Macron'dan Kral 3. Charles'ın "Fransızca" esprisine yanıt: Bu şık olurdu

Macron'dan Kral 3. Charles'ın "Fransızca" esprisine yanıt: Bu şık olurdu

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Birleşik Krallık Kralı 3. Charles'ın ABD ziyareti sırasında dile getirdiği "İngiltere olmasaydı ABD'liler Fransızca konuşuyor olurdu" sözlerine sosyal medya üzerinden esprili bir karşılık verdi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Birleşik Krallık Kralı 3. Charles'ın ABD ziyareti sırasında dile getirdiği "İngiltere olmasaydı ABD'liler Fransızca konuşuyor olurdu" sözlerine sosyal medya üzerinden esprili bir karşılık verdi. Kral’ın ABD Kongresi'ndeki hitabında ve onuruna verilen yemekte kullandığı kinayeli ifadelere atıfta bulunan Macron, bu ihtimalin "şık" olacağını belirterek diplomatik bir nezaketle karşılık verdi.

Kral 3. Charles, 29 Nisan'da Washington'da gerçekleştirdiği temaslar sırasında, özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın geçmişte Avrupa ülkelerine yönelik "ABD olmasaydı Almanca konuşuyor olurdunuz" şeklindeki hatırlatmalarına atıfta bulunarak tarihsel bir gönderme yapmıştı. İngiliz monarkın, ABD'nin bağımsızlık sürecindeki İngiliz etkisine vurgu yaparak "Biz olmasaydık siz Fransızca konuşurdunuz" demesi üzerine Macron, bu anların görüntüsünü X platformundan "Bu şık olurdu!" notuyla paylaştı. Görüşmeler sırasında Kral Charles'ın Oscar Wilde'a atıfta bulunarak ABD ve Birleşik Krallık arasındaki dil ayrılığına dair yaptığı espriler de zirveye damgasını vurdu.

KRAL 3. CHARLES'TAN TARİHSEL GÖNDERME

Kral 3. Charles, ABD Başkanı Donald Trump onuruna verilen yemekte, İngiltere'nin tarihteki rolüne vurgu yaparak ABD'nin diline dair esprili bir "Fransızca" hatırlatmasında bulundu. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Kral’ın videosunu paylaşarak Fransızca'nın ABD'de konuşuluyor olması ihtimalini zarif ve esprili bir dille destekledi. Kral Charles'ın sözleri, Trump'ın İkinci Dünya Savaşı üzerinden Avrupa'ya yönelik "Almanca konuşurdunuz" şeklindeki ifadelerine diplomatik ve mizahi bir karşılık olarak nitelendirildi. Kral, Kongre hitabında ABD ile her şeyin ortak olduğunu ancak "dilin" bu ortaklığın dışında kaldığını belirterek müttefik iki ülke arasındaki kültürel farklara dikkat çekti. Liderler arasındaki bu karşılıklı söz düellosu, transatlantik ilişkilerdeki gergin gündemin arasında sembolik ve yumuşak bir diplomatik etkileşim olarak dünya basınının ilgisini çekti.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.