Savaş alanlarının yeni hedefi veri merkezleri: Dijital üsler ateş hattında
SETA araştırmacısı Dr. Gloria Shkurti Özdemir, veri altyapısının artık jeopolitik bir araç olmaktan çıkıp doğrudan "savaş bileşeni" haline geldiğini açıkladı.
Tarih boyunca savaşlarda köprüler, limanlar ve enerji santralleri hedef alınırken, dijital çağın gelişiyle birlikte stratejik öncelikler değişti. Dr. Gloria Shkurti Özdemir’e göre, modern ekonomilerin ve savunma mekanizmalarının veri akışı üzerine kurulu olması, veri merkezlerini sanayi çağının petrol rafinerileriyle eşdeğer bir konuma yükseltti. İran’ın, ABD merkezli teknoloji devi Amazon Web Services'in (AWS) Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki tesislerini vurması, bu yapıların artık birer "ticari yatırım" değil, "ileri konuşlanmış dijital askeri üsler" olarak algılandığının en net kanıtı oldu.
Özdemir, ABD’nin tarihsel olarak gücünü hava ve deniz üsleriyle projekte ettiğini, ancak bugün büyük ölçekli veri merkezlerinin bu işlevi devraldığını vurguluyor. Amerikan şirketleri tarafından işletilen bu tesisler, bölge devletlerinin finansal sistemlerini ve kamu altyapılarını ABD kontrolündeki bir ağa bağlıyor. Bu "çift kullanımlı" (hem sivil hem askeri) karakter, veri merkezlerini uluslararası hukuk açısından "meşru hedef" kategorisine dahil ediyor. AWS ve Microsoft Azure gibi platformlar, artık sadece bulut hizmeti sunmuyor; aynı zamanda orduların operasyonel karar alma süreçlerine ev sahipliği yapıyor.
YAPAY ZEKA ANALİZDEN "KARAR" AŞAMASINA GEÇTİ
Savaş alanında yapay zekanın (AI) rolü, artık sadece görüntü tanımaktan çok daha öteye geçti. Özdemir, OpenAI ve xAI gibi şirketlerin geliştirdiği büyük ölçekli modellerin; senaryo simülasyonları yürütebildiğini ve operasyonel seçenekler üretebildiğini belirtiyor. Askeri teorideki OODA (Gözlemle, Yönlendir, Karar Ver, Uygula) döngüsünü insan hızının ötesine taşıyan bu sistemler, "hızlandırılmış savaş" dönemini başlattı. Savunma inovasyonu artık sadece geleneksel şirketler üzerinden değil, Silikon Vadisi’nin ticari algoritmaları üzerinden Pentagon’a entegre ediliyor.
Ü
,İsrail’in Gazze ve İran operasyonlarında kullandığı Lavender, Where’s Daddy ve Gospel gibi yapay zeka sistemleri, istihbarat toplama ile operasyonel karar arasındaki süreyi dramatik şekilde kısalttı. Dr. Özdemir, bu sistemlerin hedef üretim hacmini artırarak askeri avantaj sağladığını ancak "insan denetiminin" zayıflaması nedeniyle hata payını ve sivil zarar riskini büyüttüğünü hatırlatıyor. Karar alma temposundaki bu yapay zeka odaklı fark, 21. yüzyılda stratejik üstünlüğün anahtarını elinde tutuyor; ancak beraberinde ciddi bir hesap verebilirlik sorunu getiriyor.
Kaynak:TRT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.