İsrail’de İran alarmı: Savunma Bakanlığı saldırı için ek bütçe istedi
Bölgede tansiyonun zirve yaptığı bir dönemde İsrail Savunma Bakanlığı, İran'a yönelik olası bir askeri harekatın hazırlıkları kapsamında hükümetten milyarlarca şekel tutarında ek bütçe talep etti.
İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre, Savunma Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı yetkilileri arasında 2026 yılı bütçesine dair gerilimli bir trafik yaşanıyor. Savunma Bakanlığı, İran’a yönelik muhtemel bir operasyonun maliyetlerini gerekçe göstererek halihazırda onaylanan bütçeye ilave fon eklenmesini istedi. Ancak Maliye Bakanlığı’ndaki üst düzey yetkililer, bu talebin somut delillere dayanmadığını ve Savunma Bakanlığı’nın mevcut "tehdit atmosferini" kullanarak bütçesini genişletmeye çalıştığını savunuyor. İki bakanlık arasındaki bu bilek güreşi, İsrail’in savaş kabiliyetinin finansmanı konusundaki derin görüş ayrılıklarını da gün yüzüne çıkardı.
İsrail’de bütçe tartışmaları aslında yeni değil. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Savunma Bakanı Yisrael Katz, geçtiğimiz Aralık ayında 112 milyar şekel (yaklaşık 36 milyar dolar) tutarındaki 2026 savunma bütçesi üzerinde uzlaşmıştı. Ancak bu rakam, ordunun modernizasyon ve operasyonel hazırlık için şart koştuğu 140 milyar şekellik talebin çok altında kalmıştı. Başbakan Binyamin Netanyahu ise kısa vadeli bu krizleri aşmak adına, savunma harcamalarını önümüzdeki 10 yıl içinde toplamda 350 milyar şekel artırmayı hedefleyen devasa bir askeri yatırım planını devreye sokacaklarını duyurmuştu.
ABD’NİN İRAN SALDIRISI KAPIDA MI? YÜKSEK ALARMIN PERDE ARKASI
İsrail basınında geniş yankı uyandıran haberlere göre, ABD’nin İran’a yönelik olası bir saldırıyı "çok yakın bir tarihte" başlatabileceği değerlendiriliyor. Bu öngörü üzerine İsrail Ordusu İç Cephe Komutanlığı'na en üst düzey alarm durumuna geçilmesi talimatı verildi. Kanal 12 televizyonu ise daha ileri giderek, ABD’nin düğmeye basması halinde İsrail’in de bu saldırılara doğrudan katılım sağlayacağını iddia etti. Cenevre’de nükleer müzakereler sürerken Washington’ın bölgeye yaptığı hızlı askeri yığınak, diplomatik masanın devrilebileceği ve askeri harekatın an meselesi olduğu şeklinde yorumlanıyor.
Tel Aviv yönetiminin İran konusundaki katı tutumu, bütçe taleplerinin ana eksenini oluşturuyor. İsrail, İran’ın nükleer ve balistik füze programlarının sadece durdurulmasını değil, tamamen tasfiye edilmesini şart koşuyor. Ayrıca Tahran’ın bölgedeki "vekil güçlerine" verdiği desteğin kesilmesi de İsrail’in güvenlik doktrininin olmazsa olmazı arasında yer alıyor. Savunma Bakanlığı yetkilileri, talep edilen ek bütçenin hem bu stratejik tehditleri bertaraf etmek hem de Demir Kubbe gibi savunma sistemlerinin mühimmat stoklarını yenilemek için elzem olduğunu vurguluyor.
ABD ile İran arasındaki heyetlerin Cenevre’de yapacağı görüşmelerin hemen öncesinde İsrail’in bu hamleleri yapması, masada Tahran üzerindeki baskıyı artırma stratejisi olarak görülüyor. Hürmüz Boğazı’na gönderilen savaş gemileri ve İsrail’in ek bütçe talebi, İran’a "diplomaside sonuç alınmazsa askeri maliyet kaçınılmazdır" mesajını vermeyi amaçlıyor. Savunma Bakanlığı’nın talep ettiği ek fonun net miktarı gizli tutulsa da bu durumun önümüzdeki günlerde İsrail kabinesinde çok daha sert tartışmaları beraberinde getirmesi bekleniyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.