İran Cumhurbaşkanı'ndan protesto açıklaması: Kutuplaştırma ülkeyi ciddi zorluklarla karşı karşıya bırakır

İran Cumhurbaşkanı'ndan protesto açıklaması: Kutuplaştırma ülkeyi ciddi zorluklarla karşı karşıya bırakır

ABD’nin olası askeri saldırı tehditleri ve ülke geneline yayılan üniversite protestolarının kıskacındaki İran’da, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan sessizliğini bozdu.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, başkent Tahran’da düzenlenen "Kur'an Kültürünü Geliştirme Konseyi" toplantısında, ülkenin içinden geçtiği zorlu sürece dair hayati değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı resmi sitesi üzerinden paylaşılan açıklamalara göre Pezeşkiyan, sadece dış askeri tehditlerin değil, ülke içindeki toplumsal dokunun bozulmasının da beka sorunu teşkil ettiğini belirtti. Pezeşkiyan’ın dini bir platformda yaptığı bu çıkış, muhafazakar kesimler ile reform yanlısı kitleler arasında bir köprü kurma çabası olarak yorumlanıyor.

Son haftalarda üniversitelerden sokaklara taşan ve güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelen göstericilere ilişkin konuşan Pezeşkiyan, olayların arkasındaki temel sebebin "halkın memnuniyetsizliği" olduğunu açıkça kabul etti. Sokaktaki öfkenin kökeninde adalet mekanizmasındaki aksaklıkların yattığını ifade eden İran lideri, şeffaf ve adil bir yönetim anlayışının tesis edilmemesi durumunda bu tür toplumsal patlamaların kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. Bu söylem, protestoları genellikle "dış güçlerin piyonu" olarak niteleyen İran devlet geleneğinde önemli bir ton değişikliği olarak dikkat çekiyor.

KUTUPLAŞMAYA KARŞI 'BÜTÜNLÜK' REÇETESİ

Pezeşkiyan, ABD ve İsrail’in saldırı hazırlığı içerisinde olduğu bir dönemde toplumun bölünmesinin en büyük risk olduğunu savundu. Görevlerinin ayrılıkları gidermek ve sarsılan kamuoyu güvenini yeniden inşa etmek olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı, kutuplaştırılmış bir toplumun dış tehditler karşısında savunmasız kalacağını vurguladı. İran liderine göre, ülkeyi bekleyen ciddi zorluklarla baş edebilmenin tek yolu, ideolojik farklılıkların ötesine geçerek toplumsal bütünlüğü sağlamaktan geçiyor.

Hürmüz Boğazı’nda savaş gemilerinin beklediği ve Washington’ın askeri seçenekleri tartıştığı bu kritik günlerde Pezeşkiyan’ın yaptığı bu açıklamalar, bir nevi "iç cepheyi tahkim etme" stratejisi olarak görülüyor. Olası bir askeri müdahale durumunda halkın desteğini arkasına almak isteyen Tahran yönetimi, bir yandan nükleer müzakerelerde diplomasi trafiğini yürütürken diğer yandan sokağın yükselen tansiyonunu siyasi vaatler ve uzlaşmacı bir dil ile dindirmeyi hedefliyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.