Pezeşkiyan açıkladı: Mutabakat zaptının tüm hükümleri bizim lehimizedir
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İsviçre'de yeniden başlayan ABD-İran teknik müzakerelerinin hemen ardından düzenlediği basın toplantısında iddialı açıklamalarda bulundu.
Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve Lübnan'daki sınır ihlalleri nedeniyle küresel petrol piyasalarını sallayan 72 saatlik krizin ardından, Pakistan ve diğer arabulucuların yoğun mekik diplomasisi sonuç verdi ve taraflar İsviçre'de yeniden masaya oturdu. Washington’da AIPAC ve Cumhuriyetçi şahinlerin Trump'ı "Taviz vermekle" suçladığı, Tahran'da ise muhafazakarların anlaşmayı eleştirdiği bir dönemde kameraların karşısına geçen İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, anlaşmanın arkasında durarak iç ve dış kamuoyuna net mesajlar verdi.
KATAR'DAKİ 6 MİLYAR DOLAR GERİ DÖNÜYOR
Pezeşkiyan, İslamabad Mutabakatı kapsamında Tahran'ın elde edeceği en somut ekonomik kazanımlardan birini resmen ilan etti. Batı ambargoları ve yaptırımları sebebiyle uzun süredir Katar bankalarında bloke edilen milyarlarca dolarlık fona değinen İran Cumhurbaşkanı, "Yürüttüğümüz kararlı diplomasi neticesinde Katar’daki 6 milyar dolarımız eksiksiz olarak bize geri verilecek. Bu görüşmelerin ve müzakerelerin somut ekonomik sonuçları yakında halkımız tarafından görülecektir" ifadelerini kullandı.
"NETANYAHU BU MASADAN MEMNUN OLMAYAN İLK KİŞİ"
Anlaşmanın bölgesel dengeleri İran lehine değiştirdiğini savunan Pezeşkiyan, Orta Doğu'daki baş düşmanları İsrail'e ve Başbakan Binyamin Netanyahu’ya sert bir salvo fırlattı. Müzakere masasının kurulmasını engellemek için Tel Aviv'in sahada provokasyonlar denediğini ima eden Pezeşkiyan, Netanyahu'nun İsviçre’deki bu diplomatik yakınlaşmadan ve barış zemininden "kesinlikle memnun olmayan ilk kişi" olduğunu vurguladı.
AIPAC'ın "Trump yönetimi İran'ın nükleer tesislerinin kapatılmasını şart koşmadı" eleştirilerine de dolaylı bir yanıt niteliği taşıyan açıklamada Pezeşkiyan, nükleer programın tamamen barışçıl olduğunu yineledi:
"ABD’nin bu süreçteki tek ve ana odak noktası bizim bir atom bombasına sahip olmamamızdır. Bu, helikopter kazasında hayatını kaybeden eski liderimizin (İbrahim Reisi) de defalarca üzerine basarak söylediği bir şeydi: ‘Biz atom bombası istemiyoruz, nükleer silah peşinde değiliz.’ ABD tarafı bize ‘Öyleyse bunu yazın ve resmen imzalayın’ dedi; biz de ulusal çıkarlarımız doğrultusunda bunu metne döküp imzaladık."
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.