ve gümüşün yanı sıra borsa ve euro tarafında da görece ucuz fiyatlamalar bulunduğunu düşündüğünü belirtti. Bununla birlikte yatırım tercihlerinin kişiden kişiye değişebileceğini ve risk ile vadenin belirleyici olduğunu vurguladı.

KÜRESEL PİYASALARDA DÖRT BAŞLIK ÖNE ÇIKTI

Memiş, Türkiye'deki gündemin küresel piyasalarda yaşanan gelişmelerin önüne geçtiğini belirterek piyasalarda baskı oluşturan başlıkları da sıraladı.

Bunlar arasında petrol fiyatlarındaki yükseliş, ABD tahvil faizlerindeki hareketlilik, dolar endeksindeki güçlenme ve jeopolitik gerilimler yer aldı.

Memiş'in değerlendirmesine göre petrol fiyatlarının yükselmesi enflasyonist baskıları artırırken, ABD tahvil faizlerindeki artış ve doların güçlenmesi değerli metaller ile hisse piyasaları üzerinde baskı oluşturuyor. ABD-İran hattındaki gerilim de piyasalardaki belirsizliği artıran unsurlar arasında gösterildi.

ALTIN VE GÜMÜŞ İÇİN KRİTİK SEVİYELER

Memiş, ons altının son dönemde 4.250-4.350 dolar bandında hareket ettiğini belirterek kısa vadede 4.280-4.380 dolar aralığının takip edileceğini söyledi.

Yukarı yönlü hareketlerde 4.400-4.450 dolar seviyelerini direnç olarak değerlendiren Memiş, gümüşün ise son dönemde altına kıyasla daha güçlü bir performans sergilediğini ifade etti.

Bu seviyelerin Memiş'in piyasa değerlendirmeleri olduğunu, yatırım tavsiyesi niteliği taşımadığını belirtmek gerekiyor.

ABD ARA SEÇİMLERİ İÇİN KRİTİK DÖNEM

Küresel piyasalardaki yön arayışında ABD'deki gelişmelerin önemine dikkat çeken Memiş, kasım ayının ortalarına işaret etti.

Memiş, özellikle ABD ara seçimleri döneminin piyasalar açısından önemli olacağını belirterek jeopolitik gelişmelerin seyrinin fiyatlamalar üzerinde etkili olabileceğini söyledi. Anlaşma yönünde gelişmeler yaşanması halinde piyasalarda iyimserliğin güçlenebileceğini, çatışmaların sürmesi durumunda ise baskının devam edebileceğini öne sürdü.

KÜRESEL EKONOMİ İÇİN “STAGFLASYON” UYARISI

Memiş, dünya ekonomisinin stagflasyon riskiyle karşı karşıya olduğunu savundu. Merkez bankalarının faiz politikalarının enflasyon ve büyüme sorunlarını aynı anda çözmekte zorlandığını belirten Memiş, büyüme beklentilerinin aşağı, enflasyon tahminlerinin ise yukarı yönlü revize edildiğini ifade etti.

2027 İÇİN FİNANSAL SİSTEM ÖNGÖRÜSÜ

Memiş'in değerlendirmelerindeki bir diğer dikkat çeken başlık ise 2027 ve sonrasına ilişkin finansal sistem öngörüsü oldu.

Memiş, 2027 itibarıyla dünya genelinde bir “geçiş sürecinin” daha fazla konuşulacağını, bu kapsamda yeni yasal düzenlemelerin gündeme gelebileceğini öne sürdü. Dijital paralara geçişin ise en geç 2030'a kadar gerçekleşebileceği yönündeki görüşünü paylaştı.

Bu değerlendirmeler Memiş'in kişisel piyasa ve ekonomi öngörüleri olarak öne çıkarken, söz konusu tarihlere ilişkin kesinleşmiş bir küresel takvim bulunmuyor.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.