İran’dan Hürmüz resti: Dünya petrolünün vanası tehlikede
ABD'nin Körfez'deki askeri varlığını artırmasına İran'dan çok sert yanıt geldi. Tahran yönetimi, olası bir savaş durumunda dünya petrolünün beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı kapatacağını duyurdu.
Washington ve Tahran arasındaki gerilim, Basra Körfezi sularını ısıtıyor. ABD'nin bölgeye ek askeri yığınak yapması üzerine İran Stratejik Dış İlişkiler Konseyi Sekreteri Celal Dehgani Firuzabadi, dünyayı endişelendiren "Savaş çıkarsa enerji güvenliği tehlikeye girer ve Hürmüz Boğazı kapatılır." cümlesini kurdu. Bu açıklamanın hemen ardından ABD Ulaştırma Bakanlığı, ticari gemilere "İran karasularından uzak durun" uyarısı geçti.
Hürmüz Boğazı, sadece bir su yolu değil, küresel ekonominin oksijen tüpü. Veri analiz firması Vortexa'ya göre, boğazdan günde ortalama 20 milyon varil ham petrol geçiyor. Bu miktar, dünyada deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık yüzde 20'sine denk geliyor. Yıllık ticaret hacmi ise 600 milyar doları buluyor. İran, Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt ve Irak petrolleri bu 40 kilometrelik dar geçitten dünyaya açılıyor.
NASIL KAPATACAKLAR? MAYINLAR VE SÜRAT TEKNELERİ
Boğazın en dar noktası 40 km olsa da, büyük tankerlerin geçebileceği güvenli kanal sadece 10 km genişliğinde. Bu da gemileri açık hedef haline getiriyor. Uzmanlara göre İran'ın olası taktikleri şunlar:
Deniz Mayınları: Hızlı botlarla veya denizaltılarla boğaza mayın döşemek.
Füze Saldırıları: Kıyıdan gemisavar füzelerle tankerleri hedef almak.
Sürat Tekneleri: Devrim Muhafızları'nın küçük ama hızlı botlarıyla taciz ateşi açması. Benzer taktikler 1980-88 İran-Irak savaşında (Tanker Savaşları) denenmiş ve sigorta primlerini patlatarak trafiği durma noktasına getirmişti.
ASIL DARBE KİME? ABD'YE DEĞİL, ASYA'YA
İşin ironik tarafı, İran boğazı kapatırsa en büyük zararı ABD değil, İran ile iyi ilişkileri olan Asya ülkeleri görecek. Hürmüz'den geçen petrolün yüzde 84'ü Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore'ye gidiyor. ABD, kendi petrol üretimini artırdığı için Körfez petrolüne bağımlılığı son 40 yılın en düşük seviyesinde (tüketimin sadece %2'si). Yani Tahran'ın bu hamlesi, Washington'dan çok Pekin ve Yeni Delhi'yi vurabilir. Ancak küresel petrol fiyatlarının fırladığı senaryonun, tüm dünya ekonomisini enflasyonist bir krize sokması bekleniyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.