Akaryakıtta "en kötüsü henüz gelmedi" uyarısı: Fiyatlar pompaya daha yeni yansıyor
İran savaşı, Hürmüz krizi ve rafineri saldırıları küresel akaryakıtta yeni bir fiyat şokunu tetiklerken, motorin arzındaki daralma ulaştırma ve gıda maliyetlerini uçurabilir.
Enerji piyasalarında son aylarda görülen çalkantının, önümüzdeki süreçte benzin ve motorin fiyatlarına daha ağır şekilde yansıyabileceği belirtiliyor. Washington Post'un enerji piyasası analistlerine dayandırdığı habere göre İran savaşıyla başlayan arz sıkıntısı, Suudi Arabistan'ın petrol altyapısına düzenlenen saldırılar ve Rusya-Ukrayna savaşında rafinerilerin hasar görmesiyle birlikte yeni bir evreye girdi.
Habere göre, ham petrolün rafinerilere ve dünya pazarlarına taşınmasında kullanılan kritik güzergâhlardaki aksaklıklar artık yalnızca petrol fiyatlarını değil, doğrudan benzin ve motorin arzını da tehdit ediyor.
SUUDİ ARABİSTAN'IN KRİTİK PETROL HATTI DEVRE DIŞI KALDI
Küresel piyasalar açısından en kritik gelişmelerden biri, Suudi Arabistan'ın yaklaşık 1.200 kilometrelik Doğu-Batı petrol boru hattında meydana gelen hasar oldu. Ülkenin doğusundaki petrol sahalarını Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu ihracat terminaline bağlayan bu hat, Hürmüz Boğazı'nı kullanmadan petrol ihraç etmenin başlıca alternatif yolu konumunda bulunuyor.
Reuters'ın aktardığına göre boru hattı, saldırı öncesinde günde yaklaşık 4-5 milyon varil petrol taşıyordu; bu da küresel petrol arzının yüzde 4-5'ine denk geliyor. Yapılan incelemeler, saldırılarda hattaki üç pompa istasyonunun hasar gördüğünü ortaya koydu.
Washington Post'un görüştüğü petrol altyapısı uzmanı Andrew Lipow, hasara ait fotoğrafların ciddi bir tahribata işaret ettiğini, boruların, vanaların ve elektrik sistemlerinin yenilenmesi gerekebileceğini belirtti. Lipow'a göre onarım süreci bir ila iki ay sürebilir.
HÜRMÜZ'DEKİ TANKER TRAFİĞİ DE ESKİ SEVİYESİNE DÖNMEDİ
Piyasadaki sıkıntıyı derinleştiren bir diğer etken, Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin savaş öncesi seviyelerin hâlâ oldukça altında seyretmesi. Reuters'ın Kpler verilerine dayanan ve 18 Eylül tarihli haberine göre, bir önceki gün boğazdan yalnızca dört emtia gemisi geçti. Son 10 günün ortalaması ise 16 gemi düzeyinde kaldı. Savaş öncesinde dünya petrol ve gaz ticaretinin yaklaşık beşte biri bu güzergâhtan gerçekleştiriliyordu.
Suudi Arabistan, Doğu-Batı hattındaki kesintiyi telafi etmek amacıyla Hürmüz üzerinden yaptığı sevkiyatları artırmaya ve petrolü Umman açıklarında gemiden gemiye aktararak müşterilerine ulaştırmaya çalışıyor. Bu adım, petrol fiyatlarında kısa süreli bir gevşemeye yol açtı; Brent petrol 18 Eylül'de yüzde 2 civarında düşüşle 102,53 dolara geriledi.
Yine de fiyatın 100 doların üzerinde seyretmesi ve alternatif güzergâhların güvenliğine dair süregelen belirsizlikler, enerji piyasasındaki riskin devam ettiğine işaret ediyor.
ASIL SORUN MOTORİNDE YAŞANIYOR
Washington Post'un haberinde özellikle motorine dikkat çekiliyor. Ham petrol arzındaki sıkıntıya, Orta Doğu ve Ukrayna savaşlarında rafinerilerin zarar görmesi de eklenince, ham petrolü motorin ve benzine dönüştürebilen küresel rafineri kapasitesi üzerindeki baskı giderek artıyor.
Gazetenin görüştüğü piyasa uzmanları, mevcut toptan fiyat artışlarının henüz tam anlamıyla pompa fiyatlarına yansımadığını, önümüzdeki dönemde yeni artışların gündeme gelebileceğini vurguluyor.
Reuters da küresel motorin ihracatının geçen yıla kıyasla sert biçimde gerilediğini bildiriyor. Habere göre Orta Doğu'daki arz kayıpları, Rusya'nın rafineri kapasitesindeki düşüş ve savaşın neden olduğu kesintiler motorin piyasasında ciddi bir sıkışmaya yol açtı. Avrupa'da motorin vadeli işlem fiyatları da varil başına 200 doları aştı.
PETROLDEKİ ŞOK ARTIK DOĞRUDAN POMPAYA YANSIYOR
Akaryakıt piyasasındaki baskının önceki dönemlere göre daha riskli görülmesinin nedenlerinden biri de küresel piyasanın elindeki tamponların büyük ölçüde azalmış olması.
Washington Post'a göre savaşın ilk döneminde Çin'in petrol ithalatını azaltması, ABD ve diğer ülkelerin stratejik rezervlerinden yüz milyonlarca varil petrolü piyasaya sürmesi ve Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı hattını devreye alması, fiyat artışını sınırlayan üç temel unsur olmuştu.
Ancak stratejik rezervlerin büyük bölümü kullanılırken Çin'in petrol talebi yeniden yükselişe geçti. Şimdi buna bir de Suudi boru hattındaki hasar eklendi. Hürmüz trafiğinin savaş öncesi seviyesine dönememesi de küresel petrol piyasasındaki manevra alanını iyice daraltıyor.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.