Commerzbank'tan TCMB değerlendirmesi: Faiz indirimi için alan kalmadı

Commerzbank'tan TCMB değerlendirmesi: Faiz indirimi için alan kalmadı

Almanya'nın önde gelen finans devlerinden Commerzbank, Türkiye'nin Haziran ayı enflasyon verilerinin ardından dikkat çekici bir Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) analizi yayımladı.

Haziran ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından uluslararası finans kurumları TCMB'nin para politikası patikasına dair projeksiyonlarını güncellemeye başladı. Commerzbank tarafından yayımlanan güncel araştırma notunda, her ne kadar aylık bazda gelen görece düşük veriler piyasayı bir miktar rahatlatmış görünse de, yapısal maliyet baskılarının arka planda tüm hızıyla sürdüğü ifade edildi.

Commerzbank ekonomistleri Michael Pfister ve Tatha Ghose, Haziran ayında kaydedilen aylık yüzde 0,9'luk görece düşük manşet verinin matematiksel bir illüzyon barındırabileceğine dikkat çekti. Raporda, mevcut verilere dair şu analitik tespitlere yer verildi:

"Aylık yüzde 0,9 olarak görünen görece düşük manşet veri, hem manşet hem de çekirdek enflasyonda yıllıklandırıldığında yaklaşık yüzde 24’lük bir enflasyon ivmesine karşılık geliyor. Bu durum, İran savaşı nedeniyle yaşanan emtia sıçramasının görüldüğü aylara kıyasla belirgin bir iyileşmeye işaret etse de, fiyat artışlarının mevcut hızı tek haneli enflasyona ulaşılması ya da TCMB’nin uzun vadeli yüzde 5 hedefi açısından inandırıcı bir patika sunmaktan hâlâ oldukça uzak."

BİLİYOR MUYDUNUZ?

Merkez bankalarının para politikası kararlarını verirken sadece geçmişe dönük yıllık enflasyona değil, raporda da bahsi geçen "yıllıklandırılmış enflasyon ivmesine" (sequential inflation) bakarlar. Son 3 veya 6 aylık verilerin mevsimsellikten arındırılarak 12 aya projekte edilmesiyle bulunan bu oran, enflasyonun anlık yönünü gösterir. Commerzbank'ın hesapladığı yüzde 24'lük ivme, baz etkisiyle düşen yıllık enflasyonun aksine, fiyat artış trendinin hala katı olduğunu kanıtlıyor.

MALİYET BASKILARI SÜRÜYOR

Raporda, tüketici enflasyonunu besleyen en büyük sinsi tehlikenin üretici fiyatları ve ara malı tedarikindeki maliyet katılığı olduğu aktarıldı. Öne çıkan kırılımlar şu şekildedir:

Küresel enerji enflasyonu yıllık bazda baz etkisiyle yavaşlama trendine girmiş olsa da, Türkiye içi enerji fiyatları Haziran ayında aylık bazda yüzde 3 gibi yüksek bir artış kaydetti. Sanayinin ve üretimin omurgasını oluşturan ara malları fiyatlarının aylık yüzde 1,9 oranında yükselmesi, ilerleyen aylarda tüketici sepetine yansıyacak yeni bir maliyet baskısının habercisi olarak yorumlandı. İstanbul'daki tüketici enflasyonunun yıllık bazda yüzde 36 ile ülke ortalamasının üzerinde kalmaya devam ettiği belirtilen raporda, ulusal veriyle makasın daraldığı ve mevcut gerçek enflasyonun yüzde 32-35 bandında konsolide olduğu not edildi.

MERKEZ BANKASI'NIN FAİZ KORİDORU SİNYALİ

Yatırımcıların ve piyasa aktörlerinin bu raporda en çok dikkat etmesi gereken nokta, faiz koridoruna yönelik beklentilerin ötelenmiş olmasıdır. Haziran verileri, jeopolitik şokların hafiflemesiyle beklentilerden bir miktar daha olumlu gerçekleşmiş olsa da, enflasyonun ana eğilimi (çekirdek göstergeler) ekonomi yönetimine kayda değer bir gevşeme lüksü tanımıyor.

Commerzbank analizine göre; mevcut makroekonomik görünüm, TCMB'nin daha önce piyasaya verdiği "faiz koridorunda gevşeme" sinyallerini kısa vadede destekleyecek olgunlukta değil. Banka, bu katı tablo karşısında para politikasındaki sıkı duruşun korunacağını ve Merkez Bankası'nın yakın dönemde faiz indirimine gitmek için yeterli ve güvenli bir hareket alanına sahip olmadığını vurguluyor. Uzmanlar, olası bir erken faiz indiriminin döviz kuru ve beklentiler üzerinde ters etki yaratabileceği konusunda uyarıyor.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.