Altında tarihi sıçrama sinyali
2026’nın ilk döneminde altın, küresel jeopolitik riskler, yüksek enflasyon ve merkez bankalarının artan altın alımlarıyla birlikte yeniden güçlü bir yatırım aracı haline geldi.
Jeopolitik gerilimlerin derinleşmesi, merkez bankalarının altın rezervlerini güçlendirmesi ve Türkiye’de süregelen yüksek enflasyon, 2026’nın ilk çeyreğinde altını yeniden ön plana çıkardı. Artan belirsizlik ortamı, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırdı.
ALTIN MEVDUATLARINDA DİKKAT ÇEKEN BÜYÜME
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre yılın ilk üç ayında altın mevduatları 733 milyar lira artış gösterdi. Bu dönemde yüzde 21,5’lik büyüme kaydedilirken, altın hesaplarının toplam yurt içi mevduat içindeki payı yüzde 15,6’ya yükseldi.
Enflasyondan arındırılmış veriler ise altının aynı dönemde yatırımcısına yaklaşık yüzde 10,5 reel getiri sağladığını ortaya koydu. Bu performans, TL mevduat ve döviz hesaplarının üzerinde gerçekleşti.
BÜYÜK ŞEHİRLER ÖNE ÇIKIYOR
Altın birikiminde İstanbul yaklaşık 1,5 trilyon liralık hacimle açık ara lider konumda bulunuyor. Şehir, Türkiye’deki toplam altın mevduatının yaklaşık yüzde 35,5’ini tek başına oluşturuyor.
Ankara ve İzmir de yüksek altın birikimiyle öne çıkan diğer büyük şehirler arasında yer alıyor. Üç büyük şehir birlikte toplam altın mevduatının yarısından fazlasını temsil ediyor.
Buna karşılık Rize, Malatya ve Çankırı gibi illerde altın mevduatının toplam tasarruflar içindeki oranının dikkat çekici seviyelere ulaştığı görülüyor. Antalya ve Bursa ise bireysel altın birikimlerinin yüksekliğiyle öne çıkıyor.
UZMANLARDAN KRİTİK DEĞERLENDİRME
Altın ve Para Piyasaları uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk’e göre yüksek enflasyon, jeopolitik riskler ve enerji maliyetlerindeki artış, yatırımcı davranışlarını doğrudan etkiliyor. Yıldırımtürk, döviz kurundaki kontrollü yapı nedeniyle yatırımcıların altına yöneldiğini ve hem fiziki hem de bankacılık kanallarından alımların arttığını belirtiyor.
“YASTIK ALTI” ALTIN EKONOMİDE KRİTİK ROL OYNUYOR
Türkiye’de önemli bir tasarruf geleneği olan fiziki altın birikimi, finansal sisteme duyulan temkinli yaklaşım nedeniyle varlığını sürdürüyor. Uzmanlara göre yastık altındaki altın, yalnızca bireysel güvence değil aynı zamanda ekonomik kriz dönemlerinde potansiyel bir kaynak niteliği taşıyor.
Geçmiş dönemlerde sisteme kazandırılan altın birikimlerinin cari açık ve finansman ihtiyacının hafifletilmesinde rol oynadığı biliniyor.
İslam Memiş altın fiyatının yıl sonu hedefini açıkladı
MERKEZ BANKALARININ ALTIN STRATEJİSİ DEĞİŞİYOR
Son yıllarda Çin başta olmak üzere birçok ülke merkez bankası, rezerv tercihini Amerikan tahvillerinden altına doğru kaydırdı. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası artan yaptırım riski, rezerv güvenliğini yeniden gündemin üst sırasına taşıdı.
Bu eğilim, altının yalnızca bireysel yatırımcılar için değil devletler açısından da stratejik bir varlık haline geldiğini gösteriyor.
2026 İÇİN DİKKAT ÇEKEN FİYAT BEKLENTİLERİ
Küresel faiz indirim beklentileri, siyasi belirsizlikler ve yüksek enflasyonun devam etmesi halinde ons altının yıl sonunda 6000 dolar seviyelerine yaklaşabileceği değerlendiriliyor.
Türkiye’de ise kur hareketleri ve enflasyon baskısına bağlı olarak gram altının orta vadede 10 bin–11 bin lira bandına doğru ilerleyebileceği bekleniyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.