Suriye’de nükleer kriz alarmı: İsrail yeniden vurmakla tehdit etti
Suriye’de Esad döneminden kalan nükleer malzemelerin bulunduğu gizli bir tesis, İsrail ile Şam arasında yeni bir kriz başlattı. Axios’un haberine göre İsrail, malzemelerin tesisten çıkarılmaması halinde tesisi yeniden vurmakla tehdit etti.
Suriye’nin geçmişteki nükleer programından kalan malzemelerin tutulduğu öne sürülen "Saha 99" adlı tesis, bölgesel gerilimin yeni başlıklarından biri haline geldi. ABD ve İsrailli yetkililerin yürüttüğü gizli diplomasi sonucunda, tesiste bulunan nükleer malzemelerin UAEA tarafından bölgeden çıkarılması konusunda mutabakata varıldığı bildirildi.
İsrailli yetkililere göre Esad yönetimi, 2007 yılında İsrail tarafından vurulan El-Kibar reaktörü projesinden kalan nükleer malzemeleri Saha 99'a taşıdı.
ABD'li bir yetkili, tesiste uranyum cevherinden elde edilen ve nükleer yakıt döngüsünde kullanılabilen "sarı pasta" olarak bilinen maddenin bulunduğunu aktardı. Ancak söz konusu malzemenin doğrudan nükleer silah üretiminde kullanılamayacağı belirtildi.
Bununla birlikte malzemenin konvansiyonel patlayıcılarla dağıtılarak geniş bir bölgeyi radyoaktif maddelerle kirletmeyi amaçlayan "kirli bomba" yapımında kullanılabileceği değerlendiriliyor.
İSRAİL YENİDEN VURMAKLA TEHDİT ETTİ
İsrailli yetkililer, nükleer malzemenin tesiste kalmasına izin vermeyeceklerini Washington yönetimine iletti.
İddialara göre İsrail, malzemelerin çıkarılmaması veya Suriye yönetiminin tesisteki malzemelere erişmeye çalıştığına ilişkin işaretler görülmesi halinde tesisi yeniden bombalayacağı tehdidinde bulundu. ABD'li bir yetkili ise İsrail'in endişelerine rağmen hiçbir zaman tesisi yeniden vurmanın eşiğine gelmediğini savundu.
TÜRKİYE DETAYI DİKKAT ÇEKTİ
Krizin Türkiye açısından dikkat çeken boyutu ise İsrail'in Ankara'ya ilişkin şüphesi oldu. İsrailli ve ABD'li yetkililere göre Tel Aviv, yeni Suriye yönetiminin anlaşmaya aykırı hareket ederek tesisteki nükleer malzemelere ulaşmaya çalışmasından şüphelendi. İsrail'in endişelerinden birinin de Türkiye'nin Suriye yönetimine bu malzemeleri ele geçirmesi konusunda yardımcı olabileceği ihtimali olduğu aktarıldı.
Bu nedenle tesis etrafındaki gelişmeler yalnızca İsrail-Suriye hattındaki bir güvenlik sorunu olarak değil, Türkiye'nin Suriye'deki artan etkisi nedeniyle daha geniş bir bölgesel gerilim ihtimali açısından da takip ediliyor.
ABD VE UAEA DEVREYE GİRDİ
Washington yönetimi, İsrail'in askeri müdahalesi yerine Suriye'nin onayını alarak nükleer malzemelerin güvence altına alınmasını tercih etti.
ABD ve UAEA'nın yürüttüğü diplomatik girişimler sonucunda, malzemelerin tesisten çıkarılması ve güvenli şekilde bölgeden uzaklaştırılması konusunda anlaşmaya varıldığı bildirildi. Washington'ın yeni Suriye yönetimiyle kurduğu yakın ilişkilerin de krizin çözümünde kullanıldığı belirtildi.
Gelişme, Suriye'de Esad döneminden kalan nükleer mirasın bölgesel güvenlik açısından halen ciddi bir risk oluşturduğunu ortaya koyarken, İsrail-Türkiye rekabetinin Suriye sahasında yeni başlıklara taşınabileceği yönündeki endişeleri de artırdı.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.