Avrupa borsalarında üç ayın dibi: Bankalarda kayıp yüzde 3’ü aştı
Avrupa borsaları yeni çeyreğin ilk işlem gününde sert satışlarla karşılaştı. STOXX 600 üç ayın en düşük seviyesine gerilerken bankacılık endeksindeki kayıp yüzde 3,2'ye ulaştı.
Avrupa borsalarında tahvil piyasasındaki satış baskısı hisse senetlerine de yansıdı. STOXX 600 Endeksi yüzde 1,4 gerileyerek 626,29 puana düştü ve üç aydan uzun sürenin en düşük seviyesini gördü.
Satışların en yoğun hissedildiği sektör bankacılık oldu. Avrupa banka hisselerini takip eden endeks yüzde 3,2 düşerken madencilik şirketlerinde kayıp yüzde 2'ye ulaştı. Bölgedeki tüm ana sektörler günü eksi bölgede geçirdi.
BANKALARDA TEMMUZDAN BU YANA EN SERT KAYIP
Bankacılık hisselerindeki yüzde 3,2'lik düşüş, sektör endeksini 8 Temmuz'dan bu yana en sert günlük kayba taşıdı.
Uzun vadeli tahvil getirilerindeki hızlı yükseliş, bankalar açısından yeni riskleri beraberinde getiriyor. Yüksek faizler devletlerin, şirketlerin ve hane halklarının borçlanma maliyetlerini artırırken ekonomik büyüme üzerindeki baskıyı da artırabiliyor. Bankaların ellerindeki tahvil portföylerinde değer kaybı riski ve kredi kalitesine ilişkin endişeler de yükseliyor.
ALMANYA VE FRANSA'DA TAHVİL FAİZLERİ YÜKSELİYOR
Avrupa piyasalarındaki satış baskısının merkezinde uzun vadeli devlet tahvilleri bulunuyor.
Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 3,6526'ya kadar çıkarak Haziran 2009'dan bu yana en yüksek seviyesini gördü. Fransa'nın 10 yıllık tahvil getirisi de 2002'den bu yana görülmeyen seviyelere yükseldi.
Fransa'da yüksek bütçe açığı, borç görünümü ve 2027 bütçesine ilişkin belirsizlikler tahvil faizlerindeki yükselişte öne çıkan unsurlar arasında yer aldı.
Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi, enerji ithalatına bağımlı Avrupa ekonomilerinde enflasyon riskini artırıyor. Almanya'da eylül ayı enflasyonunun beklentilerin üzerinde hızlanması da Avrupa Merkez Bankasının faiz politikasına ilişkin beklentileri etkiledi.
Euro Bölgesi imalat sektöründe eylülde son dört yılın en hızlı büyümesinin kaydedilmesine rağmen güçlü ekonomik aktivite verileri bu kez piyasalar açısından farklı yorumlandı. Ekonominin dirençli kalması, merkez bankalarının faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği beklentisini güçlendirdi.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.