Bölgesel asgari ücret yeniden masada: DİSK, TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ "ücretler düşer" diyerek karşı çıktı
19
Türkiye'de yeniden gündeme gelen bölgesel asgari ücret önerisi, işçi ve işveren kesimini bir kez daha karşı karşıya getirdi. Bazı işveren temsilcileri, şehirler arasındaki yaşam ve üretim maliyetlerinin farklılık gösterdiğini belirterek asgari ücretin bölgelere göre belirlenmesini savunurken, işçi konfederasyonları bu modele karşı çıktı. Sendikalar, tartışmanın odağında "insanca yaşamaya yetecek ücret" olması gerektiğini vurguladı.
DİSK: ÜCRETLERİ DÜŞÜREBİLİR
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), bölgesel asgari ücret uygulamasının Türkiye için yeni bir model olmadığını hatırlattı. Konfederasyon, sistemin 1951-1974 yılları arasında uygulandığını ve beklenen sonucu vermediği için kaldırıldığını belirtti.
DİSK açıklamasında, bölgesel asgari ücretin Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı sonuçlar doğurabileceği, özellikle gelir düzeyi düşük bölgelerde ücretlerin daha da gerileyebileceği ifade edildi. Konfederasyona göre Türkiye'nin temel sorunu bölgesel ücret farkı değil, asgari ücretin milyonlarca çalışan için fiili ortalama ücret haline gelmiş olması. Ücret farklılıklarının ise toplu iş sözleşmeleriyle düzenlenmesi gerektiği kaydedildi.
HAK-İŞ: ÇALIŞANLAR ALEYHİNE SONUÇLAR DOĞURABİLİR
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da bölgesel asgari ücret uygulamasına karşı olduklarını açıkladı. Arslan, böyle bir sistemin istismara açık olduğunu ve çalışanların aleyhine kullanılabileceğini belirterek, uygulamanın yeni ücret adaletsizliklerine yol açabileceğini söyledi.
Arslan ayrıca mevcut Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun yapısının gözden geçirilmesi gerektiğini ifade ederek, işçi konfederasyonlarının bu konuda ortak çalışma yürütmeye hazır olduğunu dile getirdi.
TÜRK-İŞ: ASIL GÜNDEM GEÇİM ÜCRETİ OLMALI
TÜRK-İŞ de yaptığı yazılı açıklamada bölgesel asgari ücret önerisine karşı çıktı. Konfederasyon, Türkiye'nin 1974 yılında ulusal asgari ücret sistemine geçtiğini anımsatarak, yaklaşık yarım asır sonra aynı tartışmanın yeniden açılmasının çalışanlara fayda sağlamayacağını savundu.
Açıklamada, bölgesel asgari ücret önerisinin işçiye, emekçiye ve ülkeye zarar vereceği belirtilirken, asıl tartışılması gereken konunun asgari ücretin geçim şartlarını karşılayacak seviyeye çıkarılması olduğu vurgulandı.
İŞVERENLER MALİYET FARKLARINA DİKKAT ÇEKİYOR
Bölgesel asgari ücret modelini savunan işveren çevreleri ise büyükşehirlerle Anadolu kentleri arasında yaşam ve üretim maliyetlerinin önemli ölçüde farklılaştığını dile getiriyor. Tek tip asgari ücret uygulamasının bazı sektörlerde istihdamı olumsuz etkilediğini savunan işveren temsilcileri, bölge veya sektör bazlı ücret modellerinin değerlendirilmesini talep ediyor.
2026 ASGARİ ÜCRETİ NE KADAR?
2026 yılı itibarıyla Türkiye'de brüt asgari ücret 33 bin 30 lira olarak uygulanırken, net asgari ücret ise 28 bin 75 lira 50 kuruş seviyesinde bulunuyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.